Akademi Susmayacak Platformu’nun düzenlediği, 16 il ve 33 üniversiteden 150’yi aşkın katılımın olduğu Akademiye Özgürlük Çalıştayı’nda ‘akademiye yönelik saldırılara karşı ortak mücadele’ vurgusu yapıldı.
İstanbul Tabip Odası’nda dün(2 Şubat 2012) gerçekleştirilen Akademiye Özgürlük Çalıştayı’na üniversite bileşenlerinin yanısıra meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri katıldı.
Beyza Üstün’den sonra Özgür Müftüoğlu ‘Akademiye/Bilime Saldırının Dünü, Bugünü, Yarını’ başlıklı sunumunu yaptı. Müftüoğlu, bütün çağlarda bilim insanlarının düzeni ve egemenleri sorguladığını, bu nedenle suçlu sayıldıklarını ifade etti. Ülkemizde de bilim insanlarına yönelik saldırıların her dönem yaşandığını belirten Müftüoğlu, saldırıların bugün de devam ettiğini, Onur Hamzaoğlu’na, Beyza Üstün’e, Büşra Ersanlı’ya açılan soruşturmaların, tutuklamaların bunu gösterdiğini ifade etti. Müftüoğlu, yeni YÖK yasasının, üniversitelerin üzerindeki baskıyı yasal hale geleceğini ve üniversite çalışanlarını güvencesizleştireceğini belirtti.
Özgür Müftüoğlu’ndan sonra Ziynet Özçelik ‘Bilim İnsanlarına ve Bilim Özgürlüğüne Üniversitelerin Yaklaşımı’ başlıklı sunumuyla üniversitelere yönelik saldırıları hukuki açıdan değerlendirdi, üniversitelerde yaşanan hak ihlallerini aktardı.
Çalıştayın ‘Mücadele Deneyimleri’ bölümünde Onur Hamzaoğlu’na yaptığı çalışmalardan dolayı açılan davalar ve bu süreçte verilen mücadele hakkında bilgi verildi. ODTÜ’de 18 Aralık 2012 günü Tayyip Erdoğan’ın polis ordusuyla birlikte üniversiteye girmesiyle savaşa ve sermayeye karşı üniversitelerini ve bilimi savunan ODTÜ’lü öğrencilerin mücadelesi aktarıldı.
Kılıç, YÖK’le yapılan görüşmeler sonucunda, işten atılan asistanların yapılacak yönetmelik değişikliği ile işe geri döneceği ve 2014’e kadar görevlerinde kalacağı, kadınlar için doğum izinlerinin doktora süresi olan 6 yıla dahil edilmeyeceği, doktora süresi içinde tezini veren asistanların ek olarak 1 yıl daha kadrolu olarak çalışabileceği kazanımlarını elde ettiklerini belirtti.
Çalıştayın ‘Hak İhlalleri’ kısmında, akademik çalışmalarından dolayı soruşrumaya, mobbinge uğrayan akademisyenler söz alarak yaşadıklarını aktardı. ODTÜ’lü bir akademisyen tutuklu öğrencisinin üniversiteye kayıt yaptıramadığını fade etti. Bilgi Üniversitesi’nde işten atılmalara karşı DİSK Sosyal-İş deneyimi aktarıldı. Özel üniversitelerde maaş almadan burslu olup araştırma görevlisi olarak çalıştırılanlar yaşadıkları hak ihlallerini aktardı, Bilkent Üniversitesi’nde bu uygulamaya karşı açılan davanın kazanıldığı ifade edildi. Ordu Üniversitesi’nde öğrencilere verilen ‘kredi kartlı öğrenci kartları’na karşı mücadele edildiği ve kazanıldığı, bu yıl öğrenci kartlarının kredi kartsız olduğu belirtildi.
Çalıştayın son bölümü olan ‘Mücadeleyi Nasıl Örgütlemeliyiz?’ kısmında ise üniversite çalışanlarının örgütlenmesinde Eğitim-Sen’in önemi ve yenilenme ihtiyacı vurgusu yapıldı. Eğitim alanında bulunan her kesimi kapsayacak bir mücadele hattı oluşturulması gerektiği belirtildi. Üniversite bileşenlerinin akademiye, bilime yönelik saldırılara karşı ortak mücadele zeminleri oluşturması gerektiği, yeni YÖK yasasına karşı birlikte mücadele edilmesi vurgusu yapıldı.
politeknik.org.tr




