O 12 ağacın anlamını bilmeyen bir gelenekten geldiler, öğrenemeden gidecekler.
Başbakan dün sıralıyor: “Borsa gerilemeye, faiz ilerlemeye başlamıştı. Sokaklarda vandallık yaptılar. Dünyaya sanki Türkiye genelinde terör esiyor gibi servis ettiler. Ana muhalefet olayları kışkırttı. Milletvekilleri aktif rol aldı, erzak-para dağıttı. Polislere hakaret etti. Yandaş medyaları yalan yazarak halkı sokağa döktü. İşverenler, işveren örgütleri, memur örgütleri sorumsuzca açıklamalar yaptı. Tek gerekçeleri ne? 12 tane ağaç!”
O esnada Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Gezi raporunu açıklamıştı. Bu raporun da bir sıralaması vardı: “28 Mayıs-Eylül 2013 arasında 81 ilde 5532 gösteri yapıldı, 3 milyon 600 bin kişi bu gösterilere katıldı. 5513 kişi gözaltına alındı, 189’u tutuklandı. 4329 kişi yaralandı, biri polis 6 kişi hayatını kaybetti. 697 polis memuru yaralandı.”
* * *
Başbakan vandallıktan, borsadan, faizden filan bahsediyor ya…
Bakın insan hakları raporu ne diyor: “Vatandaşlar ifade özgürlüklerine sahip çıktılar ve görüşlerini açıklamak ve özgürlüklerini kısıtlayıp kontrol etmek isteyen yetkililere direnmek için geleneksel medyayı baypas ettiler. Gösteriler boyunca emniyet görevlileri uluslararası yükümlülükleri açıkça ihlal edip güce başvurarak, geniş çaplı bir insan hakları ihlaline yol açtılar. Göz yaşartıcı bombalar göstericilere karşı öldürücü silahlara dönüştü, üstelik bu sistematik bir biçimde uygulandı. Gösterilerden sonra, protestocular sistematik bir ‘cadı avı’ izlenimi verecek şekilde dava edildiler. Bazı hâkimler direniş gösterip göstericilere karşı bazı suçlamaları ilga etseler de savcılar kararlı ve sistematik olarak protestocuların mahkûm edilmeleri için yasal bir mücadelenin içine girdiler. Maalesef bu mücadele siyasi bir mücadele. Bu nedenle, AİHM ifade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü ihlalleri olduğu yönünde karar alacaktır.” Böyle diyor rapor ve talep ediyor: “Taksim Dayanışması liderleri, doktorlar, avukatlar, akademisyenler, gazeteciler, web aktivistleri, siyasi parti aktivistleri ve Gezi protestolarına katılmış ve herhangi bir fiziksel şiddet eyleminde bulunmamış tüm bireylere yönelik suçlar ve davalardan vazgeçilsin! Emniyet güçlerinin işlediği tüm insan hakları ihlalleri şeffaf biçimde soruşturulsun, polisin böyle davranmasının ardındaki emir komuta zinciri deşifre edilsin!”
* * *
Başbakan hâlâ paradan, ana muhalefetten bahsediyor ya…
1 sene geçmesine rağmen hiçbir şey anlamadığını gösteriyor.
Küçümseyerek söylüyor ya, “Gerekçe ne? 12 tane ağaç”…
100 sene geçse de anlayamayacağını gösteriyor. Çünkü ne niyeti var ne de fıtratına uyuyor. Ne onun ne de çevresindekilerin.
Sökülen o 12 ağacın şehre ve yaşam alanına yapılan saldırıların, vahşi neoliberal politikaların, farklı olana nefes aldırmamanın simgesi olduğunu anlayamadılar.
Sokaklara dökülenlerin insanlık onurlarının, vatandaşlık haklarının, özgürlüklerinin, adaletin peşinde olduklarını, devlet tarafından kutuplara itilip koparılan memleketin parçalarıyla barışmayı amaçladıklarını anlayamadılar. İtelediler, tekmelediler, boğdular, ağlattılar, öldürdüler.
365 gün geçti, hâlâ anlamadılar. 100 çarpı 365 gün geçse de anlamayacaklar.
O 12 ağacın anlamını bilmeyen bir gelenekten geldiler, öğrenemeden gidecekler.
NOT: FIDH, raporunu İHD ve TİHV ortaklığında hazırladı. Bahreyn İnsan Hakları Merkezi mevcut başkanı ve Körfez İnsan Hakları Merkezi Eşbaşkanı Maryam Abdul-Hadi Al-Khawaja, Paris Barosu avukatı Ruşen Aytaç ve FIDH uluslararası Savunuculuk Direktörü Antoine Madelin’den oluşan heyet bu rapor için 25 Haziran 2013’ten itibaren 10 günlük saha çalışması yapmış, bu dönemde yetkililerden talep ettikleri görüşmeler kendilerinin deyimiyle ‘garip’ gerekçeler gösterilerek reddedilmişti.
NOT 2: 225 sanıklı Gezi davasında hâkim dün 47 kişi hakkında yakalama kararı çıkardı.
NOT 3: “Mesele ağaç değil, hâlâ anlamadınız mı” diyen sanatçı Memet Ali Alabora’nın hayatının linç ve tehditlerle karartılmasının üstünden de 1 yıl geçti, hatırlatmayı borç bilirim.




