{"id":105,"date":"2008-06-10T08:26:11","date_gmt":"2008-06-10T05:26:11","guid":{"rendered":"http:\/\/politeknik.org.tr\/\/?p=105"},"modified":"2019-01-28T18:32:28","modified_gmt":"2019-01-28T15:32:28","slug":"cevre-durum-raporu-2008-cmo","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/cevre-durum-raporu-2008-cmo\/","title":{"rendered":"\u00c7evre Durum Raporu 2008 &#8211; \u00c7MO"},"content":{"rendered":"<p>Birle\u015fmi\u015f Milletler \u00c7evre Program\u0131 taraf\u0131ndan 2008 y\u0131l\u0131 D\u00fcnya \u00c7evre G\u00fcn\u00fc i\u00e7in belirlenen tema ve yap\u0131lan a\u00e7\u0131klama (Al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 B\u0131rak! D\u00fc\u015f\u00fck Karbon Ekonomisine Do\u011fru) bir kez daha g\u00f6stermi\u015ftir ki, 5 Haziran 1972&#8217;de Stockholm&#8217;de ger\u00e7ekle\u015ftirilen ve d\u00fcnyan\u0131n do\u011fal dengesinin korunmas\u0131 i\u00e7in insan ve do\u011fal varl\u0131klara \u00f6ncelik veren bir anlay\u0131\u015f\u0131n egemen olmas\u0131 gere\u011finin ortaya koyuldu\u011fu \u00c7evre Konferans\u0131&#8217;ndan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze hava, su ve topra\u011f\u0131n bile \u015firketlerin kar g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fc ve i\u015ftah\u0131n\u0131 art\u0131rd\u0131\u011f\u0131, ekonominin en \u00f6nemli girdisini ya da kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu bir d\u00f6neme girilmi\u015ftir.<br \/>\n\u00a0<br \/>\n\u00d6nce insan \u00f6nce \u00e7evre anlay\u0131\u015f\u0131 yerine art\u0131k, \u201c\u00f6nce ekonomi, \u00f6nce t\u00fcketim, \u00f6nce kar anlay\u0131\u015f\u0131\u201d hakim olmaktad\u0131r. \u00c7evre sorunlar\u0131n\u0131n \u00f6nemli etmenlerinden biri olan t\u00fcketim, \u201c\u00e7evre\u201d ile birlikte an\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n temiz bir \u00e7evrede ya\u015fama hakk\u0131 hi\u00e7e say\u0131lmakta, bu nedenle canl\u0131lar d\u00fcnyas\u0131nda, her ge\u00e7en g\u00fcn ya\u015fam ko\u015fullar\u0131 daralmakta ve yoksul, a\u00e7, asgari hijyen ve sa\u011fl\u0131k ko\u015fullar\u0131ndan yoksun bir toplum yarat\u0131lmaktad\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n gidi\u015fat\u0131, \u201cd\u00fc\u015f\u00fck karbon ekonomisine\u201d de\u011fil, ama en b\u00fcy\u00fck \u00e7evre sorununu olan yoksulluk ve a\u00e7l\u0131\u011f\u0131n h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bir d\u00fcnyaya do\u011fru olmaktad\u0131r&#8230;<br \/>\n\u00a0<br \/>\nOysa ki, bu gidi\u015fata kar\u015f\u0131 d\u00fcnyada \u201cBa\u015fka Bir \u0130klim M\u00fcmk\u00fcn\u201dd\u00fcr. Ba\u015fka bir d\u00fcnyan\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu gibi\u2026<\/p>\n<p>Ya\u015fam alanlar\u0131m\u0131z\u0131n h\u0131zla darald\u0131\u011f\u0131 bu d\u00f6nemde;<\/p>\n<p>\u00b7 Su varl\u0131klar\u0131n\u0131n ve su hizmetlerinin \u00f6zelle\u015ftirilmesi,<\/p>\n<p>\u00b7 Fosil yak\u0131tlar\u0131n neden oldu\u011fu k\u00fcresel \u0131s\u0131nma ve buna ba\u011fl\u0131 iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi,<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0N\u00fckleer enerji,<\/p>\n<p>\u00b7 Geneti\u011fi de\u011fi\u015ftirilmi\u015f organizmalar, g\u0131da krizi ve beraberinde getirdi\u011fi ikinci ye\u015fil devrim tart\u0131\u015fmalar\u0131,<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0A\u00e7l\u0131k, yoksulluk ve a\u015f\u0131r\u0131 t\u00fcketim,<\/p>\n<p>\u00b7 Sava\u015flar<\/p>\n<p>do\u011fal ya\u015fam\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131ndaki en b\u00fcy\u00fck tehlike olmaya devam edecektir.<\/p>\n<p>2007\u2019den 2008\u2019e<\/p>\n<p>Sanayi Devrimi ile beraber fosil yak\u0131tlar\u0131n yo\u011fun olarak kullan\u0131lmaya ba\u015flamas\u0131yla atmosfere verilen sera gazlar\u0131 bug\u00fcn iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi senaryolar\u0131 ile ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131 tehdit etmektedir.<\/p>\n<p>2007 y\u0131l\u0131nda d\u00fcnya tarihinde ilk defa kentlerde ya\u015fayan n\u00fcfus k\u0131rsal alanlarda ya\u015fayan n\u00fcfusu ge\u00e7mi\u015ftir.<\/p>\n<p>G\u0131da ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in modern tar\u0131m y\u00f6ntemlerinin yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla ba\u015flayan Ye\u015fil Devrim\u2019in su ve toprak ortam\u0131nda yaratt\u0131\u011f\u0131 kirlenme hala devam ederken, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde g\u0131da krizi de bahane edilerek \u201cAfrika \u0130\u00e7in Ye\u015fil Devrim \u0130ttifak\u0131\u201d ya da geneti\u011fi de\u011fi\u015ftirilmi\u015f organizmalar \u00fczerinden \u201c\u0130kinci Ye\u015fil Devrim\u201d tart\u0131\u015fmalar\u0131 y\u00fcr\u00fct\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Pestisitlerin yaratt\u0131\u011f\u0131 sorunlara dikkat \u00e7eken &#8220;Sessiz \u0130lkbahar&#8221; (Rachel Carson, 1962), Meadows&#8217;un kaleme ald\u0131\u011f\u0131 Roma Kul\u00fcb\u00fc Raporu\u2019nda yer alan &#8220;s\u0131f\u0131r b\u00fcy\u00fcme&#8221; \u00f6nerisi (B\u00fcy\u00fcmenin S\u0131n\u0131rlar\u0131, 1972), ayn\u0131 kul\u00fcb\u00fcn Mesarovi\u00e7 taraf\u0131ndan yay\u0131mlanan &#8220;Mavi Kopya&#8221; (Blueprint) adl\u0131 ikinci raporu (1976) ve E.F. Schumacher&#8217;in &#8220;K\u00fc\u00e7\u00fck G\u00fczeldir&#8221; adl\u0131 eseri (1973) \u00e7evreci hareketlerin y\u00fckselmesini sa\u011flamakla birlikte karamsar bulunmu\u015ftur. Birle\u015fmi\u015f Milletler \u00c7evre ve Kalk\u0131nma Komisyonu&#8217;nca, 1987&#8217;de yay\u0131nlanan &#8220;Ortak Gelece\u011fimiz&#8221; (Our Common Future) Raporu ile \u00fcn kazanan \u201cs\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir kalk\u0131nma\u201d masal\u0131 ile \u00e7evreci hareket uzun y\u0131llar uyutulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Norve\u00e7\u2019in eski Ba\u015fkanlar\u0131ndan Gro Harlem Brundtland\u2019\u0131n komisyon ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda haz\u0131rland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Brundtland Raporu olarak an\u0131lan rapordan 20 y\u0131l sonra GEO-4 (Global Environmental Outlook \u2013 K\u00fcresel \u00c7evre Projeksiyonlar\u0131) Raporu son 20 y\u0131ldaki de\u011fi\u015fimleri incelerken s\u00fcrekli kalk\u0131nma ve b\u00fcy\u00fcmenin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez oldu\u011funu da kabul ediyor.<\/p>\n<p>BRUNDTLAND + 20<\/p>\n<p>Birle\u015fmi\u015f Milletler \u00c7evre Program\u0131 taraf\u0131ndan Ekim 2007\u2019de yay\u0131nlanan ve insanl\u0131\u011f\u0131n kendi sonunu nas\u0131l haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren GEO-4 Raporundaki baz\u0131 tespitler a\u015fa\u011f\u0131daki gibidir.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0Bug\u00fcn \u00e7evre kirlenmesi t\u00fcm hastal\u0131klar\u0131n d\u00f6rtte birine neden olmaktad\u0131r. Solunum rahats\u0131zl\u0131klar\u0131, baz\u0131 kanser t\u00fcrleri, salg\u0131n hastal\u0131klar ve hayvan hastal\u0131klar\u0131n\u0131n insanlara ta\u015f\u0131nma oran\u0131n\u0131 artt\u0131ran \u00e7evre kirlili\u011fi, beslenmeyi de etkilemektedir.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0Ozon tabakas\u0131na zarar veren maddelerin a\u015famal\u0131 olarak azalt\u0131lmas\u0131ndaki etkileyici ba\u015far\u0131ya ra\u011fmen; Antarktika \u00fczerindeki incelme b\u00fcy\u00fcmeye devam etmektedir.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0N\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131, ekonomik b\u00fcy\u00fcme ve k\u00fcreselle\u015fme benzeri g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir oranda, topra\u011f\u0131n kullan\u0131m\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmektedir. 1987\u2019den bu yana tar\u0131m arazilerinin b\u00fcy\u00fcmesi yava\u015flad\u0131, ancak topra\u011f\u0131n kullan\u0131m yo\u011funlu\u011fu artm\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 toprak par\u00e7as\u0131ndan daha \u00f6nce 1 ton \u00fcr\u00fcn hasat edebilen bir \u00e7ift\u00e7i, \u015fimdi 1,4 ton \u00fcretim yapmaktad\u0131r. Topra\u011f\u0131n bu \u015fekildeki kullan\u0131m\u0131 iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi kadar ciddi bir tehdittir. Bu durum, insan ya\u015fam\u0131n\u0131; kirlilik, erozyon, besin kaynaklar\u0131n\u0131n azalmas\u0131, su k\u0131tl\u0131\u011f\u0131 ya da topra\u011f\u0131n tuzlanmas\u0131 ve biyolojik d\u00f6ng\u00fcn\u00fcn bozulmas\u0131 gibi unsurlar nedeniyle olumsuzluklar ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0 Kullan\u0131labilir su kaynaklar\u0131n\u0131n %70-80\u2019i tar\u0131msal sulamada kullan\u0131lmaktad\u0131r. Bununla birlikte 2050 y\u0131l\u0131nda g\u0131da \u00fcretiminin 2 kat\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 hedeflenmektedir. Bu da tar\u0131msal sulaman\u0131n iki kat artmas\u0131 anlam\u0131na gelmektedir. D\u00fcnya \u00fczerindeki her 10 b\u00fcy\u00fck nehirden birinin y\u0131l\u0131n belli d\u00f6nemlerinde sulama y\u00fcz\u00fcnden denizlere ula\u015famamas\u0131 ekolojik denge \u00fczerindeki bask\u0131y\u0131 art\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0Kurakl\u0131k, Akdeniz havzas\u0131nda, G\u00fcney Afrika\u2019da ve G\u00fcney Asya\u2019n\u0131n baz\u0131 b\u00f6lgelerinde, art\u0131k daha \u015fiddetli ve uzun periyotlu olarak g\u00f6zlenmektedir.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0Tatl\u0131 su kaynaklar\u0131 azal\u0131yor. Bu nedenle 2025 y\u0131l\u0131 itibar\u0131yla, 1,8 milyar insan\u0131n mutlak anlamda bir su k\u0131tl\u0131\u011f\u0131 \u00e7ekmeleri bekleniyor. