{"id":1139,"date":"2009-05-11T05:25:28","date_gmt":"2009-05-11T02:25:28","guid":{"rendered":"http:\/\/politeknik.org.tr\/\/?p=1139"},"modified":"2019-01-28T21:01:32","modified_gmt":"2019-01-28T18:01:32","slug":"tuerkiye-cevre-hareketi-halklarken-mehmet-horu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/tuerkiye-cevre-hareketi-halklarken-mehmet-horu\/","title":{"rendered":"T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi Halkla\u015f\u0131rken &#8211; Mehmet Horu\u015f"},"content":{"rendered":"<p><strong>T\u00dcRK\u0130YE \u00c7EVRE HAREKET\u0130 HALKLA\u015eIRKEN<\/strong><br \/>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 <br \/>TMMOB\u2019a ba\u011fl\u0131 odalar, KESK ve D\u0130SK\u2019e ba\u011fl\u0131 sendikalar, \u00e7evreci kurumlar, demokratik kitle \u00f6rg\u00fctleri ve bireylerden olu\u015fan Beyazad\u0131mlar Platformu taraf\u0131ndan TMMOB \u00c7evre Sempozyumu\u2019na sunulan \u201cT\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi Halkla\u015f\u0131yor\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 bildirinin \u00fczerinden iki y\u0131l ge\u00e7ti. Bildirideki tespitlere hareketin ge\u00e7mi\u015f iki y\u0131ll\u0131k prati\u011fi ile yeniden bakmak ve \u00e7evre hareketinin ileriki y\u0131llarda g\u00fcndemine alaca\u011f\u0131 muhtemel politik eksenine katk\u0131 sunaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen belli konu ba\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131 \u00f6nermek bu yaz\u0131n\u0131n as\u0131l hedefini olu\u015fturuyor.\u00a0 En az\u0131ndan \u00e7evre hareketi i\u00e7inde fikri takip yapman\u0131n kendi gelene\u011fini yaratmas\u0131nda \u00f6nemli bir i\u015flev g\u00f6rece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. A\u015fa\u011f\u0131da yaz\u0131lanlar, T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi Halkla\u015f\u0131yor bildirisinin devam\u0131 olarak anla\u015f\u0131labilir. \u0130lk metinde hareketin mevcut sorunlar\u0131n\u0131 a\u015fmas\u0131nda yard\u0131mc\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 varsayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00f6nerileri, aradan ge\u00e7en s\u00fcrede yine hareketin kendi deneyimi i\u00e7erisinde k\u0131smen s\u0131nama \u015fans\u0131 oldu. \u00d6nceki metinle bu metin aras\u0131nda tekrarlar\u0131n bulunmas\u0131n\u0131n nedeni, eylem i\u00e7inde kar\u015f\u0131l\u0131k bulan bu \u00f6nerilerin bir kez daha alt\u0131n\u0131 \u00e7izmektir.\u00a0 <\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Metalurji M\u00fchendisleri Odas\u0131\u2019n\u0131n da aktif kat\u0131l\u0131mc\u0131s\u0131 oldu\u011fu Beyazad\u0131mlar Platformu\u2019nun ismi, T\u00fcrkiye kamuoyunda \u00e7ok \u00f6ne \u00e7\u0131kmasa da, platformun emekten yana a\u00e7\u0131k tavr\u0131 nedeniyle di\u011fer \u00e7evre m\u00fccadelesi veren yap\u0131lar aras\u0131nda daha \u00f6zg\u00fcn bir yan\u0131 var. Platformun ad\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00f6ne \u00e7\u0131kmamas\u0131n\u0131n nedeni, T\u00fcrkiye\u2019nin d\u00f6rt bir yan\u0131nda filizlenen yerel ve \u00e7o\u011funlu\u011fu k\u00f6yl\u00fc tabanl\u0131 \u00e7evre hareketlerini T\u00fcrkiye\u2019deki \u00e7evre m\u00fccadelelerinin as\u0131l \u00f6znesi k\u0131lmak konusundaki bilin\u00e7li tercihidir. Bu tercihinin sonucu olarak platform, TMMOB \u00c7evre Sempozyumu\u2019na sundu\u011fu bildirisinde, ya\u015fanan ekolojik y\u0131k\u0131ma, sorunun as\u0131l muhataplar\u0131n\u0131n \u00fclkenin d\u00f6rt bir taraf\u0131nda filizlenen yerel direni\u015f odaklar\u0131 ile yan\u0131t vermeye ba\u015flad\u0131klar\u0131n\u0131, \u00e7evre m\u00fccadelelerinin halkla\u015ft\u0131\u011f\u0131, kitlesel ve politik bir muhtevaya kavu\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcrecin kap\u0131s\u0131n\u0131n araland\u0131\u011f\u0131na dikkatleri \u00e7ekmeyi ama\u00e7lad\u0131. Bir olgu olarak \u00fczerine konu\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z yerel \u00e7evreci halk hareketlerindeki art\u0131\u015f devam ediyor. Yani \u00e7evre hareketlerine her g\u00fcn yeni halkalar ekleniyor. \u201cT\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u201d tan\u0131mlamas\u0131, bu bildiriden sonra pek \u00e7ok makale ve s\u00f6yle\u015fide farkl\u0131 kesimlerce de kullan\u0131ld\u0131. \u00c7evre m\u00fccadelelerinin siyasal boyutunu kavramamakta \u0131srar eden T\u00fcrkiye\u2019deki al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015f verili \u00e7evreci anlay\u0131\u015f\u0131 ise genel bir \u201csistem i\u00e7i \u00e7evrecilik\u201d kategorisi i\u00e7inde tan\u0131mlamaya devam ediyoruz.\u00a0 <\/p>\n<p>\u201cT\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u201d, \u00fczerine konu\u015fulurken bir \u00f6zlemi ve temenniyi dile getirmekten daha g\u00fcncel ve acil politik g\u00fcndemlere ihtiya\u00e7 duydu\u011fu bir olgunla\u015fma e\u015fi\u011fine eri\u015fiyor. \u00c7evre m\u00fccadeleleri, kendi \u00f6zerk dinamikleri \u00fczerinden siyasal bir m\u00fccadele alan\u0131 olarak \u015fekillenirken; \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131n kapitalizmle ve s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi ile olan ba\u011f\u0131n\u0131 daha fazla kuruyorlar. Harekette belirginle\u015fen antikapitalist tutum ve Bergama\u2019lar\u0131n \u00e7o\u011falmas\u0131, analizimizin iki ana ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturuyor. <\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>ANT\u0130-KAP\u0130TAL\u0130ZM<\/strong><\/p>\n<p>T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi, \u00e7ok