Güvenceli İş Güvenli Gelecek Kampanyası: Dört Görev, Dört Amaç… – Ferhat Yaşar Arıkan*

1.) Mühendisler için gelecek: Güvencesiz ve İşsiz… Dünya üzerinde Neo-liberalizm adı verilen yeni bir emek denetim stratejisi hükümranlığını sürdürürken sermaye kendi yarattığı krizden çıkış için emek gücünün değersizleştirilmesine dayanan kimi uygulamaları hızla devreye sokuyor. İşçiyi taşeronlaştırma, güvencesizleştirme ve sendikasızlaştırma aracılığıyla insan suretinden çıkarıp boş bir emek gücü kabuğuna dönüştüren bu süreç eskinin makbul mesleklerine de benzer bir değersizleştirmeyi dayatıyor. Dünya üzerinde “profesyonellerin proleterleştirilmesi” ifadesi ile karşılanan bu uygulamaların içeriğini ise bağımsız çalışma oranlarının azaltılması ve “profesyonellerin” salt bir teknik personele dönüştürülmesi, kadrolu çalışma yerine sözleşmeli çalışma ve bunun dolayımıyla güvencesizleştirme, sendikasızlaştırma, yeni açılan üniversitelerin arttırılan kontenjanları ile piyasaya arz edilen mühendis sayısındaki artış ve yalnızlaştırılan, sayısı arttırılan çalışanın emek gücünün değerinin gittikçe düşürülmesi oluşturuyor. Sadece kendi konumundan doğru zaten temel bir problem olan işsizlik aynı zamanda çalışanların ücretleri üzerinde de basınç oluşturarak sermayeye çalışma koşullarını belirlemede muazzam bir avantaj sağlarken bunun sonucu olarak güvencesiz, geleceksiz bir işçi profili hepimiz için olağanlaşmaya başlıyor. Mühendisin işçileşme süreci klasik anlamda işçinin başına gelen neo-liberal felaketin aynısının bizlerin de hikayesi olacağını/olmaya başladığını açıkça gösteriyor. Bu zamana kadar kendi sınıfsal statüsünü işçi ile patron arasındaki bir yere yerleştiren mühendis, sermaye karşısında gittikçe bu ara konumunu kaybederek işsiz ya da güvencesiz bir işçiye dönüşme eğilimi gösteriyor.
Yazıyı okuyun