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda, su miktar\u0131ndaki azalman\u0131n, geli\u015fmekte olan \u00fclkelerde, % 50 ve geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerde ise % 18 oran\u0131nda olmas\u0131 tahmin ediliyor.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0Geli\u015fmekte olan \u00fclkelerde, bir y\u0131lda, \u00e7o\u011fu 5 ya\u015f\u0131n alt\u0131nda olan 3 milyon insan, su kaynakl\u0131 hastal\u0131klar nedeniyle hayat\u0131n\u0131 kaybediyor. Tahminlere g\u00f6re, bug\u00fcn, 2,6 milyar insan i\u00e7in sa\u011fl\u0131k hizmetleri yetersiz kal\u0131yor. T\u00fcm d\u00fcnyada, kirli sular, insan hastal\u0131klar\u0131 ve \u00f6l\u00fcmlerinin en \u00f6nemli nedeni.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0D\u00fcnyada i\u00e7 ve d\u0131\u015f ortam hava kirlili\u011finden, 2 milyondan fazla insan\u0131n erken \u00f6l\u00fcm\u00fc bekleniyor.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0Alt\u0131nc\u0131 b\u00fcy\u00fck yok olu\u015f s\u00fcreci ba\u015flad\u0131. Bu s\u00fcreci, do\u011fal felaketler de\u011fil de, insan kaynakl\u0131 &#8220;b\u00fcy\u00fcme ve t\u00fcketim d\u00fczeni&#8221; do\u011furmu\u015ftur. Vah\u015fi ya\u015fam gittik\u00e7e yok oluyor ve genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin azalaca\u011f\u0131na inan\u0131l\u0131yor. Yabanc\u0131 ve egzotik t\u00fcrlerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, b\u00fcy\u00fcyen bir sorun.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0\u00a0Tar\u0131m, nerede yap\u0131l\u0131rsa yap\u0131ls\u0131n, biyolojik \u00e7e\u015fitlili\u011fe ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r. Buna ra\u011fmen bug\u00fcn tar\u0131m, genetik erozyonun, t\u00fcr kay\u0131plar\u0131n\u0131n ve do\u011fal ya\u015fam alanlar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmesinin en b\u00fcy\u00fck nedenidir. K\u0131y\u0131 ve deniz ekosistemleri, daha fazla zarar g\u00f6r\u00fcyor. Di\u011fer taraftan, \u00f6zellikle denizin dibinde yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalara g\u00f6re; derin okyanuslar\u0131n, biyolojik a\u00e7\u0131dan zenginlikleri de tehlikededir. 2030 y\u0131l\u0131ndan itibaren de, geli\u015fmekte olan \u00fclkelerin insanlar\u0131n\u0131n, besin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in; 120 milyon hektar fazla araziye ihtiya\u00e7 duyaca\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0Genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin kayb\u0131, g\u0131da g\u00fcvenli\u011fini tehdit ediyor. \u0130nsanlar\u0131n, bioyak\u0131tlar gibi, enerji aray\u0131\u015flar\u0131 ve kullan\u0131mlar\u0131, canl\u0131 \u00e7e\u015fitlili\u011finin kayb\u0131n\u0131n h\u0131zlanmas\u0131nda kilit rol oynuyor. Bunun neticesinde, hastal\u0131klar, \u015fekil de\u011fi\u015ftirecek ve ortaya \u00e7\u0131kan hastal\u0131klara, ba\u011f\u0131\u015f\u0131k olmayan insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131, ciddi bi\u00e7imde etkilenecektir.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0T\u00fcketim, dengesiz bir \u015fekilde, n\u00fcfustan fazla art\u0131yor. Zengin \u00fclkelerde ya\u015fayan, yakla\u015f\u0131k bir milyar insan\u0131n ortalama y\u0131ll\u0131k geliri, fakir \u00fclkelerde ya\u015fayan 2,3 milyar insandan, 15 kat daha fazla.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00c7evreye verilen zarar, en \u00e7ok yoksullar\u0131 etkiliyor. Hem t\u00fcketim hem de yoksulluk \u00e7evreye zarar veriyor. Canl\u0131 \u00e7e\u015fitlili\u011findeki azalma ve iklim de\u011fi\u015fikli\u011finin geri \u00e7evrilemez sonu\u00e7lar\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0Topraktaki bozulma, normal olmayan hava ko\u015fullar\u0131yla birle\u015ferek, ba\u015f edilmez bir soruna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Mezopotamya gibi eski toplumlar\u0131n \u00e7\u00f6kme nedeninin, &#8220;\u00e7evresel bozulma&#8221; oldu\u011fu bug\u00fcn bilinmektedir. Bug\u00fcn d\u00fcnyadaki de\u011fi\u015fimin boyutlar\u0131, daha b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekte ve k\u00fcreseldir.\u00a0\u00a0<\/p>\n<p>\u0130KL\u0130M DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130\u011e\u0130<\/p>\n<p>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 D\u00fcnyan\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 iklim de\u011fi\u015fikli\u011finin insan kaynakl\u0131 oldu\u011fu ve bundan en fazla sorumlu olanlar\u0131n geli\u015fmi\u015f zengin \u00fclkeler oldu\u011fu art\u0131k bilim insanlar\u0131 ve t\u00fcm \u00e7evrelerce kabul edilmi\u015ftir. D\u00fcnya n\u00fcfusunun y\u00fczde 15\u2019ini olu\u015fturan zengin \u00fclkeler, toplam CO2 sal\u0131m\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131ndan sorumludur. D\u00fcnya atmosferine sal\u0131nan sera gazlar\u0131n\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131 zengin \u00fclkeler olu\u015fturmas\u0131na ra\u011fmen iklim de\u011fi\u015fikli\u011finin en y\u00fcksek faturas\u0131n\u0131 yoksul \u00fclkeler ve onlar\u0131n vatanda\u015flar\u0131 \u00f6deyecek gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerde ki\u015fi ba\u015f\u0131na fosil yak\u0131t kullan\u0131m\u0131 hala artmaktad\u0131r. 1990 ile 2003 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda u\u00e7akla yap\u0131lan seyahatlerde %80\u2019lik bir artma oldu\u011fu saptanm\u0131\u015ft\u0131r. Gemicilikte 1990\u2019da, 4 milyar ton olan y\u00fck miktar\u0131, 2005 y\u0131l\u0131nda, 7,1 milyar tona ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Her sekt\u00f6r devasa \u00f6l\u00e7\u00fclerde ve gittik\u00e7e de artan enerji taleplerinde bulunmaktad\u0131r. D\u00fcnyadaki b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n baz\u0131 geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerle ayn\u0131 seviyede sera gaz\u0131 \u00fcretmesi durumunda dokuz gezegene daha ihtiya\u00e7 duyulaca\u011f\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>\u0130klim de\u011fi\u015fikli\u011finin \u00f6\u011fretti\u011fi en \u00e7etin derslerden biri, zengin \u00fclkelerde b\u00fcy\u00fcmeyi sa\u011flayan ekonomik model ve bununla birlikte giden savurgan t\u00fcketimin ekolojik olarak devam ettirilemez oldu\u011fudur.<\/p>\n<p>Ortalama k\u00fcresel s\u0131cakl\u0131k, 1906\u2019dan beri yakla\u015f\u0131k 0.74\u00b0C artt\u0131. Bu y\u00fczy\u0131l i\u00e7inde \u00f6ng\u00f6r\u00fclen y\u00fckselme ise 1,8\u00b0C ile 4\u00b0C aras\u0131ndad\u0131r.\u00a0 Baz\u0131 bilim insanlar\u0131 2\u00b0C\u2019lik y\u00fckselmenin, b\u00fcy\u00fck ve geri \u00e7evrilemez tahribat durumuna gelmeden \u00f6nceki, e\u015fik de\u011fer oldu\u011funa inan\u0131yorlar. Daha y\u00fcksek s\u0131cakl\u0131klar\u0131n, ishal ve s\u0131tma gibi salg\u0131n hastal\u0131klar\u0131n \u015fiddetini artt\u0131raca\u011f\u0131 ve k\u00fcresel anlamda, besin \u00fcretimini azalaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>D\u00fcnyan\u0131n iklim de\u011fi\u015fikli\u011fini bug\u00fcn nas\u0131l ele ald\u0131\u011f\u0131, insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011funun insani geli\u015fmeye y\u00f6nelik beklentileri \u00fczerinde do\u011frudan etkili olacak. K\u00fcresel \u0131s\u0131nman\u0131n erken sonu\u00e7lar\u0131 olarak d\u00fcnya n\u00fcfusunun en yoksul y\u00fczde 40\u2019l\u0131k k\u0131sm\u0131n\u0131 (2,6 milyar ki\u015fi) etkilemesi beklenmektedir. Uzun vadede ortaya \u00e7\u0131kacak etkilerde ise zengin ya da yoksul hi\u00e7 kimsenin iklim de\u011fi\u015fikli\u011finin yol a\u00e7aca\u011f\u0131 tehlikelerden muaf olamayaca\u011f\u0131 belirtilmektedir.<\/p>\n<p>22. y\u00fczy\u0131l ba\u015f\u0131nda ya\u015fayanlar bizim neden oldu\u011fumuz sera gaz\u0131 sal\u0131mlar\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 ile ya\u015fayacaklar; t\u0131pk\u0131 bizim sanayi devriminden beri atmosfere b\u0131rak\u0131lan gazlar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 ile ya\u015famam\u0131z gibi. Bug\u00fcnden gerekli tedbirler al\u0131nsa bile 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda genel olarak d\u00fcnya ve \u00f6zellikle yoksullar daha \u015fimdiden neden oldu\u011fumuz iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi ile ya\u015famak zorundalar. 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda, ekolojik felaketlerin, kuruntu ya da bilim kurgu senaryolar\u0131 olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p ger\u00e7ekle\u015fme s\u0131n\u0131r\u0131na ula\u015fmas\u0131 hi\u00e7 de uzak bir ihtimal olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor.<\/p>\n<p>Avrupa\u2019da 2003\u2019te ya\u015fanan s\u0131cak dalgas\u0131 benzeri iklim \u015foklar\u0131yla ya da daha korkun\u00e7 yaz ve k\u0131\u015f ko\u015fullar\u0131 ile ba\u015f edebilmek i\u00e7in zengin \u00fclkeler \u015fimdiden kamu sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 sistemleri geli\u015ftiriyorlar. Ancak, sa\u011fl\u0131k \u00fczerindeki en b\u00fcy\u00fck boyutlu etkiler, y\u00fcksek yoksulluk d\u00fczeyleri ve halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 sistemlerinin soruna kar\u015f\u0131 tedbir alma kapasitesinin d\u00fc\u015f\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc y\u00fcz\u00fcnden, geli\u015fmekte olan \u00fclkelerde g\u00f6r\u00fclece\u011fi a\u015fikar !