say\u0131da miting, eylem, panel ve sempozyumla son y\u0131llarda artan bir dinamizmle b\u00fcy\u00fcmeye devam ederken, hareketin taleplerinde daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir antikapitalist vurgunun \u00f6ne \u00e7\u0131kmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. K\u00fcreselle\u015fme ve ekolojik sorunlar\u0131n \u201ckriz\u201d nitelemesini hak edecek bir d\u00fczeye gelmesi ile kapitalizm-ekolojik sorunlar ili\u015fkisi, insanl\u0131k a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha elzem \u00e7\u00f6z\u00fcmleri dayatan yeni ve\u00e7heler kazan\u0131yor. <\/p>\n<p>Sanayi Toplumu ele\u015ftirisi \u00fczerinden \u015fekillenen geleneksel \u00e7evreci ak\u0131mlar, 1960\u2019l\u0131 y\u0131llar\u0131n sonundan ba\u015flayarak \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131n kamuoyunun g\u00fcndemine ta\u015f\u0131nmas\u0131nda \u00f6nemli katk\u0131lar sa\u011flad\u0131lar. Geleneksel Ye\u015fil Hareket\u2019in modern sanayi toplumlar\u0131n\u0131n iktidar ve tahakk\u00fcm ili\u015fkilerine dair geli\u015ftirdi\u011fi ele\u015ftirel birikim yads\u0131namaz. Fakat Ye\u015fil \u0130deoloji\u2019nin, So\u011fuk Sava\u015f d\u00f6neminin politik iklimi i\u00e7inde, end\u00fcstriyalizm ele\u015ftirisi \u00fczerinden sosyalist ve kapitalist sistemi \u00e7o\u011fu zaman ayn\u0131 kefeye koymas\u0131, \u00e7evreci hareketlerin kapitalizm ile ekolojik sorunlar aras\u0131ndaki tarihsel ili\u015fkiyi yeterince irdelememelerine neden oldu. T\u00fcrkiye\u2019de ise \u00f6zellikle solun ve toplumsal muhalefetin ezildi\u011fi d\u00f6nemlerde geli\u015fen \u00e7evrecilik, Avrupa\u2019daki \u00f6rneklerine k\u0131yasla, geleneksel s\u0131n\u0131f hareketiyle aras\u0131na daha fazla mesafe koyan bir rotada ilerledi. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 al\u0131\u015fkanl\u0131kla, \u00e7evre m\u00fccadeleleri toplumsal muhalefetin di\u011fer bile\u015fenleri ile bir araya gelemedi\u011fi gibi, \u00e7o\u011fu noktada apolitik tutum alan bir \u00e7evre m\u00fccadelesi gelene\u011fi de yarat\u0131ld\u0131. Son on y\u0131lda ise Yeni Toplumsal Hareketler aras\u0131nda ele al\u0131nan bu geleneksel \u00e7evreci ak\u0131mlarla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmaks\u0131z\u0131n, \u00e7evre m\u00fccadelelerinin toplumsal taban\u0131nda ve i\u00e7eri\u011finde \u00f6nemli d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler ya\u015fanmaya ba\u015flad\u0131.\u00a0 D\u00fcnyada oldu\u011fu gibi T\u00fcrkiye\u2019de de \u00e7evre m\u00fccadeleleri, emek\u00e7i karakteri kazanmaya ve sanayi toplumu ele\u015ftirisi ile s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmayan bir antikapitalist politik muhtevaya b\u00fcr\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131. <\/p>\n<p>Kapitalizmin krizinin yeni boyutu, kapitalizmle pek derdi olmayan sistem i\u00e7i \u00e7evrecili\u011fin ekolojik krizi anlamak i\u00e7in ihtiya\u00e7 duyulan b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir analizi g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmas\u0131na neden oluyor. Tarihte S\u00fcmer, M\u0131s\u0131r, Maya v.b. uygarl\u0131klar\u0131n ekolojik nedenlerle sona erdi\u011fi bilinmekle birlikte ger\u00e7ek anlamda \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131n g\u00fcndeme gelmesi, on dokuzuncu y\u00fczy\u0131lda kapitalizminin geli\u015fmesi ve Sanayi Devrimi ile oldu. Tar\u0131m alanlar\u0131n\u0131n tahrip edilmesi, GDO\u2019lar, iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi, kurakl\u0131k, susuzluk, a\u00e7l\u0131k ve g\u0131da g\u00fcvenli\u011fi, at\u0131klar, kentle\u015fme sorunlar\u0131 ve say\u0131labilecek di\u011fer ekolojik sorunlar, \u00e7evreciler taraf\u0131ndan ke\u015ffedildikten sonra ortaya \u00e7\u0131kmad\u0131. Yeni gibi g\u00f6r\u00fcnen ba\u015fl\u0131ca \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131n temeli, iki y\u00fczy\u0131l \u00f6nce sanayi kapitalizminin \u00fcretim \u00f6l\u00e7e\u011finde yaratt\u0131\u011f\u0131 patlama sonucu, insan\u0131n do\u011faya m\u00fcdahale kapasitesinde yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 muazzam art\u0131\u015fa dayan\u0131yor. Bug\u00fcnden bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ekolojik kriz ile kapitalizm aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131n, tarihsel bir e\u015fzamanl\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00f6tesinde bir neden sonu\u00e7 ili\u015fkisi oldu\u011fu daha net g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. <\/p>\n<p>Ekolojik krizin tarihsel k\u00f6klerine inmek ve b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde ele almak, \u00e7evre hareketine de beslenece\u011fi tarihsel bir m\u00fccadele gelene\u011finin oldu\u011funu g\u00f6steriyor. T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi halkla\u015f\u0131rken, \u00e7evre m\u00fccadelesi ile toplumsal muhalefetin t\u00fcm kesimlerinin bulu\u015fmas\u0131na da yol a\u00e7\u0131yor. Ya\u015fanan toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn politik a\u00e7\u0131dan geleneksel \u00e7evreci ak\u0131mlarla bir kopu\u015fa m\u0131 yoksa topyek\u00fbn bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme mi yol a\u00e7aca\u011f\u0131 hen\u00fcz belli de\u011fil. T\u00fcrkiye\u2019de sermayenin ve devletin yede\u011finde bir \u00e7evrecili\u011fin de varl\u0131\u011f\u0131 kesin olmakla birlikte, sistem i\u00e7i \u00e7evrecilikle ihtiya\u00e7 