ÇMO: Kokan su içilmez, 'dua' ile su krizi çözülmez

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İstanbul Şubesi, İstanbul’da yaşanan su kriziyle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. ÇMO İstanbul Şubesi, su krizinin kuraklıktan değil temiz su havzalarının yok edilmesinden kaynaklandığını açıkladı. Açıklamada literatüre göre kokan suyun içilmemesi gerektiği belirtildi ve “İstanbul’un suyunu analiz ediyoruz, sonuçları açıklayacağız” duyurusu yapıldı.

Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi bugün (22 Temmuz) düzenlediği basın toplantısıyla İstanbul’un su krizinin nedenlerini ve ne yapılması gerektiğini kamuoyuna duyurdu. Basın toplantısına ÇMO İstanbul Şubesi Başkanı Emine GİRGİN, Şube Sekreteri Cevahir Efe AKÇELİK, Su ve Atıksu Komisyonu üyesi Selahattin BEYAZ katıldı. Toplantıda İstanbul’a su taşıyan Melen ve Sakarya nehirleri de değerlendirildi.

“Su krizi bireysel tasarrufla çözülmez, İSKİ bilimden uzak davranmaktadır”

Basın metnini okuyan Cevahir Akçelik, İstanbul’un 60 günlük suyunun kaldığını, yaşanan krize karşı bireysel tasarruf çağrılarıyla çözüm bulmaya çalışan İSKİ’nin bilimsel davranmadığını söyledi. Akçelik “İstanbul‘a verilen günlük 2.906.160 m3 suyun 871.850,7 m3‘ü vatandaşa ulaşmadan iletim hatlarındaki kaçaklardan boşa akıp gitmektedir. Bu kayıp miktarı ise Melen‘in en verimli olduğu dönemde günlük alınacak su miktarından ya da Sakarya‘dan Melen hattına verilen su miktarından (yaklaşık 800.000 m3) daha fazladır. Su kayıplarının önüne geçecek projeler geliştirmek yerine yüksek maliyetli projelerle (iletim mesafesi, terfi sistemleri ve kirlilik seviyesi gibi nedenlerle) başka bölgelerden İstanbul‘a su getirilmektedir.” dedi.

Ağır metal taşıyan Sakarya Nehrinin suları İstanbullular’a veriliyor

Açıklamada, Melen Çayından su getirmek için inşa edilen hattın, Melen Çayında su seviyesinin düşmesi üzerine, Sakarya Nehrinden İstanbul‘a su taşımak amacıyla kullanılmakta olduğunu ancak Sakarya Nehri’nin ağır metal kirliliği fazla, endüstriyel atık sular ile kirlenmiş bir havza olduğu belirtildi. Açıklamanın devamında İSKİ’nin evsel, endüstriyel ve tarım kaynaklı kirleticilere maruz kalmış bu suları çekerek İstanbul‘a aktardığı ve bunun kabul edilemez olduğu belirtildi. Ayrıca mevcut tesisler ile organik kirliliğe sahip suların arıtılamayacağı, halk sağlığının ciddi bir biçimde tehlikede olduğu vurgulandı.

Suyun kokmasının sebebi MIB ve Geosmin

Bilgilendirme son dönemde İstanbul’un birçok semtinde musluklardan akan sudan gelen koku şikayeti üzerine Ümraniye ilçesinden alınan şebeke suyundan örnek aldıklarını ve analizinin yaptırıldığı duyurusuyla devam etti.  Sularda alg ve organik maddelerden kaynaklı bir kirletici olan ve suda kokuya sebep olan MIB ve Geosmin maddelerinin kış aylarından bu güne artmakta olduğu, bunun İSKİ raporlarında da görüldüğü belirtildi. Sıcaklığın artması ve su çekilen kotun düşmesi etkisi ile su içerisinde kokuya neden olan organik maddelerin artması ve aynı zamanda klorlama işlemiyle kanserojen etkiye sahip THM bileşiklerinin oluşma riski belirtildi. Klorlama işlemi öncesinde su içinde bulunan organik maddelerin arıtılması gerektiği ifade edildi.

Kokan su içilmez

Basın toplantısında konuşan ÇMO İstanbul Şubesi Su ve Atıksu Komisyonu üyesi Selahattin Beyaz kokan suyun içilmemesi gerektiğini söyledi. Beyaz, Sakaryalıların dahi kullanmadığı Sakarya Nehrinin sularının İstanbul’a verilmesinin açıklanamaz bir hamle olduğunu söyledi.

Su krizinin sorumlusu su havzalarını yok edenlerdir

Yaşanan su krizinin asıl nedeninin kuraklık olmadığını söyleyen ÇMO İstanbul Şubesi Başkanı Emine Girgin, İSKİ’nin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın su politikalarının bilimden uzak, “dualarla” ilerlediğini ve bunun İstanbulluları sudan yoksun bırakmaya doğru götürdüğünü belirtti. Girgin, İSKİ’nin suyun kokmasına ve su krizine dair hiçbir bilimsel veri olmayan açıklamalarla süreci geçiştirdiğini söyledi. Kuraklığa karşı alındığı söylenen önlemlerin kamuoyuna verilerle sunulması gerektiğini ifade eden Girgin, orman alanlarını, su havzalarını yok edecek, yer altı suyu kaynaklarını tüketecek Terkos, Darlık gibi su havzalarına büyük zararlar verecek olan 3.Köprü, 3.Havalimanı gibi rant projelerinin derhal durdurulması gerektiğini söyledi. Girgin, suyu analiz ettirdiklerini ve en yakın zamanda sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getirdi ve ekledi: “Su hakkının peşini bırakmayacak, sürecin takipçisi olacağız”

politeknik.org.tr