<\/p>\n<p>Birle\u015fmi\u015f Milletler Kalk\u0131nma Program\u0131 taraf\u0131ndan yay\u0131nlanan \u201c2007\/2008 \u0130nsani Geli\u015fme Raporu\u201dnda tehlikeli boyuttaki iklim de\u011fi\u015fikliklerinin giderilmesi i\u00e7in d\u00fcnyada hen\u00fcz-siyasi devinimler ve karbon devinimleri aras\u0131ndaki a\u00e7\u0131\u011f\u0131 kapatacak-net, inand\u0131r\u0131c\u0131 ve uzun vadeli \u00e7ok tarafl\u0131 bir \u00e7er\u00e7eve program\u0131n olmay\u0131\u015f\u0131na dikkat \u00e7ekilmektedir. Akla yak\u0131n varsay\u0131mlar temelinde yap\u0131lan hesaplamalarla, iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi tehlikesini \u00f6nlemek i\u00e7in zengin \u00fclkelerin sal\u0131mlar\u0131n\u0131 bug\u00fcn en az %80, 2020\u2019de de %30 azaltmalar\u0131 gerekti\u011fi de raporda a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtilmektedir.<\/p>\n<p>SU HAKKI<\/p>\n<p>Su ya\u015fam i\u00e7in vazge\u00e7ilmez bir \u00f6\u011fe oldu\u011fu halde b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada su varl\u0131klar\u0131n\u0131n ve su hizmetlerinin \u00f6zelle\u015ftirilmesi y\u00f6n\u00fcnde y\u00fcr\u00fct\u00fclen politikalar ya\u015fam\u0131 tehdit etmektedir. Su varl\u0131klar\u0131n\u0131n ve su hizmetlerinin \u00f6zelle\u015ftirilmesinin alt\u0131nda yatan\u0131n ise kapitalizmin yeni kar ve pazar alanlar\u0131 aray\u0131\u015f\u0131ndan kaynakland\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Yeni kar ve pazar alanlar\u0131 art\u0131k ne yaz\u0131k ki hava ve su gibi ya\u015famsal de\u011ferlerimizdir.<\/p>\n<p>Kapitalist sistemde bir mal ya da hizmeti fiyatland\u0131rmak i\u00e7in \u201cs\u0131n\u0131rl\u0131\u201d olmas\u0131 yeterlidir. Su da arz\u0131 s\u0131n\u0131rl\u0131 talebi sonsuz olarak kabul edildi\u011fi s\u00fcrece fiyat\u0131n\u0131n \u00f6denebilece\u011fi bir mal ve hizmet haline d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm Uruguay Roundu\u2019nun imzalanmas\u0131ndan iki y\u0131l \u00f6nce 1992\u2019de Dublin\u2019de toplanan \u201cSu ve \u00c7evre\u201d konulu uluslararas\u0131 konferansla birlikte ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 y\u0131l Rio\u2019da ger\u00e7ekle\u015fen \u201c\u00c7evre ve Kalk\u0131nma\u201d konulu Birle\u015fmi\u015f Milletler Konferans\u0131\u2019nda suyun ekosistemin bir par\u00e7as\u0131, do\u011fal bir kaynak ve ekonomik bir mal olarak alg\u0131lanmas\u0131 gerekti\u011fi vurgulanm\u0131\u015ft\u0131r. 2000\u2019deki II. D\u00fcnya Su Forumu\u2019nda ise su \u00f6zelle\u015ftirmelerinin h\u0131zland\u0131r\u0131lmas\u0131 \u00f6nerilmi\u015ftir. \u00d6neriyi yapanlar aras\u0131nda D\u00fcnya Bankas\u0131 ve ulus\u00f6tesi su \u015firketlerinin yan\u0131 s\u0131ra Birle\u015fmi\u015f Milletler de vard\u0131r.<\/p>\n<p>1997\u2019deki Birle\u015fmi\u015f Milletler genel Asamblesi\u2019nin \u00d6zel Oturumu\u2019nda tatl\u0131 su kaynaklar\u0131yla ilgili bir \u00e7al\u0131\u015fma grubunun olu\u015fturulmas\u0131yla birlikte yeni d\u00fcnya d\u00fczeninin su y\u00f6netimi de netle\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Buna g\u00f6re;<\/p>\n<p>1-\u00a0S\u0131n\u0131r a\u015fan nehir havzalar\u0131nda havza y\u00f6netimi sistemi kurulacak;<\/p>\n<p>2-\u00a0Suyun arza g\u00f6re \u00f6zel sekt\u00f6rce y\u00f6netimi esas al\u0131nacak,<\/p>\n<p>3-\u00a0Su kaynaklar\u0131 global ticaret kurallar\u0131na g\u00f6re i\u015fletilecektir.<\/p>\n<p>Suyu kamu m\u00fclkiyetinden \u00e7\u0131kar\u0131p \u00f6zel m\u00fclkiyet alan\u0131na sokan bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm \u201carz y\u00f6nl\u00fc su politikalar\u0131\u201dndan \u201ctalep y\u00f6nl\u00fc su politikalar\u0131\u201dna do\u011frudur. Piyasa ekonomisinin geli\u015fmi\u015fli\u011fine g\u00f6re de \u00fclkeden \u00fclkeye de\u011fi\u015fmektedir.<\/p>\n<p>K\u00fcresel Su Ortakl\u0131\u011f\u0131 (GWP) ve D\u00fcnya Su Konseyi (WWC)<\/p>\n<p>Uruguay Roundu\u2019nun hemen akabinde yap\u0131lan kurumsalla\u015fmalardan biri de i\u00e7me suyu ve ar\u0131tmaya y\u00f6nelik t\u00fcm ekonomik faaliyetleri kapsayan K\u00fcresel Su Ortakl\u0131\u011f\u0131 (GWP)\u2019d\u0131r. 1996\u2019da kurulan Ortakl\u0131k bir y\u0131l sonra kurulacak olan D\u00fcnya Su Konseyi (WWC)\u2019nin politkalar\u0131n\u0131n global \u00f6l\u00e7ekte uygulanmas\u0131n\u0131 sa\u011flamaktad\u0131r. GWP\u2019nin h\u00fck\u00fcmetlerden BM gibi uluslararas\u0131 kurulu\u015flara, su firmalar\u0131ndan sivil toplum \u00f6rg\u00fctlerine kadar geni\u015f bir yelpazeden olu\u015fmu\u015f olmas\u0131 WWC kararlar\u0131n\u0131n \u00fclke baz\u0131nda uygulat\u0131lmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>D\u00fcnya su g\u00fcvenli\u011fi i\u00e7in \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc uluslararas\u0131 ortakl\u0131k olu\u015fturmak amac\u0131yla kurulan D\u00fcnya Su Konseyi; su k\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131n t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n ortak sorunu oldu\u011fu varsay\u0131m\u0131ndan hareketle su kaynaklar\u0131n\u0131n serbest kullan\u0131m ve ticaretini savunmaktad\u0131r. Konsey\u2019e g\u00f6re:<\/p>\n<p>\u00b7 \u201cG\u00fcney\u201d co\u011frafyas\u0131nda, kentlerdeki y\u00fcksek n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131 su kaynaklar\u0131n\u0131n \u00fczerine a\u015f\u0131r\u0131 bask\u0131 getirmekte; su sunumunda k\u0131tl\u0131k yaratmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0 Maliyetinin alt\u0131nda, yapay olarak d\u00fc\u015f\u00fck fiyatland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in su t\u00fcketiminde israf do\u011fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0 Devlet ve yerel y\u00f6netimler, d\u00fc\u015f\u00fck yat\u0131r\u0131m, pop\u00fclizm ve yoksulluk nedenleriyle bu i\u015fi becerememektedir.<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00a0G\u00fcvenli su \u00fcretimi, da\u011f\u0131t\u0131m\u0131 i\u00e7in h\u0131zl\u0131 \u00f6zelle\u015ftirmeyle \u00f6zel sekt\u00f6r\u00fcn su \u00fcretimi ve da\u011f\u0131t\u0131m\u0131n\u0131 \u00fcstlenmesi gerekmektedir.<\/p>\n<p>Do\u011fal kaynaklar\u0131n d\u00fcnyada ve \u00fclkemizde s\u0131n\u0131r tan\u0131madan talan\u0131n\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde T\u00fcrkiye 2009 y\u0131l\u0131nda 5. D\u00fcnya Su Forumu&#8217;na ev sahipli\u011fi yapmaya haz\u0131rlanmaktad\u0131r. B\u00f6ylece, b\u00fcnyesinde \u00e7ok uluslu \u015firketleri ve b\u00fcy\u00fck yat\u0131r\u0131m bankalar\u0131n\u0131 bar\u0131nd\u0131ran D\u00fcnya Su Forumu ile \u00fclkemizde de suyun ticari bir metaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi ama\u00e7lanmaktad\u0131r. Bunun ad\u0131mlar\u0131 ise AKP H\u00fck\u00fcmeti taraf\u0131ndan at\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015f;\u00a0 \u0130ller Bankas\u0131 ve DS\u0130 Genel M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc gibi kurumlar\u0131 i\u015flevsizle\u015ftirmeye, belediyeleri d\u0131\u015f kaynakl\u0131 y\u00fcksek \u00f6l\u00e7ekli kredilerle uzun vadeli bor\u00e7land\u0131rmaya, akarsular\u0131m\u0131z\u0131 bile \u00f6zelle\u015ftirmeye y\u00f6nelik politikalar birer birer hayata ge\u00e7irilmeye ya da dillendirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Suyun sermaye taraf\u0131ndan k\u00fcresel d\u00fczeyde kontrol alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 i\u00e7in izlenen politikalar, suyu kamusal bir hizmet olmaktan \u00e7\u0131karmakta, suyun kaynaktan temini, i\u015flenmesi, iletimi, ar\u0131t\u0131m\u0131 hizmetlerinin serbest piyasa ko\u015fullar\u0131nda yap\u0131lmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7maktad\u0131r. \u0130zlenen k\u00fcresel su politikalar\u0131 ile suyun metala\u015fmas\u0131 ve \u00f6zelle\u015ftirilmesi, her insan\u0131n temiz i\u00e7ilebilir suya eri\u015fim hakk\u0131n\u0131 g\u00f6z ard\u0131 etmektedir. Di\u011fer yandan d\u00fcnya n\u00fcfusunun sadece %5\u2019i suyunu, uluslararas\u0131 su tekellerinden ya da \u015firketlerden al\u0131rken, yine de bu \u015firketlerin y\u0131ll\u0131k gelirleri d\u00fcnya petrol ticaretinin y\u0131ll\u0131k gelirinin yar\u0131s\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Sadece bu potansiyel bile suya ula\u015fma hakk\u0131n\u0131n nas\u0131l bir tehdit alt\u0131nda oldu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7in yeterlidir. \u00d6te taraftan dar gelirli hane halk\u0131n\u0131n \u00f6deyemedi\u011fi su faturalar\u0131 ile yoksulluk ve alt yap\u0131 yetersizlikleri ve kamusal bir g\u00f6rev olan su hizmetlerinin (i\u00e7me ve kullanma suyu, kanalizasyon, at\u0131ksu) \u00f6zel sekt\u00f6re devredilmesiyle ortaya \u00e7\u0131kan yoksunluk insanlar\u0131n suya eri\u015fimini engelleyen \u00f6nemli sorunlard\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00dcRK\u0130YE\u00a0<\/p>\n<p>D\u00fcnyada ve \u00fclkemizde her ge\u00e7en g\u00fcn artan ve \u00e7e\u015fitlenen \u00e7evre sorunlar\u0131 zaten s\u0131n\u0131rl\u0131 olan do\u011fal varl\u0131klar\u0131n daha da azalmas\u0131na hatta yok olmas\u0131na neden olmaktad\u0131r. Ulusal, b\u00f6lgesel ve k\u00fcresel etkileri ile \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc ele al\u0131nmas\u0131 gereken \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131r tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 da art\u0131k bilinen bir ger\u00e7ektir. \u00c7evre olgusu g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00f6ncelikli k\u00fcresel konular aras\u0131nda yer almaktad\u0131r. Ulusal d\u00fczeydeki \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda ise bug\u00fcn;<\/p>\n<p>\u2022 \u0130klim de\u011fi\u015fikli\u011fi,<\/p>\n<p>\u2022 Su varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n k\u0131tl\u0131\u011f\u0131 ve kirlenmesi<\/p>\n<p>\u2022 Biyolojik \u00e7e\u015fitlili\u011fin yok olmas\u0131<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0\u00c7arp\u0131k Kentle\u015fme<\/p>\n<p>\u00b7\u00a0Do\u011fal ve