duyulan ayr\u0131\u015fma zemini pratikte yeterince a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f de\u011fil. Ancak ideolojik-siyasal d\u00fczeyde sermayenin ve onun devletinin \u00e7evrecili\u011fi ile ayr\u0131\u015fmak art\u0131k ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u201cT\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi Halkla\u015f\u0131yor\u201d tespiti; \u00e7evre hareketinin toplumsal taban\u0131ndaki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmle birlikte ya\u015fanmaya ba\u015flayan bu ideolojik-siyasal ayr\u0131\u015fmaya da i\u015faret ediyor. <\/p>\n<p>Hangi ekolojik sorunu ele al\u0131rsak alal\u0131m, d\u00fcnyada oldu\u011fu gibi T\u00fcrkiye\u2019de de tutarl\u0131 bir antikapitalist politik duru\u015fa sahip olunmadan \u00e7evre m\u00fccadelesi verilemeyece\u011fi art\u0131k ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0 T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u2019nin deneyim alan\u0131ndan \u00e7\u0131kartt\u0131\u011f\u0131m\u0131z notlara ge\u00e7meden \u00f6nce kapitalizm ile ekolojik sorunlar\u0131n belli ba\u015fl\u0131klar\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi tarihsel bir s\u00fcreklilik i\u00e7inde \u00f6zetlemeye \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Tar\u0131m<\/strong><\/p>\n<p>Tar\u0131m\u0131n\u0131n sermayenin tercihleri do\u011frultusunda \u00e7\u00f6kertilmesi, tek ba\u015f\u0131na b\u00fct\u00fcn \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131 kapsayacak kadar ya\u015fan\u0131lan ekolojik krize kar\u015f\u0131 hem ideolojik hem de pratik m\u00fccadelenin oda\u011f\u0131nda olmas\u0131 gereken bir konudur. Di\u011fer t\u00fcm ekolojik sorunlar gibi tar\u0131m alan\u0131nda ya\u015fananlar, kapitalist \u00fcretim sisteminin tarihsel geli\u015fimi ile do\u011frudan ili\u015fkili sorunlard\u0131r. Kapitalizm t\u00fcm zenginliklerin kayna\u011f\u0131 olan iki \u00fcretken g\u00fcc\u00fcn; topra\u011f\u0131n ve emek g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ya\u011fmalanmas\u0131 \u00fczerine kurulup geli\u015fti. Kapitalizmle birlikte tar\u0131msal alanlar \u00e7iftliklere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcld\u00fc ve tar\u0131m end\u00fcstrile\u015fti.\u00a0 K\u00f6yl\u00fcler, \u00fccretli k\u00f6leler olarak kentlerdeki ucuz i\u015fg\u00fcc\u00fc ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in k\u0131rdan kente g\u00f6\u00e7 etmeye ba\u015flad\u0131lar ve her ge\u00e7en g\u00fcn b\u00fcy\u00fcyen \u015fehirler, geli\u015fen kapitalizmin g\u00f6stergesi oldu. \u015eehirlerin k\u0131y\u0131s\u0131nda ya\u015famaya ba\u015flayan emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131, k\u00f6t\u00fc ya\u015fam ko\u015fullar\u0131na ve k\u00f6le gibi \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmaya katlanmak zorunda b\u0131rak\u0131ld\u0131lar. B\u00fcy\u00fcyen kentleri beslemek i\u00e7in topraktan daha fazla \u00fcr\u00fcn elde etmek ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz hale geldi. Topra\u011f\u0131n do\u011fal \u00e7evrimi bozulurken kentler; fabrikalar, hava kirlili\u011fi, asit ya\u011fmurlar\u0131 ve at\u0131k sorunlar\u0131 ile birer kirlilik kayna\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcler. Marks\u2019\u0131n \u201cmetobolik yar\u0131lma\u201d kavram\u0131yla a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7eli\u015fki, topra\u011f\u0131n ihtiya\u00e7 duydu\u011fu besleyicilerin yeniden topra\u011fa d\u00f6nmesini sa\u011flayan do\u011fal \u00e7evriminin bozulmas\u0131n\u0131 da anlat\u0131yor.<\/p>\n<p>J.V.Liebig, 1840 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlanan \u201cTar\u0131msal Kimya\u201d adl\u0131 eserinde; topra\u011f\u0131n veriminin, yap\u0131s\u0131ndaki azot, fosfor ve potasyumun kimyasal \u00f6zelliklerden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu varl\u0131klar\u0131n toprakta s\u0131n\u0131rs\u0131z olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilimsel olarak ortaya koymu\u015ftu. Liebig, topraktaki a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretimin verimlili\u011finin azalmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 tespit ederek tar\u0131m kimyas\u0131n\u0131n geli\u015fmesine de \u00f6nc\u00fcl\u00fck etti. Liebig\u2019in \u00f6nc\u00fcl\u00fck etti\u011fi bilimsel ger\u00e7eklerle topraktaki a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretime bir s\u0131n\u0131rlama getirilmemekle birlikte tar\u0131m kimyas\u0131 h\u0131zla geli\u015fmeye ba\u015flad\u0131. Bat\u0131\u2019daki end\u00fcstrile\u015fmekte olan kapitalist \u00fclkelerde b\u00fcy\u00fck fosfat fabrikalar\u0131 kuruldu. K\u0131sa vadede bu sayede tar\u0131mda y\u00fcksek verim art\u0131\u015flar\u0131 elde edildi. Topraktaki di\u011fer minarelerin sabit kalmas\u0131 nedeniyle tek bir besleyici art\u0131\u015f\u0131n\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 k\u0131sa vadedeki \u00fcretim art\u0131\u015f\u0131, yerini daha \u015fiddetli verim kay\u0131plar\u0131na b\u0131rakt\u0131. Fosfordakine benzer bir s\u00fcre\u00e7 potasyumda da ya\u015fand\u0131. Peru ba\u015fta olmak \u00fczere do\u011fal g\u00fcbre a\u00e7\u0131s\u0131ndan zengin olan her adan\u0131n ve \u00fclkenin s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesi yar\u0131\u015f\u0131 bu s\u00fcrece e\u015flik etti. Yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda ise yapay azot g\u00fcbresi olarak nitrat, Alman sava\u015f end\u00fcstrisinin bir yan \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak ke\u015ffedildi ve tar\u0131mda yayg\u0131n olarak kullan\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. Yirminci y\u00fczy\u0131l boyunca ortaya \u00e7\u0131kan a\u015f\u0131r\u0131 nitrat kirlili\u011fi, tar\u0131m alanlar\u0131n\u0131 yok eden ba\u015fl\u0131ca etken oldu. Kapitalizmin b\u00fcy\u00fcme hastal\u0131\u011f\u0131 ve \u201c\u00fcretmek i\u00e7in \u00fcretmek\u201d anlay\u0131\u015f\u0131, kendi birikim rejiminin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kan t\u00fcm engelleri, do\u011fada daha fazla y\u0131k\u0131ma yol a\u00e7arak ama hem emek g\u00fcc\u00fcn\u00fc hem de topra\u011f\u0131 daha fazla soyarak, topra\u011f\u0131n do\u011fal \u00e7evrimini bozarak ekolojik krizi derinle\u015ftirmeye devam etti. Do\u011fal ve sentetik g\u00fcbrelerle bu \u00e7evrimin d\u0131\u015far\u0131dan desteklenerek sa\u011flanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131, sorunu daha da b\u00fcy\u00fctt\u00fc. Kent-k\u0131r \u00e7eli\u015fkisi ise \u00f6z\u00fcnde kapitalist tar\u0131m\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez olu\u015funun en somut nedenidir. Tar\u0131m alanlar\u0131 yok olurken, kentler birer at\u0131k fabrikas\u0131na d\u00f6nd\u00fc ve a\u00e7\u0131lan\u00a0 metabolik gedik b\u00fcy\u00fcmeye devam etti. <\/p>\n<p>\u00dcretim \u00f6l\u00e7e\u011finde teknolojik yeniliklerle elde edilen b\u00fcy\u00fcme daha b\u00fcy\u00fck tar\u0131msal \u00fcretim kapasitesi ortaya \u00e7\u0131kartsa da; d\u00fcnyada a\u00e7l\u0131k ve yoksulluk kapitalizmle birlikte artmaya devam etmektedir. GDO teknolojisi de tar\u0131mdaki bu do\u011fal ve sentetik g\u00fcbreler ba\u015flayan s\u00fcrecin devam\u0131d\u0131r. Yeni Malthus\u00e7ular\u2019\u0131n a\u00e7l\u0131k ve yoksullu\u011fa \u00e7are bulma vaadiyle pazarlad\u0131\u011f\u0131 bu teknoloji, d\u00fcnyadaki g\u0131da sorununu \u00e7\u00f6zmek yerine daha artt\u0131racakt\u0131r. A\u00e7l\u0131k ve yoksullu\u011funun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fcn teknolojik icatlarla de\u011fil, adil b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm sorununun giderilmesi ile ortadan kald\u0131r\u0131laca\u011f\u0131, bunun i\u00e7in de kapitalizmle hesapla\u015fmak gerekti\u011fi ger\u00e7e\u011fi bir kez daha kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. <\/p>\n<p>19.y\u00fczy\u0131lda -kabaca \u00f6zetlenecek olursa- Malthus, besin maddelerinin aritmetik, n\u00fcfusun ise geometrik olarak artt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrerek yoksullara yap\u0131lacak yard\u0131mlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Malthus\u2019un 1798\u2019de yazd\u0131\u011f\u0131 \u201cN\u00fcfus \u00dcst\u00fcne Deneme\u201d adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda derledi\u011fi bu g\u00f6r\u00fc\u015fleri, Roma Kul\u00fcb\u00fc taraf\u0131ndan \u00c7evre Hakk\u0131\u2019n\u0131n BM taraf\u0131ndan kabul edildi\u011fi 1972 y\u0131l\u0131nda yap\u0131lan Stokholm Konferans\u0131\u2019na haz\u0131rl\u0131k amac\u0131yla yay\u0131nlad\u0131klar\u0131 B\u00fcy\u00fcmenin S\u0131n\u0131rlar\u0131 Raporu\u2019nda, GDO\u2019lara da ideolojik me\u015fruiyet zemini sundu. Malthus\u2019un \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc k\u0131tl\u0131k, yeni s\u00f6m\u00fcrgelerin ke\u015ffi ve tar\u0131m teknolojisindeki kapitalist ke\u015fiflerle ger\u00e7ekle\u015fmese de, Yeni Malthus\u00e7ular taraf\u0131ndan ayn\u0131 k\u0131tl\u0131k beklentisi gerek\u00e7esi ile GDO\u2019lar savunuluyor. Ancak bu defa d\u00fcnyada ke\u015ffedilecek yeni s\u00f6m\u00fcrgeler yok. Kapitalizmin ayakta kalabilmesi i\u00e7in var olan topraklar\u0131n ve emek\u00e7ilerin daha fazla s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesi gerekiyor. <\/p>\n<p>GDO\u2019lu tohumlar, toprakta y\u00fcksek verim art\u0131\u015flar\u0131na neden olurken k\u0131sa s\u00fcrede topra\u011f\u0131n \u00e7orakla\u015fmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yor. Tohum \u00fczerindeki patent haklar\u0131 ile sermaye tar\u0131m\u0131 tamamen kendi denetimine alarak yoksul \u00fclkeler ve k\u00fc\u00e7\u00fck \u00fcreticiler, uluslar aras\u0131 tar\u0131m tekellerinin insaf\u0131na terk ediliyor. GDO\u2019lar\u0131n canl\u0131lar\u0131n genleri \u00fczerinde yaratt\u0131\u011f\u0131 etkinin besin zinciri yoluyla yol a\u00e7aca\u011f\u0131 ekolojik tehlikeler de ortada. Bu sefer kemik ve nitrattan farkl\u0131 olarak GDO\u2019lar yery\u00fcz\u00fcnde s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 kendilerine sahip \u015firketlerin bile kestiremedi\u011fi b\u00fcy\u00fck ekolojik y\u0131k\u0131ma neden olmak \u00fczere. Geleneksel tar\u0131m ve t\u0131p bilgisi g\u00f6\u00e7 ve end\u00fcstrile\u015fme ile yok ediliyor. Geleneksel k\u00fclt\u00fcr ve ziraat bilgisi hi\u00e7le\u015ftiriliyor. TRIP anla\u015fmalar\u0131 ile yerel halklar\u0131n geleneksel tar\u0131m ve t\u0131p bilgisi tar\u0131m ve ila\u00e7 tekelleri taraf\u0131ndan gasp ediliyor. Biyo\u00e7e\u015fitlilik yok edilerek gen kaynaklar\u0131 \u015firketlerin ARGE\u2019lerinde toplan\u0131yor. Bilgi \u015firketlerin tekeline ge\u00e7iyor. Enerji elde etmek i\u00e7in biyolojik yak\u0131tlara y\u00f6nelinmesi, g\u0131da g\u00fcvenli\u011fine a\u00e7\u0131k bir sald\u0131r\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Zenginlerin arabalar\u0131 i\u00e7in yoksullar\u0131n g\u0131dalar\u0131 ellerinden al\u0131n\u0131yor. End\u00fcstriyel tar\u0131m, y\u00fcz binlerce d\u00f6n\u00fcml\u00fck plantasyonlarda \u00fcretim yaparken kendi kendine yeterlili\u011fin ortadan kalkmas\u0131 anlam\u0131na geliyor. End\u00fcstriyel tar\u0131m; ku\u015f gribi, Sars gibi salg\u0131n hastal\u0131klar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131nda ve yay\u0131lmas\u0131nda da ba\u015fl\u0131ca etken. A\u00e7l\u0131k ve di\u011fer ekolojik sorunlar nedeniyle d\u00fcnyada b\u00fcy\u00fck n\u00fcfus hareketleri ve kentlerin etraf\u0131nda k\u00f6t\u00fc ya\u015fam ko\u015fullar\u0131nda ayakta kalmaya \u00e7al\u0131\u015fan yoksul kitleleri olu\u015ftu. Bu insanlar 1850\u2019li y\u0131llarda Londra\u2019da ya\u015fayan i\u015f\u00e7ilerden daha k\u00f6t\u00fc ko\u015fullarda g\u00fcnl\u00fck bir dolar\u0131n alt\u0131nda \u00fccretlerle i\u015f bulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. <\/p>\n<p>Monsanto, Cargill, Sygenta gibi tar\u0131m \u015firketleri eliyle do\u011fayla uyumlu geleneksel tar\u0131m yok edilirken ayn\u0131 \u015firketler eliyle organik tar\u0131m \u015firketleri kuruluyor ve topra\u011f\u0131ndan s\u00f6k\u00fclen k\u00f6yl\u00fc bu \u00fcr\u00fcnleri alam\u0131yor. GDO\u2019lu \u00fcr\u00fcne muhta\u00e7 hale geliyor. Kanser ilac\u0131 \u00fcreten \u015firketin d\u00fcnyada kanserin artmas\u0131na neden olmas\u0131 \u00f6rne\u011fi sermayenin \u00fcretti\u011fi t\u00fcm teknolojiler i\u00e7in ge\u00e7erli hale geliyor. K\u00f6yl\u00fcler, s\u00f6zle\u015fmeli tar\u0131mla kendi topraklar\u0131nda ucuz i\u015f g\u00fcc\u00fc olarak \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yorlar. K\u00f6yl\u00fclerin \u00e7ok az\u0131, ya topraklar\u0131n\u0131, su kaynaklar\u0131n\u0131 yok eden barajlarda ve maden \u015firketlerinde her t\u00fcrl\u00fc g\u00fcvenceden yoksun olarak i\u015f bulabiliyor. \u00c7o\u011funlu\u011fu ise \u015fehirlerde her ge\u00e7en g\u00fcn ya\u015faman\u0131n zorla\u015ft\u0131\u011f\u0131, i\u015f g\u00fcvencesinin yok edildi\u011fi \u015fartlarda, ucuz i\u015f g\u00fcc\u00fc olarak sermayenin ihtiyac\u0131na ko\u015fuluyorlar. Sermaye bir yandan topra\u011f\u0131 kullan\u0131lmaz hale getirirken k\u00fcresel \u0131s\u0131nma gibi ekolojik sorunlar nedeniyle ortaya \u00e7\u0131kan kurakl\u0131k ve susuzluktan kar\u0131n\u0131 daha da artt\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. T\u00fcrkiye\u2019de pirin\u00e7 k\u0131tl\u0131\u011f\u0131 ya\u015fan\u0131rken, Akdeniz a\u00e7\u0131klar\u0131nda bekletilen pirin\u00e7 y\u00fckl\u00fc gemiler bunun kan\u0131tlar\u0131d\u0131r. D\u00fcnyadaki a\u00e7l\u0131k, g\u0131da kaynaklar\u0131n\u0131n yetersizli\u011finden de\u011fil, adil b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fclmemesinden kaynaklan\u0131yor. <\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Enerji<\/strong><\/p>\n<p>Kapitalist sistemde geli\u015fmi\u015flik kriterlerinden hi\u00e7biri, enerjinin sahip oldu\u011fu \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc taht\u0131ndan indiremedi. Enerji her zaman g\u00fc\u00e7 ve teknolojik geli\u015fmenin ba\u015fl\u0131ca g\u00f6stergesi oldu. Tar\u0131m ve g\u0131da krizinde oldu\u011fu gibi enerji sorunu da kapitalizme i\u00e7sel ve kendi geli\u015fim seyri i\u00e7erisinde yeni ve ekolojik a\u00e7\u0131dan daha y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar do\u011furan bir niteli\u011fe eri\u015fti. Ye\u015fil Hareket\u2019in ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131nda \u00f6nemli bir yer tutan N\u00fckleer enerji sorununa b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7erisinde yakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda nitrat ve GDO aras\u0131ndaki s\u00fcreklili\u011fe benzer bi\u00e7imde on dokuzuncu y\u00fczy\u0131lda k\u00f6m\u00fcr etraf\u0131nda d\u00f6nen tart\u0131\u015fman\u0131n, bug\u00fcnk\u00fc n\u00fckleer enerji tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n da tarihi oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. <\/p>\n<p>Malthus\u2019un n\u00fcfus teorisini kan\u0131tlamak i\u00e7in m\u0131s\u0131r ile ilgili g\u00f6r\u00fc\u015flerini k\u00f6m\u00fcre uyarlayan W.S.Jevons, Britanya\u2019n\u0131n sanayi geli\u015fiminin ucuz k\u00f6m\u00fcre dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve k\u00f6m\u00fcr\u00fcn, daha derindeki damarlar\u0131n \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131yla birlikte artan maliyetinin ekonomik durgunluk yarataca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcyordu. 1865 y\u0131l\u0131nda \u201cK\u00f6m\u00fcr Sorunu\u201d adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda ortaya att\u0131\u011f\u0131 ve \u201cJevons Paradoksu\u201d olarak bilinen bu teoriye g\u00f6re; herhangi bir kayna\u011f\u0131n daha verimli ve etkin kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak yeni bir teknolojinin geli\u015ftirilmesi, o kayna\u011f\u0131n daha az kullan\u0131m\u0131na de\u011fil, aksine daha fazla kullan\u0131m\u0131na yol a\u00e7acakt\u0131r. Bu da etkinliklerdeki iyile\u015ftirmelerin geni\u015fleyen bir \u00fcretim \u00f6l\u00e7e\u011fine neden olmas\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Jevons, \u201cYak\u0131t\u0131n ekonomik kullan\u0131m\u0131n\u0131n azalan bir t\u00fcketimle e\u015fit oldu\u011funu varsaymak tam bir fikir karma\u015fas\u0131\u201d diye yazmaktad\u0131r. Buhar makinesi geli\u015ftik\u00e7e k\u00f6m\u00fcre olan talep azalmam\u0131\u015f artm\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde otomobil sanayinde enerjinin daha etkin kullan\u0131lmas\u0131, otomobil say\u0131s\u0131nda daha fazla