k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131n tahribi olarak \u00f6ne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>SU VARLI\u011eIMIZ YOK OLUYOR, SU H\u0130ZMETLER\u0130 SERMAYEYE TESL\u0130M ED\u0130L\u0130YOR<\/p>\n<p>H\u0131zl\u0131 n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131 ve \u00e7arp\u0131k kentle\u015fmeye paralel olarak su varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n, h\u0131zla artan kentsel i\u00e7me ve kullanma suyu, end\u00fcstriyel ve tar\u0131msal su talebini kar\u015f\u0131layabilmeleri i\u00e7in rasyonel kullan\u0131lmas\u0131 ve etkili bir bi\u00e7imde korunmas\u0131 gerekmektedir. Yeralt\u0131 ve yer\u00fcst\u00fc su varl\u0131klar\u0131n\u0131n k\u0131s\u0131tl\u0131 oldu\u011fu bilinen bir ger\u00e7ektir. \u00c7evre kirlenmesinin kendisini g\u00f6sterdi\u011fi en b\u00fcy\u00fck alanlardan biri su varl\u0131klar\u0131d\u0131r. Evsel, end\u00fcstriyel ve tar\u0131msal faaliyetler sonucu olu\u015fan at\u0131klar\u0131n su varl\u0131klar\u0131na verilmesi, su varl\u0131klar\u0131n\u0131n amac\u0131na uygun kullan\u0131m\u0131n\u0131 engellemekte, kirlenmesine ve yok olmalar\u0131na neden olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Su Varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z<\/p>\n<p>\u00dclkemizde h\u0131zl\u0131 n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131, \u00e7arp\u0131k kentle\u015fme, yanl\u0131\u015f tar\u0131m politikalar\u0131 ve plans\u0131z sanayile\u015fmenin getirdi\u011fi bu talepleri kar\u015f\u0131layacak su varl\u0131klar\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 olmas\u0131 nedeniyle suyun etkin y\u00f6netimi b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. T\u00fcrkiye, su kaynaklar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan zengin bir \u00fclke olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, mevcut su varl\u0131klar\u0131n\u0131n \u00fclke geneline da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 da e\u015fit de\u011fildir.\u00a0 T\u00fcrkiye\u2019nin artan su ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in su varl\u0131klar\u0131 \u00fczerindeki bask\u0131 giderek art\u0131\u015f g\u00f6stermektedir. 1995-2002 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda, y\u00fczey ve yeralt\u0131 suyu kaynaklar\u0131ndan \u00e7ekilen su miktar\u0131nda % 32,9 oran\u0131nda bir art\u0131\u015f g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Su varl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re \u00fclkeler a\u015fa\u011f\u0131daki \u015fekilde s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8211; Su fakiri: y\u0131lda ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen kullan\u0131labilir su miktar\u0131 1 000 m3 ten daha az,<\/p>\n<p>&#8211; Su azl\u0131\u011f\u0131: y\u0131lda ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen kullan\u0131labilir su miktar\u0131 2 000 m3 ten daha az,<\/p>\n<p>&#8211; Su zengini: y\u0131lda ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen kullan\u0131labilir su miktar\u0131 8 000- 10 000 m3 ten daha fazla.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye su zengini bir \u00fclke de\u011fildir. Ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen y\u0131ll\u0131k su miktar\u0131na g\u00f6re \u00fclkemiz su azl\u0131\u011f\u0131 ya\u015fayan bir \u00fclke konumundad\u0131r. Ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen y\u0131ll\u0131k kullan\u0131labilir su miktar\u0131 1500 m3 civar\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>Yap\u0131lan tahminlere g\u00f6re \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki 20 y\u0131l i\u00e7inde, \u00fclkemizdeki n\u00fcfus 87 milyona ula\u015facak, y\u0131ll\u0131k ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen su rezervi ise 1042 m3 olacakt\u0131r. Bu rakam, su fakiri olarak tan\u0131mlanan \u00fclkelerdeki y\u0131ll\u0131k ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen su miktar\u0131na \u00e7ok yak\u0131nd\u0131r. T\u00dc\u0130K&#8217;in 2030 y\u0131l\u0131 n\u00fcfus tahmininin 100 milyon dolay\u0131nda oldu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda, ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen su miktar\u0131n\u0131 y\u0131ll\u0131k 1000 m3 rakam\u0131nda tutman\u0131n bile \u00e7ok \u00f6nemli oldu\u011fu anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. Devlet Su \u0130\u015fleri Genel M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u2019n\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na g\u00f6re sekt\u00f6rler itibariyle 2003 y\u0131l\u0131 su t\u00fcketimi ve 2030 tahminine g\u00f6re ise \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki 25 y\u0131ll\u0131k d\u00f6nemde su gereksinimi bug\u00fcnk\u00fcnden yakla\u015f\u0131k \u00fc\u00e7 kat daha fazla olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Suyun kalitesi ve bu kaliteye ba\u011fl\u0131 olarak \u00e7e\u015fitli kullan\u0131mlara y\u00f6nlendirilecek suyun potansiyeli de b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r.\u00a0 T\u00fcrkiye\u2019nin su kaynaklar\u0131n\u0131n kalitesinin bozulmas\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca nedenleri aras\u0131nda; do\u011fal varl\u0131klar\u0131n a\u015f\u0131r\u0131 kullan\u0131m\u0131, \u00e7arp\u0131k kentle\u015fme, plans\u0131z sanayile\u015fme ve evsel, end\u00fcstriyel ve tar\u0131msal kaynakl\u0131 faaliyetler yer almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dclkemizin \u00f6nemli tar\u0131m ve end\u00fcstri merkezlerini kapsayan akarsu havzalar\u0131nda yer alan su kaynaklar\u0131n\u0131n kalitesi, \u201cSu Kirlili\u011fi Kontrol\u00fc Y\u00f6netmeli\u011fi\u201dnde belirtilen, \u201cK\u0131ta \u0130\u00e7i Su Kaynaklar\u0131n\u0131n S\u0131n\u0131flar\u0131na G\u00f6re Kalite Kriterleri\u201d s\u0131n\u0131r de\u011ferleri baz al\u0131narak s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, II. S\u0131n\u0131f (az kirlenmi\u015f su) ve IV. S\u0131n\u0131f (\u00e7ok kirlenmi\u015f su) aras\u0131nda de\u011fi\u015fmektedir.<\/p>\n<p>\u00d6te taraftan, \u00fclkemizde \u00e7ekilen suyun kayna\u011f\u0131n\u0131; ba\u015fta y\u00fczey ve yeralt\u0131 suyu kaynaklar\u0131 olmak \u00fczere; deniz suyu, akarsu, g\u00f6l, baraj, kaynak suyu ve kuyu suyu olu\u015fturmaktad\u0131r. T\u00fcrkiye \u0130statistik Kurumu Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 (T\u00dc\u0130K) taraf\u0131ndan elde edilen verilere g\u00f6re; 2004 y\u0131l\u0131nda, T\u00fcrkiye\u2019de, belediyeler, imalat sanayi ve enerji \u00fcretimi tesisleri taraf\u0131ndan su kaynaklar\u0131ndan yakla\u015f\u0131k olarak 8,54 milyon m3 su \u00e7ekilmi\u015ftir. \u00c7ekilen toplam su miktar\u0131n\u0131n % 56\u2019s\u0131 belediyeler, % 30\u2019u enerji \u00fcretimi tesisleri ve % 14\u2019\u00fc ise imalat sanayi taraf\u0131ndan kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yine T\u00dc\u0130K\u2019in 2004 y\u0131l\u0131 verilerine g\u00f6re, t\u00fcm kaynaklardan temin edilen toplam su miktar\u0131 ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda; denizlerin % 36 oran\u0131 ile en b\u00fcy\u00fck su temini kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Denizleri, s\u0131ras\u0131yla; % 24, % 19 ve % 16 oranlar\u0131 ile, barajlar, kuyu sular\u0131 ve kaynak sular\u0131 izlemektedir. Akarsular, g\u00f6ller ve g\u00f6letler ve di\u011fer kaynaklar ise, toplam talebin yaln\u0131zca % 5\u2019ini kar\u015f\u0131layabilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Su Hizmetleri<\/p>\n<p>T\u00dc\u0130K Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 taraf\u0131ndan, belediye te\u015fkilatlar\u0131 kurulmu\u015f olan t\u00fcm belediyelerden elde edilen \u201cBelediye \u0130\u00e7me ve Kullanma Suyu Temel G\u00f6sterge Sonu\u00e7lar\u0131\u201d kapsam\u0131nda; 2004 verilerine g\u00f6re 3213 belediyeden 3159 belediyede i\u00e7me ve kullanma suyu \u015febekesi ile hizmet verildi\u011fi belirlenmi\u015f olup halen 53 belediye bu asgari hizmetten bile yoksundur. Belediyeler taraf\u0131ndan temin edilen su miktar\u0131n\u0131n, % 40\u2019\u0131 barajdan, % 28\u2019i kuyu suyundan, % 27\u2019si kaynak suyundan, % 3\u2019\u00fc akarsudan ve % 2\u2019si ise g\u00f6l ve g\u00f6letten \u00e7ekilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00d6te taraftan toplam su \u00fcretiminin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn, fiziksel olarak, boru hatlar\u0131nda ve rezervuarlarda meydana gelen s\u0131z\u0131nt\u0131lar ve ka\u00e7aklar nedeni ile kayboluyor olmas\u0131 da halen \u00e7ok \u00f6nemli bir sorundur. T\u00dc\u0130K Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 taraf\u0131ndan, 2004 y\u0131l\u0131nda elde edilen \u201cBelediye \u0130\u00e7me ve Kullanma Suyu Temel G\u00f6sterge Sonu\u00e7lar\u0131\u201dna g\u00f6re; i\u00e7me ve kullanma suyu \u015febekesi i\u00e7in, \u015febekeye \u00e7ekilen ile kullan\u0131c\u0131lara da\u011f\u0131t\u0131lan su miktar\u0131 aras\u0131ndaki fark al\u0131narak hesaplanan \u015febeke kay\u0131plar\u0131n\u0131n ortalama % 55 oldu\u011fu belirlenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>S\u00f6z konusu kay\u0131plar fiziksel ve fiziksel olmayan kay\u0131plar olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Tesislerin eskili\u011fi ve yetersizli\u011fi; belediyelerde i\u00e7me ve kullanma suyu \u015febekesi haritalar\u0131n\u0131n olmamas\u0131 ya da mevcut olanlar\u0131n\u0131n sa\u011fl\u0131kl\u0131 olmamas\u0131; belediyeler taraf\u0131ndan iletim hatlar\u0131nda ve da\u011f\u0131t\u0131m \u015febekelerinde gerekli bak\u0131m\u0131n ve onar\u0131m\u0131n zaman\u0131nda ve yeterli d\u00fczeyde yap\u0131lmamas\u0131; abone ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131n tekni\u011fine uygun olarak ger\u00e7ekle\u015ftirilmemesi; s\u0131z\u0131nt\u0131lardan ve ka\u00e7aklardan kaynaklanan fiziksel su kay\u0131plar\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca nedenleridir.<\/p>\n<p>\u00dcretilen suyun di\u011fer b\u00f6l\u00fcm\u00fc ise, t\u00fcketilen ancak \u00f6l\u00e7\u00fclemeyen veya bedeli al\u0131namayan sular\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131, fiziksel olmayan \u015fekilde kaybolmaktad\u0131r. Belediyelerdeki abone kay\u0131t sisteminin yeteri derecede sa\u011fl\u0131kl\u0131 olmamas\u0131; da\u011f\u0131t\u0131m \u015febekesine giren ve \u00e7\u0131kan su miktar\u0131n\u0131n kontrol\u00fcne y\u00f6nelik uygun kontrol sistemlerinin kullan\u0131lmamas\u0131; ar\u0131zal\u0131 saya\u00e7lar; d\u00fc\u015f\u00fck t\u00fcketimlerde saya\u00e7lar\u0131n do\u011fru t\u00fcketim miktar\u0131n\u0131 belirleyememesi; ka\u00e7ak ba\u011flant\u0131lar ve \u00fccretsiz su sa\u011flama gibi yasad\u0131\u015f\u0131 yararlanmalar, fiziksel olmayan su kay\u0131plar\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca nedenleridir.<\/p>\n<p>Di\u011fer taraftan Sa\u011fl\u0131k Bakanl\u0131\u011f\u0131\u2019ndan temin edilen su kalitesi verilerine g\u00f6re 2002 y\u0131l\u0131nda; n\u00fcfusun %80\u2019ine su temin edilmi\u015f il merkezlerinde \u00f6rneklerin % 13\u2019\u00fcne kadar olan k\u0131sm\u0131n\u0131n standartlara uymad\u0131\u011f\u0131, n\u00fcfusun % 60\u2019\u0131na su temin edilen il merkezlerinde ise \u00f6rneklerin %5\u2019inin standartlara uymad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u0130l merkezinde ya\u015fayan n\u00fcfusun % 90\u2019\u0131 i\u00e7in standartlara uymayan numune oran\u0131; mikrobiyolojik parametreler i\u00e7in (toplam kolibasili) % 23, kimyasal parametreler i\u00e7in % 21 ve fiziksel parametreler i\u00e7in % 10 olarak belirlenmi\u015ftir. Bu de\u011ferler su kalitesine ili\u015fkin sorunlar\u0131n en ba\u015fta mikrobiyolojik kirlilikten, daha sonra ise kimyasal kirlilikten kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Son y\u0131llarda \u00f6zellikle b\u00fcy\u00fck kentlerimizin y\u00fcz y\u00fcze kald\u0131\u011f\u0131 su yoksunlu\u011fu, i\u00e7me suyu \u015febekesine s\u0131z\u0131nt\u0131 nedeniyle tifo salg\u0131nlar\u0131, 2008 y\u0131l\u0131n\u0131n bahar aylar\u0131nda Aksaray\u2019dan Konya\u2019ya T\u00fcrkiye\u2019nin de\u011fi\u015fik illerinde ba\u015f g\u00f6steren ishal vakalar\u0131, say\u0131lar\u0131 binleri ge\u00e7en insan\u0131n hastanelere ta\u015f\u0131nmas\u0131 ve kam\u0131 g\u00f6revlilerinin bu konudaki duyars\u0131zl\u0131klar\u0131 ve aymazl\u0131klar\u0131 \u00fclkemizin bu konudaki altyap\u0131 eksiklerini ve i\u015fletme-y\u00f6netme yetersizliklerini ortaya koyan sadece k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6rneklerdir.<\/p>\n<p>T\u00dc\u0130K\u2019in \u201cBelediye \u0130\u00e7me ve Kullanma Suyu Temel G\u00f6sterge Sonu\u00e7lar\u0131\u201dna g\u00f6re; i\u00e7me ve kullanma suyu ar\u0131tma tesisi ile hizmet verilen n\u00fcfusun toplam belediye n\u00fcfusuna oran\u0131, 2004 y\u0131l\u0131 verilerine g\u00f6re % 42\u2019dir. Halen %58 oran\u0131nda n\u00fcfus i\u00e7me ve kullanma suyu ar\u0131tma tesisi hizmetinden yoksundur.<\/p>\n<p>T\u00dc\u0130K Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n \u201cBelediye At\u0131k Su Temel G\u00f6sterge Sonu\u00e7lar\u0131\u201dna g\u00f6re; 2004 y\u0131l\u0131nda, 3213 belediyeden 2226 belediyede kanalizasyon \u015febekesi ile hizmet verildi\u011fi belirlenmi\u015ftir. Halen 987 belediye yani belediyelerin %31\u2019i bu hizmetten yoksundur.\u00a0 Son y\u0131llarda kanalizasyon \u015febekesi ile hizmet verilen belediye say\u0131s\u0131nda g\u00f6rece art\u0131\u015f oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmekle birlikte, kanalizasyon \u015febekesi ile hizmet verilen n\u00fcfusun toplam belediye n\u00fcfusuna oran\u0131nda benzer seviyede art\u0131\u015f g\u00f6r\u00fclmemektedir. Kanalizasyon \u015febekesi ile hizmet verilen n\u00fcfusun toplam belediye n\u00fcfusuna oran\u0131, 2001 y\u0131l\u0131nda % 81 iken, 2004 y\u0131l\u0131nda bu oran ancak % 86\u2019ya ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00dc\u0130K Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n \u201cBelediye At\u0131k Su Temel G\u00f6sterge Sonu\u00e7lar\u0131\u201dna g\u00f6re; at\u0131k su ar\u0131tma tesisi ile hizmet verilen belediye say\u0131s\u0131 2004 y\u0131l\u0131 verilerine g\u00f6re 319 olup, at\u0131k su ar\u0131tma tesisi ile hizmet verilen n\u00fcfusun toplam belediye n\u00fcfusuna oran\u0131 yine 2004 verilerine g\u00f6re %45\u2019dir. Ancak,\u00a0 T\u00fcrkiye geneline bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, 2004 y\u0131l\u0131nda, at\u0131k su ar\u0131tma tesisi ile hizmet verilen n\u00fcfusun toplam n\u00fcfusa oran\u0131 ise % 36 olarak belirlenmi\u015ftir. Yani toplam n\u00fcfusumuzun %64\u2019\u00fcne at\u0131k su ar\u0131tma tesisi hizmeti verilememektedir.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 ve \u00d6neriler<\/p>\n<p>Temiz i\u00e7ilebilir suya eri\u015fim t\u00fcm d\u00fcnya halklar\u0131n\u0131n hakk\u0131d\u0131r. Su y\u00f6netimi ile ilgili t\u00fcm politikalar; toplumun tamam\u0131n\u0131n su kaynaklar\u0131na ula\u015f\u0131m hakk\u0131 oldu\u011fu ve su kaynaklar\u0131n\u0131n kamu yarar\u0131na uygun kullan\u0131m\u0131 temelinde olu\u015fturulmal\u0131d\u0131r. Herkesin \u00fccretsiz, temiz su hakk\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Bu temelde \u00c7evre M\u00fchendisleri Odas\u0131\u2019n\u0131n su y\u00f6netimi \u00fczerine g\u00f6r\u00fc\u015f ve \u00f6nerileri \u015funlard\u0131r;<\/p>\n<p>\u2022 Su varl\u0131klar\u0131n\u0131n korunmas\u0131 ve gelecekteki ihtiya\u00e7lar\u0131n kar\u015f\u0131lanmas\u0131 i\u00e7in, gerekli ara\u00e7 ve teknikler geli\u015ftirilmeli, bu noktada yeni bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u2022 Ulusal ve yerel \u00f6l\u00e7ekte, kamucu bir su politikas\u0131 olu\u015fturulmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u2022 Bireysel ve k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte, e\u015fitlik\u00e7i, do\u011fa korumac\u0131 uluslararas\u0131 bir su politikas\u0131n\u0131n tesisinde T\u00fcrkiye \u00f6nc\u00fc \u00fclke olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u2022 Su varl\u0131klar\u0131n\u0131n korunmas\u0131, geli\u015ftirilmesi, do\u011fru ve planl\u0131 kullan\u0131m\u0131nda, yasal d\u00fczenlemeler bilim ve toplum yarar\u0131 ekseninde yap\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u2022 Su politikas\u0131 ve y\u00f6netiminde, g\u00f6rev ve yetki karma\u015fas\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zecek merkezi, yerel \u00f6rg\u00fctlenmeler ve t\u00fczel d\u00fczenlemeler, yeni bir anlay\u0131\u015fla ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u2022 Mevcut su varl\u0131klar\u0131, miktar ve kalite olarak korunmal\u0131 ve iyile\u015ftirilmelidir.<\/p>\n<p>\u2022 \u00dclkemiz yeralt\u0131 ve y\u00fczey suyu envanteri, kullan\u0131m ve t\u00fcketim senaryolar\u0131, kamusal bir bak\u0131\u015fla ve kat\u0131l\u0131mc\u0131 bir anlay\u0131\u015fla yap\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u2022 H\u00fck\u00fcmetler, ilgili kamu kurumlar\u0131, \u00fcniversiteler ve meslek odalar\u0131 ile i\u015fbirli\u011fini, \u00f6zellikle su konusunda acil ve \u00f6ncelikli bir yakla\u015f\u0131m olarak ele almal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u2022 Tar\u0131mda, sanayide ve konutlarda, suyun verimli kullan\u0131m\u0131na y\u00f6nelik program ve projeler geli\u015ftirilmelidir.<\/p>\n<p>\u2022 Su varl\u0131klar\u0131n\u0131n, at\u0131k sular, kat\u0131 at\u0131klar, tar\u0131msal ila\u00e7 ve g\u00fcbre kullan\u0131m\u0131 ile kirlenmesinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilmeli, bu alanda proje ve yapt\u0131r\u0131mlar \u00f6ncelikle tesis edilmelidir.<\/p>\n<p>\u2022 Kentsel altyap\u0131 hizmetlerinin\u00a0 (i\u00e7me ve kullanma suyu, kanalizasyon, at\u0131k su) geli\u015ftirilmesine \u00f6nem ve \u00f6ncelik verilmeli, bu alanda da kamucu politakalar hayata ge\u00e7irilmelidir.<\/p>\n<p>\u2022 \u0130ller Bankas\u0131 ve DS\u0130 Genel M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc gibi kurumlar\u0131n, su politikalar\u0131 ve su y\u00f6netimi alan\u0131ndaki g\u00f6rev ve sorumluluklar\u0131 yeniden tan\u0131mlanmal\u0131, havza y\u00f6netimi temelinde yetkileri geni\u015fletilmelidir.<\/p>\n<p>\u2022 Uluslararas\u0131 su tekellerinin, kent \u00f6l\u00e7e\u011findeki su y\u00f6netimi politikalar\u0131na, bu alandaki projelerine kar\u015f\u0131, kentsel su da\u011f\u0131t\u0131m \u015febekeleri ve ar\u0131t\u0131m sistemleri hemen kamula\u015ft\u0131r\u0131lmal\u0131, \u0130ller Bankas\u0131 ve belediyeler eli ile y\u00f6netilmelidir.<\/p>\n<p>Biyolojik \u00c7e\u015fitlili\u011fimiz yok oluyor<\/p>\n<p>Biyolojik \u00e7e\u015fitlilik, kara, deniz ve di\u011fer su ekosistemleri ile bu ekosistemlerin bir par\u00e7as\u0131 olan ekolojik yap\u0131lar da dahil olmak \u00fczere t\u00fcm kaynaklardaki canl\u0131 organizmalar aras\u0131ndaki farkl\u0131la\u015fma anlam\u0131ndad\u0131r; t\u00fcrlerin ya\u015fama ortamlar\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli biyotik ve abiyotik fakt\u00f6rler bak\u0131m\u0131ndan g\u00f6sterdi\u011fi farkl\u0131l\u0131klar\u0131, ekosistemlerde ya\u015fayan canl\u0131lar\u0131n kendi aralar\u0131nda, canl\u0131lar ile cans\u0131zlar aras\u0131nda, yere ve zamana g\u00f6re de\u011fi\u015fen farkl\u0131l\u0131klar\u0131 ile genler, t\u00fcrler, ekosistemler ve i\u015flevlerin tamam\u0131n\u0131 ifade etmektedir.