art\u0131\u015fa neden oldu. Yak\u0131t a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha verimli ta\u015f\u0131tlar\u0131n geli\u015ftirilmesine ra\u011fmen otomobil merkezli bir kent ya\u015fam\u0131, buna ba\u011fl\u0131 olarak daha fazla ta\u015f\u0131t yolculu\u011fu ve toplamda daha y\u00fcksek petrol kullan\u0131ld\u0131. Benzer \u015fekilde so\u011futma teknolojisinin geli\u015fmesi de daha \u00e7ok ve daha b\u00fcy\u00fck buzdolaplar\u0131na yol a\u00e7t\u0131. <\/p>\n<p>Malthus\u2019un kan\u0131tlar\u0131n\u0131n yeni s\u00f6m\u00fcrgelerin ke\u015ffi ve tar\u0131m teknolojisindeki geli\u015fmelerle \u00e7\u00f6kmesi gibi Jevons\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015fleri de kapitalizmin ihtiya\u00e7 duydu\u011fu enerjiyi k\u00f6m\u00fcr\u00fcn yan\u0131nda petrol ve hidroelektrik enerjisi girdileriyle desteklemesi sonucu salt k\u00f6m\u00fcrden kaynaklanan bir ekonomik durgunlu\u011fun ger\u00e7ekle\u015fece\u011fi \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc \u00e7\u00fcr\u00fctt\u00fc. Ancak kapitalizm, bir enerji ekonomisi olma niteli\u011fini petrol ve enerji sava\u015flar\u0131 ile ya\u015fanan n\u00fckleer facialara kar\u015f\u0131n artt\u0131rarak s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor. Enerjinin sistemin varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ba\u015fat rol\u00fc nedeniyle; enerji konusunda sermayenin denetim \u00e7abas\u0131 siyasal rejimlerin gittik\u00e7e otoriter ve anti demokratik bir hal almas\u0131na yol a\u00e7\u0131yor. Bug\u00fcn n\u00fckleer ideolojiye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmak i\u00e7in yaratt\u0131\u011f\u0131 tehlikeler yan\u0131nda tek ba\u015f\u0131na anti demokratik niteli\u011fi yeterli bir gerek\u00e7e olu\u015fturmaya yeter. N\u00fckleer silahlar bir yana \u00fcretilen enerjinin denetimi ve kontrol\u00fc nedeniyle n\u00fckleer santraller her zaman g\u00fc\u00e7l\u00fc, merkezi ve otoriter rejimlerle hayata ge\u00e7irilebiliyor. Sermayenin a\u015f\u0131r\u0131 merkezile\u015fmesi, \u00fcretim s\u00fcrecinin gittik\u00e7e b\u00fcy\u00fcyen \u00f6l\u00e7ek sorunu ve b\u00fcy\u00fck enerji girdilerine olan ihtiyac\u0131, kriz derinle\u015ftik\u00e7e var olan enerji kaynaklar\u0131n\u0131 denetlemek ve b\u00fcy\u00fck n\u00fckleer santral projelerini hayata ge\u00e7irebilmek i\u00e7in merkeziyet\u00e7i ve otoriter rejimlere daha fazla ihtiya\u00e7 duyuyor. T\u00fcrkiye\u2019de de n\u00fckleer santral projeleri, rejimin anti demokratik uygulamalar\u0131 ile at ba\u015f\u0131 gitmektedir. N\u00fckleer teknoloji, enerji ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamas\u0131 yan\u0131nda b\u00fcy\u00fck miktarlarda sermaye gerektirmesi, piyasa oyunlar\u0131na elveri\u015flili\u011fi ve n\u00fckleer silahlarla di\u011fer enerji kaynaklar\u0131 \u00fczerinde denetim sa\u011flama olana\u011f\u0131 yaratmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan var olan krizde artan bir \u00f6neme sahip oluyor. <\/p>\n<p>Tar\u0131m ve enerjideki teknolojik geli\u015fmeler, teknolojinin tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinden geli\u015ftirilen end\u00fcstriyalist bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n gizledi\u011fi ger\u00e7ekleri de a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131yor. \u015eirketlerin \u00fcniversiteler ve ARGE faaliyetleri ile bilimi temell\u00fck etme \u00e7abalar\u0131 yan\u0131nda sermayenin \u00fczerinde m\u00fclkiyet kurmas\u0131na olanak tan\u0131mayan hi\u00e7bir teknolojinin ra\u011fbet g\u00f6rmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. Buhar makinesinin teknolojik evrimi tam da \u00f6zel m\u00fclkiyete g\u00f6re bi\u00e7imlendirilmi\u015ftir. \u0130ki y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce bulunan g\u00fcne\u015f pillerinin geli\u015ftirilmemesinin nedeni, bu teknolojinin \u00f6zel m\u00fclkiyete olanak tan\u0131yacak bir teknolojik sunumunun \u015fimdiye kadar yarat\u0131lamam\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. K\u00f6m\u00fcr\u00fcn ikamesi olarak geli\u015ftirilen hidroelektrik enerjisi, yenilebilir \u00f6zelliklerine ra\u011fmen, baraj projelerinin kuruldu\u011fu y\u00f6relerde yok etti\u011fi tar\u0131m alanlar\u0131 ve hidrolik d\u00f6ng\u00fcde yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 bozulma nedeniyle sermayenin elinde ekolojik a\u00e7\u0131dan zararl\u0131 projeler haline gelmektedir. Yar\u0131n g\u00fcne\u015f ve r\u00fczgar enerjilerinin ayn\u0131 ak\u0131bete u\u011framayaca\u011f\u0131n\u0131n hi\u00e7bir garantisi yok. Kapitalizmde se\u00e7ilen teknolojiler, eme\u011fin \u00fccretli emek halinde ve do\u011fal varl\u0131klar\u0131n kar ve piyasada m\u00fcbadeleye olanak vermesi \u015feklinde daha fazla s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesine olanak verdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde geli\u015febilmi\u015ftir. Fabrikada i\u015fg\u00fcc\u00fcn\u00fcn disiplin ve hiyerar\u015fi ile organizasyonunun kendisi de bir teknoloji olmak \u00fczere, s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve \u015fiddet kapitalizmde bir arada olmaya devam ediyor.