<\/p>\n<p>D\u00fcnya&#8217;n\u0131n her yerinde biyolojik \u00e7e\u015fitlili\u011fi azaltan veya onu olumsuz y\u00f6nde etkileyen\u00a0 nedenlerin hemen hepsinde do\u011frudan veya dolayl\u0131 olarak insan fakt\u00f6r\u00fcn\u00fcn \u00f6nemli oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye de endemik bitkiler a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok zengin olmas\u0131na ra\u011fmen,\u00a0 zenginli\u011fi olu\u015fturan bu t\u00fcrlerin baz\u0131lar\u0131 ciddi tehditlerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. D\u00fcnya Koruma Birli\u011fi (IUCN 2001) kriterlerine g\u00f6re endemik t\u00fcrlerimizin yakla\u015f\u0131k 600 kadar\u0131 \u201cKritik CR\u201d, 700 kadar\u0131 da \u201cTehlikede EN\u201d kategorisinde yer almaktad\u0131r. Tehdit alt\u0131nda olan bu t\u00fcrlerin etkin korunmas\u0131 konusunda al\u0131nan tedbirler yetersizdir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye omurgal\u0131 faunas\u0131 \u00fczerine bir\u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fma yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in fauna b\u00fcy\u00fck oranda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Son verilere g\u00f6re T\u00fcrkiye\u2019de 460 ku\u015f, 161 memeli, 141 s\u00fcr\u00fcngen, 480 deniz bal\u0131\u011f\u0131 ve 236 t\u00fcr de tatl\u0131 su bal\u0131\u011f\u0131n\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 tespit edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019de memelilerden 5 t\u00fcr, 32 alt t\u00fcr, s\u00fcr\u00fcngenlerden 16 t\u00fcr ve\/veya alt t\u00fcr, tatl\u0131 su bal\u0131klar\u0131ndan ise 70 t\u00fcr\/alt t\u00fcr bal\u0131k endemiktir. T\u00fcrkiye\u2019de do\u011fal yay\u0131l\u0131\u015f \u00f6steren ceylan (Gazella subgutturosa) ve yaban koyununun (Ovis orientalis anatolica) do\u011fal 151populasyonlar\u0131 yok olmu\u015f olup s\u0131n\u0131rl\u0131 koruma alanlar\u0131nda az miktarda populasyonlar\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Buna ilave olarak alageyik (Cervus dama) ve s\u0131rtlan\u0131n da (Hyena hyena) son 20\u201330 y\u0131ll\u0131k zaman dilimi i\u00e7erisinde yok oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Ayr\u0131ca panter (Panthera pardus tulliana), hazar kaplan\u0131 (Panthera tipgis virgata) ve aslan\u0131n (Panthera leo persica) Anadolu\u2019da soyunun t\u00fckendi\u011fi bilinmektedir. T\u00fcrkiye\u2019den kaydedilen 161 memeli t\u00fcr\u00fcnden 37 altt\u00fcr ve\/veya varyete endemiktir. Bu t\u00fcrlerden 23\u2019\u00fc tehdit alt\u0131nda olup koruma alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r, daha \u00f6nce var olan 7 t\u00fcr de kaybolmu\u015ftur. Deniz bal\u0131klar\u0131ndan endemik ve tehdit alt\u0131nda t\u00fcr yoktur ancak tatl\u0131 sularda yay\u0131l\u0131\u015f g\u00f6steren 276 t\u00fcrden 70\u2019i endemik olup 4 t\u00fcr kaybolmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Tespit edilen 460 ku\u015f t\u00fcr\u00fcnden endemik t\u00fcr olmamakla birlikte 17 t\u00fcr tehdit alt\u0131nda, kelaynak (Geronticus eremita) etkin koruma alt\u0131nda (do\u011fal populasyon t\u00fckenmi\u015f), b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu da koruma gerektiren t\u00fcrler aras\u0131ndad\u0131r.\u00a0 \u00dclkemizin d\u00fcnyan\u0131n iki b\u00fcy\u00fck ku\u015f g\u00f6\u00e7 yolu \u00fczerinde olmas\u0131, ku\u015flar\u0131n beslenme ve \u00fcreme alan\u0131 olarak \u00f6nemini art\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Amik G\u00f6l\u00fc, Avlan G\u00f6l\u00fc, Hotam\u0131\u015f, E\u015fmekaya sazl\u0131klar\u0131 gibi sulak alanlar kaybediliyor. Bey\u015fehir G\u00f6l\u00fc, Tuz G\u00f6l\u00fc s\u00fcratle kirleniyor ve y\u00fczey alanlar\u0131 h\u0131zla k\u00fc\u00e7\u00fcl\u00fcyor.<\/p>\n<p>Fethiye&#8217;ye fosseptik, Tuz G\u00f6l\u00fc&#8217;ne kanalizasyon ak\u0131yor&#8230; Kekova&#8217;y\u0131 yatlar, Fo\u00e7a&#8217;y\u0131 bal\u0131k \u00e7iftlikleri yok ediyor.<\/p>\n<p>135\u2019i uluslararas\u0131 \u00f6neme sahip olan 500 sulak alan\u0131m\u0131zdan RAMSAR S\u00f6zle\u015fmesi listesine dahil edilen 12 alanda ciddi oranlarda kuruma ve kirlenme mevcut.<\/p>\n<p>T\u00fcm d\u00fcnyada koruma alt\u0131na al\u0131nan alanlar\u0131n \u00fclke y\u00fcz \u00f6l\u00e7\u00fcmlerine oran\u0131 y\u00fczde 12.8. T\u00fcrkiye&#8217;de ise ayn\u0131 oran sadece y\u00fczde 3.9.<\/p>\n<p>Al\u0131nan yarg\u0131 kararlar\u0131na ra\u011fmen Bergama Ovac\u0131k Alt\u0131n Madeni ba\u015fta olmak \u00fczere bir\u00e7ok yerde siyan\u00fcrle alt\u0131n madeni i\u015fletmecili\u011fi hala devam ediyor.<\/p>\n<p>Biyo\u00e7e\u015fitlili\u011fin zarar g\u00f6rmesinde ve yok olmas\u0131nda pek \u00e7ok etken rol oynamaktad\u0131r. Baraj, santral, otoyol, havaalan\u0131, k\u00f6pr\u00fc, fabrika gibi b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli projeler, sular\u0131n ak\u0131\u015f y\u00f6n\u00fcn\u00fcn de\u011fi\u015ftirilmesi, sanayi ve evsel kirlilik, sulak alanlar\u0131 kurutma ve \u0131slah \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, a\u015f\u0131r\u0131 ve yasad\u0131\u015f\u0131 bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k, bilin\u00e7siz avlanma, denetimsiz saz kesimi ve yak\u0131lmas\u0131, turizm etkinliklerinden kaynaklanan bask\u0131, deniz kazalar\u0131, petrol s\u0131z\u0131nt\u0131lar\u0131, bilin\u00e7siz tar\u0131m ve hayvanc\u0131l\u0131k faaliyetleri \u00fclkemizin biyolojik \u00e7e\u015fitlili\u011fe b\u00fcy\u00fck zararlar vermektedir.<\/p>\n<p>Di\u011fer taraftan Geneti\u011fi de\u011fi\u015ftirilmi\u015f organizmalar (GDO) T\u00fcrkiye&#8217;nin yeni tan\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 sorun alanlar\u0131ndan birini olu\u015fturmaktad\u0131r. \u00d6zellikle m\u0131s\u0131r, bu\u011fday, soya fasulyesi gibi \u00fcr\u00fcnlerde yeni b\u00fcy\u00fck bir pazar olarak alg\u0131lanan T\u00fcrkiye&#8217;nin bu konuda yapt\u0131\u011f\u0131 haz\u0131rl\u0131klar yeterli de\u011fildir.<\/p>\n<p>GDO\u2019yla ilgili en \u00f6nemli kayg\u0131lardan biri; aktar\u0131lm\u0131\u015f genlerin do\u011fal bitki t\u00fcr\u00fcne atlayarak, bulunduklar\u0131 \u00e7evredeki do\u011fal t\u00fcrlerde genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin kayb\u0131na neden olmalar\u0131,\u00a0 Yabani t\u00fcrlerin do\u011fal yap\u0131lar\u0131nda sapmalara neden olmalar\u0131, ekosistemdeki t\u00fcr da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 ve dengeleri bozmalar\u0131d\u0131r. T\u00fcm d\u00fcnyada GDO konusundaki duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n, temel gerek\u00e7esini de biyolojik \u00e7e\u015fitlilik vurgusu olu\u015fturmaktad\u0131r.\u00a0 \u00d6te taraftan GDO\u2019lar uluslararas\u0131 tohum \u015firketleri ile ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ili\u015fkileri yaratmalar\u0131yla g\u00fcndeme gelmektedir. \u00d6zellikle k\u00fcresel \u0131s\u0131nman\u0131n uluslararas\u0131 ortamlarda kabul g\u00f6rmeye ba\u015flamas\u0131yla, uluslararas\u0131 pazar\u0131 kontrol eden \u00e7ok uluslu bu \u015firketler, bitkilerin kurakl\u0131k, a\u015f\u0131r\u0131 so\u011fuk ve s\u0131cak, sel, tuzluluk gibi ola\u011fan d\u0131\u015f\u0131 \u00e7evre ko\u015fullar\u0131nda hayatta kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak genlerin patentini almaktad\u0131r. \u015eirketlerin, \u201ciklim genleri\u201d olarak adland\u0131r\u0131lan bu genlerin kullan\u0131m hakk\u0131n\u0131 kazanmas\u0131, mutfa\u011f\u0131m\u0131za giren g\u0131dalar\u0131n \u00e7e\u015fidini azaltt\u0131\u011f\u0131 gibi, tar\u0131m aktivitesinin 10 bin y\u0131ll\u0131k birikimini yok etme tehlikesini ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu tabloya ve \u00fclkemizde bu alanda izlenen politikalara bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda,\u00a0 tar\u0131m\u0131n \u00e7ok uluslu tohum, g\u0131da ve tar\u0131m tekellerinin kontrol\u00fcne ge\u00e7mesi, AKP h\u00fck\u00fcmetinin uluslararas\u0131 lobilerle kurdu\u011fu ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ili\u015fkileri, h\u00fck\u00fcmetin tohumu, g\u0131day\u0131, biyolojik \u00e7e\u015fitlili\u011fi koruyamayaca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Olumsuz etkileri bu yan\u0131yla a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan di\u011fer taraftan yarataca\u011f\u0131 uzun vadeli olumsuz sonu\u00e7lar\u0131 belirsizlikler ta\u015f\u0131yan bu \u00fcretim y\u00f6ntemine ili\u015fkin acilen y\u00f6netsel, hukuksal ve teknik \u00f6nlemlerin geli\u015ftirilmesi gerekmektedir.<\/p>\n<p>Kentlerimiz \u00e7arp\u0131k b\u00fcy\u00fcmeye ve ranta teslim ediliyor<\/p>\n<p>Kentsel n\u00fcfus geli\u015fmeleri ile ilgili T\u00dc\u0130K\u2019in verilerine g\u00f6re 1995 y\u0131l\u0131nda 34,4 ve 2006 y\u0131l\u0131nda 49,5 milyon olan kent n\u00fcfusunun 2010 y\u0131l\u0131nda 53,5 milyon olmas\u0131 beklenmektedir. Yine ayn\u0131 \u015fekilde 1995 y\u0131l\u0131nda % 56,9 ve 2006 y\u0131l\u0131nda % 67,9 olan kent n\u00fcfusunun toplam n\u00fcfus i\u00e7indeki pay\u0131n\u0131n 2010 y\u0131l\u0131nda % 70\u2019e ula\u015fmas\u0131 beklenmektedir.<\/p>\n<p>H\u0131zl\u0131 n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131 ve buna paralel olarak kentler \u00fczerindeki bask\u0131 kentsel \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131 da beraberinde getirmekte, \u00e7arp\u0131k kentle\u015fme ile birlikte kentsel ya\u015fam alanlar\u0131 h\u0131zla \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc alanlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir.<\/p>\n<p>2004 y\u0131l\u0131 I. d\u00f6neminde 2003 y\u0131l\u0131 I. d\u00f6nemine g\u00f6re belediyeler taraf\u0131ndan yap\u0131 ruhsat\u0131 verilen yap\u0131lar\u0131n alan\u0131nda % 92, yap\u0131 kullanma izin belgesi verilen yap\u0131lar\u0131n alan\u0131nda % 17,7 art\u0131\u015f ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. 2004 y\u0131l\u0131nda 2003 y\u0131l\u0131 Ocak-Mart aylar\u0131 toplam\u0131nda yap\u0131 ruhsat\u0131 verilen binalar\u0131n say\u0131s\u0131nda %91.5, de\u011ferinde %116.7 art\u0131\u015f; yap\u0131 kullan\u0131m izin belgesi verilen binalar\u0131n say\u0131s\u0131nda % 26.5, de\u011ferinde % 31.6 oran\u0131nda art\u0131\u015f hesaplanm\u0131\u015ft\u0131r. 2004 Ocak-Mart aylar\u0131nda; 2003\u2019\u00fcn ayn\u0131 aylar\u0131na g\u00f6re yap\u0131 ruhsat\u0131 verilen binalardaki daire say\u0131s\u0131 % 101.1 artarak 26.162\u2019den 52.619\u2019a; yap\u0131 kullan\u0131m izin belgesi verilen binalardaki daire say\u0131s\u0131 % 15.5 artarak 36.759\u2019dan 42.458\u2019e y\u00fckselmi\u015ftir. 2004 y\u0131l\u0131 I. d\u00f6neminde 2003 y\u0131l\u0131na g\u00f6re yap\u0131 ruhsat\u0131 verilen yap\u0131lar\u0131n yap\u0131 alan\u0131nda en fazla art\u0131\u015f % 172.2 ile otel vb. binalarda, en az art\u0131\u015f % 50.8 ile ofis (i\u015fyeri) vb. binalarda g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Yap\u0131 kullan\u0131m izin belgesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ise, sanayi binalar\u0131 ve depolar % 69.7 ile y\u00fcksek art\u0131\u015f oran\u0131na sahipken, di\u011fer binalar % 39.2 oran\u0131 ile tek d\u00fc\u015f\u00fc\u015f g\u00f6steren kullan\u0131m amac\u0131 olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Kentlerimizdeki sosyal ve teknik altyap\u0131 eksiklikleri (i\u00e7mesuyu, kanalizasyon, ar\u0131tma, kat\u0131 at\u0131k) bu sorun alan\u0131n\u0131 daha da i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz bir hale sokmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Yine T\u00dc\u0130K\u2019in 2004 verilerine g\u00f6re; 3.225 belediyenin 2.226\u2019s\u0131nda kanalizasyon \u015febekesi mevcuttur. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, belediyelerimizin % 69\u2019u kanalizasyon \u015febekesine sahiptir. 3.225 belediyenin sadece 269\u2019u ar\u0131tma tesisine sahiptir. Bu da belediyelerimizin sadece %8\u2019inin ar\u0131tma tesisine sahip olmas\u0131 demektir. Yine n\u00fcfusumuzun % 63,7\u2019sinin at\u0131ksular\u0131 ar\u0131t\u0131lmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019de kat\u0131 at\u0131k sorunu da en \u00f6nemli kentsel \u00e7evre sorunu olarak \u00f6n\u00fcm\u00fczde durmaktad\u0131r. \u00dclkemizde kat\u0131 at\u0131k depolama tesisleri say\u0131s\u0131 yaln\u0131zca 16\u2019d\u0131r. Kat\u0131 at\u0131k bertaraf tesisleri ile hizmet edilen n\u00fcfusun toplam n\u00fcfusa oran\u0131 sadece %23,5\u2019dir. Her y\u0131l miktar\u0131 milyon tonlarla ifade edilen tehlikeli at\u0131klar\u0131n kontrols\u00fczce do\u011faya verildi\u011fi ise bilinen bir ger\u00e7ektir. Bu konuda do\u011fal olarak herhangi bir veri ya da kayda ula\u015fmak da m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00dclkemizin de\u011fi\u015fik co\u011frafyalar\u0131nda tesad\u00fcfen bulunan g\u00f6m\u00fcl\u00fc tehlikeli at\u0131k varillerine her ge\u00e7en g\u00fcn bir yenisi eklenmektedir. Dilovas\u0131\u2019nda ise kanser oran\u0131n\u0131n \u00fclkemizdeki genel ortalaman\u0131n neredeyse \u00fc\u00e7 kat\u0131na ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir.<\/p>\n<p>Do\u011fal, tarihi ve k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131klar\u0131m\u0131z da tehdit alt\u0131nda<\/p>\n<p>Siyasi iktidar, kamu y\u00f6netimi alan\u0131nda \u201creform\u201d ad\u0131 alt\u0131nda bir dizi dayatmay\u0131 hayata ge\u00e7irirken buna paralel olarak g\u00fcndeme getirdi\u011fi yasal d\u00fczenlemeler ile bu \u201creformu\u201dn bir anlamda tamamlay\u0131c\u0131s\u0131 olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Maden Yasas\u0131, \u00c7evre Kanunu, Yabanc\u0131lar\u0131n \u00c7al\u0131\u015fma \u0130zinleri Hakk\u0131ndaki Kanun ve K\u00fclt\u00fcr ve Tabiat Varl\u0131klar\u0131n\u0131 Koruma Kanunu\u2019ndaki de\u011fi\u015fiklikler, Orman Arazilerinin Sat\u0131\u015f\u0131 ve K\u0131y\u0131 Kanunu gibi konularda Anayasa de\u011fi\u015fiklikleri, Do\u011frudan Yabanc\u0131 Yat\u0131r\u0131mlar Yasas\u0131,\u00a0 N\u00fckleer G\u00fc\u00e7 Santrallerinin Kurulmas\u0131 ve \u0130\u015fletilmesi Hakk\u0131nda Yasa, Kentsel D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm Yasalar\u0131, Kamu Ta\u015f\u0131nmazlar\u0131n\u0131n Turizm Yat\u0131r\u0131mlar\u0131na Tahsisi Hakk\u0131ndaki Y\u00f6netmelik, Tar\u0131m Arazilerinin Korunmas\u0131 ve Kullan\u0131lmas\u0131na Dair Y\u00f6netmelik, Orman Kanunu\u2019nun 2\u2019nci Maddesi\u2019nin (A) Bendine G\u00f6re Orman S\u0131n\u0131rlar\u0131 D\u0131\u015f\u0131na \u00c7\u0131kar\u0131lacak Yerler Hakk\u0131nda Y\u00f6netmelik gibi yasa ya da y\u00f6netmelik de\u011fi\u015fikli\u011fi yoluyla g\u00fcndeme gelen olaylar, tar\u0131m arazilerimizin, ormanlar\u0131m\u0131z\u0131n, k\u0131y\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n, do\u011fal, tarihi ve k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131n ya\u011fma ve talan\u0131na sadece birka\u00e7 \u00f6rnektir.<\/p>\n<p>\u00dclkemizin d\u00f6rt bir yan\u0131 ya\u011fma ve talana teslim edilmi\u015f, t\u00fcccar siyaset anlay\u0131\u015f\u0131 ile hareket eden AKP H\u00fck\u00fcmeti\u2019nin bu alandaki politikalar\u0131 da D\u00fcnya Bankas\u0131 Program\u0131\u2019n\u0131n yans\u0131mas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu anlam\u0131 ile, memleketimizin t\u00fcm do\u011fal de\u011ferleri, sermayeye ve uluslararas\u0131 tekellerin insaf\u0131na b\u0131rak\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Orman Genel M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc verilerine g\u00f6re 21.188.747 hektar orman varl\u0131\u011f\u0131na sahibiz. 2006 y\u0131l\u0131nda 2.227 yang\u0131nda 7.762, 2007 y\u0131l\u0131nda ise 2.829 yang\u0131nda 11.665 hektar orman varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z yand\u0131. Bilindi\u011fi gibi, \u00fclkemizde orman yang\u0131nlar\u0131 kurak iklim ko\u015fullar\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra genel se\u00e7imler, ormanlar ve ormanc\u0131l\u0131kla ilgili hukuksal d\u00fczenlemelerin g\u00fcndemde oldu\u011fu d\u00f6nemlerde daha da artmaktad\u0131r. Ge\u00e7ti\u011fimiz y\u0131l da, Ba\u015fbakan\u0131n ve ilgili bakan\u0131n ormanlarla ilgili a\u00e7\u0131klamalar\u0131 orman yang\u0131nlar\u0131n\u0131n \u00f6nceki y\u0131la g\u00f6re neredeyse iki kat artmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. Bug\u00fcnlerde de yine orman yang\u0131nlar\u0131n\u0131n artmas\u0131na yol a\u00e7abilecek hukuksal d\u00fczenlemeler ve tart\u0131\u015fmalar yap\u0131lmaktad\u0131r. Turizmi Te\u015fvik Kanunu\u2019nda De\u011fi\u015fiklik Yap\u0131lmas\u0131na Dair Kanun ve siyasal iktidar\u0131n bu kanun ile ilgili a\u00e7\u0131klamalar\u0131n sinyallerini vermektedir.<\/p>\n<p>15 May\u0131s 2008 tarihli Resmi Gazete\u2019de yay\u0131mlanarak y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe giren yasayla, yakla\u015f\u0131k olarak 1,1 milyon d\u00f6n\u00fcm orman alan\u0131 turizm yat\u0131r\u0131mlar\u0131na a\u00e7\u0131labilecek ve bu yat\u0131r\u0131mlarla da 330 bin d\u00f6n\u00fcm alan ormans\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131labilecek. Bu miktar, ge\u00e7en y\u0131l yang\u0131nlarla yitirilen orman varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n otuz kat\u0131n\u0131 a\u015fmaktad\u0131r !<\/p>\n<p>A\u00e7\u0131kt\u0131r ki, \u00fclkemizde \u201corman\u201d say\u0131lan alanlar\u0131 hem korumak, do\u011fal de\u011fi\u015fme ve geli\u015fme s\u00fcre\u00e7lerine herhangi bir zarar vermemek hem de bu alanlardan toplumun t\u00fcm s\u0131n\u0131f ve kesimlerinin dengeli bi\u00e7imde ve devaml\u0131 olarak yararlanabilmesini sa\u011flamak gerekmektedir. 1982 Anayasas\u0131 bile bu gere\u011fin bir kamu hizmeti olarak yerine getirilmesini zorunlu saymaktad\u0131r. Ne yaz\u0131k ki, bu yal\u0131n ger\u00e7eklik, \u00fclkemizde, hemen hemen hi\u00e7bir d\u00f6nemde gerekti\u011fince kavranamam\u0131\u015ft\u0131r. Dahas\u0131, \u00f6zellikle \u201cdevlet orman\u0131\u201d say\u0131lan alanlardan kapitalist sermaye birikim s\u00fcrecine yeni f\u0131rsatlar yaratmak amac\u0131yla s\u0131n\u0131rs\u0131zca yararlan\u0131lmas\u0131, egemen bir yakla\u015f\u0131m bi\u00e7imi olmu\u015ftur. Oysa, \u00fclkemizde;<\/p>\n<p>i)ekolojik, ekonomik, toplumsal ve k\u00fclt\u00fcrel ko\u015fullar\u0131n nerede, ne ama\u00e7la, ne t\u00fcrden ormanlar\u0131n yeti\u015ftirilmesini zorunlu k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bilinmemektedir,<\/p>\n<p>ii)var olan \u201corman\u201d say\u0131lan alanlar\u0131n yap\u0131sal \u00f6zelliklerinin ve de\u011fi\u015fme e\u011filimlerinin t\u00fcm boyutlar\u0131yla ortaya konulmas\u0131 bir yana, hen\u00fcz s\u0131n\u0131rlar\u0131 bile belirlenememi\u015f, belirlenebilenleri de hen\u00fcz t\u00fcm\u00fcyle tapuya tescil edilememi\u015ftir;<\/p>\n<p>iii)toplumumuzun t\u00fcm s\u0131n\u0131f ve katmanlar\u0131n\u0131n \u201corman\u201d say\u0131lan alanlardan sa\u011flanabilecek \u00fcr\u00fcn ve hizmetlere y\u00f6nelik gereksinmesi nitelik ve nicelik olarak belirlenmemi\u015ftir,<\/p>\n<p>iv)bu nedenlerle de var olan \u201corman\u201d say\u0131lan alanlar\u0131n neresinde, hangi ama\u00e7larla ormanc\u0131l\u0131k yap\u0131lmas\u0131n\u0131n