\u00a0 Sermayenin a\u015f\u0131r\u0131 merkezile\u015fmesi gibi, sanayi tesislerinin \u00f6l\u00e7ek sorunu ve b\u00fcy\u00fck enerji girdilerine olan ihtiyac\u0131 g\u00f6z ard\u0131 edilmemelidir. R\u00fczgar ve g\u00fcne\u015f gibi alternatif enerjilerin yenilenebilir potansiyeli mevcut \u015firket g\u00fcd\u00fcml\u00fc teknolojiler i\u00e7inde ekolojik krize \u00e7\u00f6z\u00fcm bulabilmeleri i\u00e7in herkes taraf\u0131ndan kullan\u0131labilir, kolay ve yerinde denetime, kendi kendine yeterlili\u011fe uygun olmas\u0131 gerekir. Emek\u00e7ilerin denetim ve karar alma s\u00fcre\u00e7lerine kat\u0131l\u0131m talebi olmadan, sermayenin memurlu\u011funu yapan h\u00fck\u00fcmetlerin elindeki r\u00fczgar ve g\u00fcne\u015f enerjisi ile elektik \u00fcreten teknolojilerin, bir sihirli de\u011fnek gibi enerji sorununu kendili\u011finden \u00e7\u00f6zmesini beklemek a\u015f\u0131r\u0131 safl\u0131k olur.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>\u0130klim De\u011fi\u015fikli\u011fi<\/strong><\/p>\n<p>\u015eiddetli kas\u0131rgalar, y\u00fcz binlerce can alan seller, g\u0131da g\u00fcvenli\u011fi ve kitlesel a\u00e7l\u0131k tehlikesi ile ilgili felaket haberleri rutin hale geldi. Kurakl\u0131k ve okyanus seviyelerinin y\u00fckselmesi sonucu muhtemel b\u00fcy\u00fck g\u00f6\u00e7 hareketleri sinyallerini vermeye ba\u015flad\u0131. Kanamal\u0131 K\u0131r\u0131m Kongo vir\u00fcs\u00fc ile ba\u015flayan s\u0131tma, kolera ve daha pek \u00e7ok \u00f6l\u00fcmc\u00fcl salg\u0131n hastal\u0131k, toplumun \u00f6zellikle en yoksul kesimlerini vuruyor. Jeopolitik a\u00e7\u0131dan iklim de\u011fi\u015fikli\u011finin yarataca\u011f\u0131 sonu\u00e7lar, d\u00fcnya haritas\u0131nda \u00f6nemli de\u011fi\u015fikliklere gebe g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.\u00a0 D\u00fcnyan\u0131n emperyalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc alt\u0131nda a\u00e7l\u0131k ve yoksullu\u011fa terk edilen \u00fclkeleri, \u015fimdi de ekolojik bir s\u00f6m\u00fcr\u00fc dalgas\u0131 ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yalar.<\/p>\n<p>Ekolojik sorunlar aras\u0131nda en yeni g\u00f6r\u00fcnen k\u00fcresel \u0131s\u0131nma sorunu dahi 1824\u2019de M\u0131s\u0131rl\u0131 bilimci, siyaset\u00e7i, hekim, matematik\u00e7i Joseph Fourier taraf\u0131ndan \u00f6ng\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f ve \u201csera etkisi\u201d olarak adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Tarihsel a\u00e7\u0131dan kapitalizmin e\u011fer dur denilmezse insanl\u0131\u011f\u0131 gezegen d\u00fczeyinde bir yok olu\u015fa s\u00fcr\u00fckledi\u011fi yeni bir evreye gelindi\u011finin en b\u00fcy\u00fck kan\u0131t\u0131 da iklim de\u011fi\u015fikli\u011finin nedenleri ve \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00e7abalar\u0131 konusunda sermayenin tavr\u0131d\u0131r. Tek ba\u015f\u0131na d\u00fcnyadaki sera gazlar\u0131n\u0131n d\u00f6rtte birini \u00fcreten ABD\u2019nin Kyoto Protokol\u00fc\u2019ne kar\u015f\u0131 tutumu ve Kyoto s\u00fcrecinin bir aldatmaca ve neoliberal sahtekarl\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015fmesi, anti-kapitalist olunmadan ekolojik krizle ba\u015f edilemeyece\u011finin en a\u00e7\u0131k kan\u0131t\u0131d\u0131r. Havay\u0131 metala\u015ft\u0131ran, karbon borsalar\u0131 yaratan ve yoksullar\u0131n temiz havas\u0131na g\u00f6z diken Kyoto ile art\u0131k geri say\u0131m\u0131 ba\u015flayan gezegen d\u00fczeyindeki yok olu\u015fu durdurma \u015fans\u0131 yok. T\u00fcrkiye\u2019deki h\u00fck\u00fcmetlerin iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi ile m\u00fccadele ve Kyoto kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tav\u0131rlar\u0131, bu neo-liberal ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn klasik bir \u00f6rne\u011fidir. Kyoto Protokol\u00fc ve etraf\u0131nda d\u00f6nen tart\u0131\u015fmalar, iklim de\u011fi\u015fikli\u011fine \u00e7are olmak bir yana, sorunun daha da kangrenle\u015fmesine ve kal\u0131c\u0131la\u015fmas\u0131na imkan vermesi nedeniyle; sorunun bir par\u00e7as\u0131na, ekolojik kriz kar\u015f\u0131s\u0131nda kapitalist akl\u0131n \u00e7aresizli\u011fini g\u00f6steren, bayat ve art\u0131k iyice kabak tad\u0131 veren m\u00fczakerelerle kendi etraf\u0131nda d\u00f6nen bir s\u00fcrece d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. <\/p>\n<p>K\u00fcresel \u0131s\u0131nma, sanayi kapitalizminin ve onun s\u00fcrekli b\u00fcy\u00fcme hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n fosil yak\u0131tlara olan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n sonucudur. Kyoto s\u00fcreci ve sonras\u0131nda ya\u015fananlar, iklim de\u011fi\u015fikli\u011fine kapitalist taktiklerle \u00e7\u00f6z\u00fcm bulunamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Bir yandan yetersiz indirim hedefleri getirip, di\u011fer yandan emisyon ticareti ile \u201cyasal s\u00fcre\u00e7le kumar oynayan\u201d, havay\u0131 metala\u015ft\u0131ran, ya\u015fam hakk\u0131m\u0131z\u0131 fiyatland\u0131ran piyasa mekanizmas\u0131yla, k\u00fcresel \u0131s\u0131nman\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilemez. K\u00fcresel \u0131s\u0131nmay\u0131 icat eden s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131kar\u0131 ile hesapla\u015fmadan ger\u00e7ek bir \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn kap\u0131s\u0131n\u0131 aralamak m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. <\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Susuzluk <\/strong><\/p>\n<p>D\u00fcnya n\u00fcfusunun \u00fc\u00e7te biri g\u00fcvenli i\u00e7me suyundan mahrum olarak ya\u015f\u0131yor. Her g\u00fcn say\u0131lar\u0131 on binlerle ifade edilen insan bu y\u00fczden \u00f6l\u00fcyor. Afrika\u2019n\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc, Ortado\u011fu ve Meksika gibi b\u00f6lgelerde mevcut su rezervleri h\u0131zla t\u00fckeniyor. Mevcut su kaynaklar\u0131 t\u00fckenirken