gerekli ve olanakl\u0131 oldu\u011fu; bu kapsamda neresinde hangi ormanc\u0131l\u0131k d\u0131\u015f\u0131 etkinliklerin, s\u00f6zgelimi madencilik, turizm, alt yap\u0131 vb. yat\u0131r\u0131mlar\u0131n\u0131n yap\u0131labilece\u011fi ortaya konulamam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu belirsizlikler giderilmedi\u011finde, \u201corman\u201d say\u0131lan alanlarda y\u00fcr\u00fct\u00fclecek ormanc\u0131l\u0131k ve ormanc\u0131l\u0131k d\u0131\u015f\u0131 etkinliklerin orman ekosistemlerine ve kamu yarar\u0131na ne t\u00fcrden ve ne denli zarar verebilece\u011finin ger\u00e7ek\u00e7i bi\u00e7imde \u00f6ng\u00f6r\u00fclebilmesi, t\u00fcm\u00fcyle rastlant\u0131sald\u0131r. A\u00e7\u0131kt\u0131r ki, bu durum, \u201corman\u201d say\u0131lan alanlara y\u00f6nelik sak\u0131ncal\u0131 yakla\u015f\u0131mlar\u0131n g\u00fcndeme getirilebilmesini ve ya\u015fama ge\u00e7irilebilmesini b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kolayla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. AKP de bu kolayl\u0131ktan yararlanma \u00e7abas\u0131 i\u00e7indedir: AKP\u2019nin en son olarak g\u00fcndeme getirdi\u011fi \u201cTurizmi Te\u015fvik Kanununda De\u011fi\u015fiklik Yap\u0131lmas\u0131na Dair Kanun\u201d da, ger\u00e7ekte, bu yakla\u015f\u0131m\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Di\u011fer taraftan do\u011fal tarihi ve k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferlerimiz turizmin de bask\u0131s\u0131 alt\u0131ndad\u0131r. Son y\u0131llarda turizm sekt\u00f6r\u00fcndeki h\u0131zl\u0131 ama plans\u0131z geli\u015fme, h\u00fck\u00fcmetin yasa yolu ile bu alandaki ya\u011fma politikalar\u0131 do\u011fal, tarihi ve k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferlerimizi de yok etme tehlikesiyle y\u00fcz y\u00fcze b\u0131rakmakta ekolojik b\u00fct\u00fcn \u00fczerinde olumsuz pek \u00e7ok etki yaratmaktad\u0131r. \u00dclkemizde turizm faaliyetlerinin % 79\u2019u Nisan-Ekim aylar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015firken Ege ve Akdeniz k\u0131y\u0131lar\u0131nda yo\u011funla\u015fmaktad\u0131r. Bu yo\u011funluk \u00f6nemli \u00e7evresel bask\u0131lar meydana getirmektedir. Akdeniz \u00fclkelerinde oldu\u011fu gibi \u00fclkemizde turizm \u00e7o\u011funlukla deniz k\u0131y\u0131s\u0131nda yo\u011funla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. K\u0131y\u0131lar\u0131n, plajlar\u0131n ve deniz suyunun temizli\u011fi \u00e7evre kalitesinin en \u00f6nemli g\u00f6stergesi olarak kabul edilmektedir.<\/p>\n<p>Turizm faaliyetlerinden kaynaklanan g\u00fcr\u00fclt\u00fc, hava kirlili\u011fi ve at\u0131klar, turizmin alt yap\u0131s\u0131n\u0131n olu\u015fturmak i\u00e7in h\u0131zl\u0131 konutla\u015fma ve \u00e7arp\u0131k kentle\u015fme, ayr\u0131ca ikinci konut dedi\u011fimiz yazl\u0131k in\u015faatlar\u0131 nedeniyle verimli tar\u0131m topraklar\u0131n\u0131n betonla\u015fmas\u0131 ve flora ve fauna \u00fczerine olumsuz etkileri \u00e7evre \u00fczerindeki en \u00f6nemli bask\u0131 unsurlar\u0131d\u0131r. Turizm b\u00f6lgelerimizin en \u00f6nemli \u00e7evresel sorunlar\u0131n\u0131 s\u0131ras\u0131yla alt yap\u0131, temiz su ihtiyac\u0131, kat\u0131 at\u0131klar\u0131n depolanmas\u0131, at\u0131k su, ar\u0131t\u0131lm\u0131\u015f suyun derin de\u015farj\u0131, elektrik enerjisinde ya\u015fanan s\u0131k\u0131nt\u0131lar, karayollar\u0131nda yerle\u015fim merkezlerinde hava alanlar\u0131nda olu\u015fan g\u00fcr\u00fclt\u00fc kirlili\u011fi v.s. diye s\u0131ralamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Turizm faaliyetleri ger\u00e7ekle\u015firken, gerek yap\u0131la\u015fma a\u015famas\u0131nda, gerekse i\u015fletilmeleri s\u0131ras\u0131nda su, toprak, hava ve flora-fauna gibi do\u011fal kaynaklar \u00fczerinde olduk\u00e7a fazla bask\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7evrenin korunmas\u0131 ve geli\u015ftirilmesi i\u00e7in gerekli tedbirlerin al\u0131nmamas\u0131 halinde; topraklar\u0131 \u00e7\u00f6lle\u015fmi\u015f, k\u0131y\u0131lar\u0131 tahrip edilmi\u015f, su kaynaklar\u0131 kirlenmi\u015f, denizlerine girilemez olmu\u015f, biyolojik \u00e7e\u015fitlili\u011finden eser kalmam\u0131\u015f, t\u00fcm do\u011fal g\u00fczellikleri kaybolmu\u015f, hava emisyonlar\u0131 kontrol alt\u0131na al\u0131namad\u0131\u011f\u0131ndan havas\u0131 kirlenmi\u015f bir \u00fclkenin turizminin geli\u015fmesinden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131r. \u0130zlenen politikalarla mevcut durumun korunmas\u0131 bile bug\u00fcn hayal olarak g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn Hasankeyf&#8217;te, Allianoi&#8217;de, k\u00fclt\u00fcr ve tarih kenti \u0130stanbul&#8217;da, ba\u015fkent Ankara\u2019da tarihsel miras\u0131m\u0131z ya baraj projelerinin ya da kentsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm uygulamalar\u0131n\u0131n alt\u0131nda ezilmektedir. \u00d6te yandan, sulak alanlar\u0131m\u0131z kurutulmakta, ormanlar\u0131m\u0131z, k\u0131y\u0131lar\u0131m\u0131z ve tar\u0131m arazilerimiz ya\u011fmalanmakta, g\u00f6llerimiz, nehirlerimiz kurumakta ve kirletilmektedir. T\u00fcm bu talandan geriye kalabilenlerinin sonunun ise \u00f6zelle\u015ftirme politikalar\u0131na ve sat\u0131larak sermaye gruplar\u0131na teslimiyet olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek ise uzak bir tahmin olarak g\u00f6r\u00fcnmemektedir.<\/p>\n<p>B\u0130T\u0130R\u0130RKEN<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn olumsuzluklara ra\u011fmen, 5 Haziran D\u00fcnya \u00c7evre G\u00fcn\u00fc\u2019n\u00fc \u201cuyar\u0131 ve m\u00fccadele\u201d g\u00fcn\u00fc olarak anlamland\u0131ran \u00c7evre M\u00fchendisleri Odas\u0131 her y\u0131l yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u201c\u00c7evre Durum Raporlar\u0131\u201d ile bu y\u00f6ndeki kamusal sorumlulu\u011funu yerine getirmekte, sorunlar\u0131 ve \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerilerini kamuoyunu ile payla\u015fmaya devam etmektedir.<\/p>\n<p>Odam\u0131z, toplum ve kamu yarar\u0131 eksenli politikalar\u0131 hayata ge\u00e7irmek, kamusal hizmet alanlar\u0131nda ulusal, b\u00f6lgesel ve kentsel d\u00fczeyde kamucu yakla\u015f\u0131mlar\u0131 tesis edebilmek i\u00e7in bu alandaki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 yo\u011funla\u015ft\u0131rarak s\u00fcrd\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>Bu yan\u0131yla siyasileri ve karar vericileri YA\u015eAM \u0130\u00c7\u0130N \u00c7OK GE\u00c7 OLMADAN B\u0130R KEZ DAHA UYARIYORUZ! Y\u00dcR\u00dcTT\u00dcKLER\u0130 \u00d6ZELLE\u015eT\u0130RMEC\u0130 VE YA\u011eMACI POL\u0130T\u0130KALARA KAR\u015eI HAVAMIZLA, TOPRA\u011eIMIZLA, SUYUMUZLA, T\u00dcKET\u0130M VE KAR HIRSINA TESL\u0130M ED\u0130LM\u0130\u015e B\u0130R \u00c7EVRE DE\u011e\u0130L, SA\u011eLIKLI, TEM\u0130Z VE YA\u015eANAB\u0130L\u0130R B\u0130R D\u00dcNYA \u0130\u00c7\u0130N M\u00dcCADELE KARARLILI\u011eIMIZI Y\u0130NEL\u0130YORUZ !<\/p>\n<p>TMMOB \u00c7evre M\u00fchendisleri Odas\u0131 Y\u00f6netim Kurulu<\/p>\n<p>KAYNAK\u00c7A<\/p>\n<p>1-\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7a\u011flar, Y.; Siyasal \u0130ktidar\u0131n Ormanlar\u0131m\u0131z\u0131 Turizmcilerin \u201cYol Ge\u00e7en Han\u0131na\u201d D\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme \u00c7abalar\u0131 S\u00fcr\u00fcyor, 5 Nisan 2008.<\/p>\n<p>2-\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Devlet Su \u0130\u015fleri Genel M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc Web Sayfas\u0131 (www.dsi.gov.tr)<\/p>\n<p>3-\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 GEO-4 (Global Environmental Outlook \u2013 K\u00fcresel \u00c7ev<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"TMMOB \u00c7EVRE M\u00dcHEND\u0130SLER\u0130 ODASI\n\u00c7EVRE DURUM RAPORU 2008\n&nbsp;\nBirle\u015fmi\u015f Milletler \u00c7evre Program\u0131 taraf\u0131ndan 2008 y\u0131l\u0131 D\u00fcnya \u00c7evre G\u00fcn\u00fc i\u00e7in belirlenen tema ve yap\u0131lan a\u00e7\u0131klama (Al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 B\u0131rak! D\u00fc\u015f\u00fck Karbon Ekonomisine Do\u011fru) bir kez daha g\u00f6stermi\u015ftir ki, 5 Haziran 1972&#8217;de Stockholm&#8217;de ger\u00e7ekle\u015ftirilen ve d\u00fcnyan\u0131n do\u011fal dengesinin korunmas\u0131 i\u00e7in insan ve do\u011fal varl\u0131klara \u00f6ncelik veren bir anlay\u0131\u015f\u0131n egemen olmas\u0131 gere\u011finin ortaya koyuldu\u011fu \u00c7evre Konferans\u0131&#8217;ndan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze hava, su ve topra\u011f\u0131n bile \u015firketlerin kar g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fc ve i\u015ftah\u0131n\u0131 art\u0131rd\u0131\u011f\u0131, ekonominin en \u00f6nemli girdisini ya da kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu bir d\u00f6neme girilmi\u015ftir.\n\n","protected":false},"author":5,"featured_media":40571,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"inline_featured_image":false,"footnotes":""},"categories":[5],"tags":[],"class_list":{"0":"post-105","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","5":"has-post-thumbnail","7":"category-bilgibelge"},"acf":[],"amp_enabled":true,"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/105","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/users\/5"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=105"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/105\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/media\/40571"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=105"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=105"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=105"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}