suya olan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ve ki\u015fi ba\u015f\u0131na su t\u00fcketimi gittik\u00e7e art\u0131yor. Su sorunu b\u00fcy\u00fcd\u00fck\u00e7e de sermayenin suyu ticarile\u015ftirmesi ve suyun pahal\u0131la\u015fmas\u0131 paralel ilerliyor. Sermaye, krizini bir f\u0131rsata d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek buradan da kar\u0131na kar katmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Say\u0131lar\u0131 parmakla ifade edilebilecek kadar olan \u00e7ok uluslu \u015firketler, bir yandan su kaynaklar\u0131n\u0131n kirlenmesine ve yok olmas\u0131na yol a\u00e7arken ayn\u0131 \u015firketler, su ticareti yapan \u015firketlerin de ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekiyor. D\u00fcnya Su Konseyi\u2019nin de bu \u015firketlerin suyun \u00f6zelle\u015ftirilmesi politikalar\u0131n\u0131 hayata ge\u00e7irmek i\u00e7in kurulan paravan bir \u00f6rg\u00fct oldu\u011fu biliniyor. D\u00fcnya Bankas\u0131 ve yerel h\u00fck\u00fcmetler, bu \u015firketlerin kirli yat\u0131r\u0131mlar\u0131na ve su \u015firketlerine kredi, te\u015fvik ve al\u0131m garantileri ile her t\u00fcrl\u00fc kolayl\u0131\u011f\u0131 sa\u011fl\u0131yor. \u015eu an su kaynaklar\u0131n\u0131n y\u00fczde be\u015fi civar\u0131ndaki bir oran\u0131n\u0131n \u00f6zelle\u015ftirildi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, sermayenin suyumuza g\u00f6z\u00fcn\u00fc dikmesinin nedeni daha iyi anla\u015f\u0131labilir. Su sanayinin kar\u0131, \u015fimdiden petrol sanayinin kar\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131na ula\u015ft\u0131. Suyun piyasala\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, d\u00fcnyadaki gelir e\u015fitsizli\u011fi ile birlikte tam bir su adaletsizli\u011fine yol a\u00e7makta. D\u00fcnyada kullan\u0131lan suyun %85\u2019ini n\u00fcfusun %12\u2019si t\u00fcketmektedir. Ayn\u0131 b\u00f6lgede ya\u015fayan farkl\u0131 topluluklar\u0131n suya eri\u015fimlerinde de adaletsizlikler var. Yoksullar hem geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerde hem de \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc D\u00fcnya \u00fclkelerinde kurakl\u0131ktan, su kirlili\u011finden, ya da a\u015f\u0131r\u0131 t\u00fcketiminden do\u011fan olumsuz sonu\u00e7lara en \u00e7ok maruz kalanlar. Nestle, Suez ve Vivendi, d\u00fcnyadaki su tekellerinin en tan\u0131nm\u0131\u015flar\u0131 ve do\u011frudan ya da dolayl\u0131 yollarla T\u00fcrkiye\u2019deki kirli yat\u0131r\u0131mlar\u0131n da su piyasas\u0131n\u0131n da en \u00f6nemli akt\u00f6rleri olmu\u015f durumdalar. D\u00fcnya Su Forumu\u2019nun \u0130stanbul\u2019da toplanmas\u0131, T\u00fcrkiye\u2019nin su kaynaklar\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki y\u0131llarda \u00f6zelle\u015ftirilmesi s\u00fcrecinin h\u0131z kazanaca\u011f\u0131n\u0131n i\u015fareti olarak de\u011ferlendirilmelidir. T\u00fcrkiye H\u00fck\u00fcmeti ve D\u00fcnya Su Konseyi, Kyoto s\u00fcrecinden tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z pazarlamac\u0131 zihniyetleri ile talan ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye ye\u015fil makyaj sunmaktan da geri durmuyorlar. <\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>\u0130NSANLI\u011eIN KURTULU\u015eU<\/strong><\/p>\n<p>D\u00fcnyada yeni d\u00f6nem \u00e7evreci halk hareketleri,\u00a0 s\u0131n\u0131f hareketinin in\u015fas\u0131nda \u00f6nemli bir rol \u00fcstlenecek \u00e7o\u011funlu\u011fu k\u00f6yl\u00fc tabanl\u0131 bir toplumsal muhalefet dinami\u011fi olarak ortaya \u00e7\u0131kmaya ba\u015fl\u0131yor. \u00d6zellikle Latin Amerika\u2019da neo-liberalizme kar\u015f\u0131 y\u00fckselen halk hareketleri i\u00e7erisinde \u00e7evre hareketleri, \u00c7evresel Adalet Hareketi olarak toplumdaki di\u011fer e\u015fitsizlik ili\u015fkilerine de kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir sistem ele\u015ftirisini \u00e7evre m\u00fccadelelerine kazand\u0131rd\u0131. T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi Halkla\u015f\u0131yor tespiti \u00fczerinden yap\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan d\u00f6nemselle\u015ftirme analizinin tarihsel arka plan\u0131nda, k\u00fcresel \u00e7apta \u00e7evre hareketlerindeki bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn do\u011frudan bir pay\u0131 var.\u00a0 Sistemin kurumlar\u0131 ve ekolojik krize sistem i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcm arayan aray\u0131\u015flar, ya\u015fam haklar\u0131 ellerinden al\u0131nan emek\u00e7ilerin g\u00f6z\u00fcnde burjuva hegemonyan\u0131n daha fazla mevzi kaybetmesine yol a\u00e7\u0131yor. Rio\u2019da ekonomik ve ekolojik sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in toplanan D\u00fcnya Zirvesi\u2019nden net sonu\u00e7lar\u0131n elde edilememesi, Kyoto s\u00fcrecinin geldi\u011fi a\u015famada bo\u015f bir \u00e7abaya d\u00f6n\u00fc\u015fmesi, uluslararas\u0131 hukuk alan\u0131ndaki \u00e7abalar\u0131n sonu\u00e7suz kalmas\u0131na neden oldu. Rio\u2019dan on y\u0131l sonra yap\u0131lan Johannesburg Zirvesi BM ve uluslararas\u0131 hukuk d\u00fczeyindeki giri\u015fimlerin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 yan\u0131nda ABD ba\u015fta olmak \u00fczere emperyalist \u00fclkelerin ve \u00e7ok uluslu \u015firketlerin artan etkisine de sahne oldu. Uluslararas\u0131 zirvelere sermayenin m\u00fcdahalesi B\u00fcy\u00fcmenin S\u0131n\u0131rlar\u0131 Raporu, Bruntland Raporu, Hilderberg \u00c7a\u011fr\u0131s\u0131, Stern Raporu ve en son Bali\u2019deki\u00a0 emperyalist \u00fclke manip\u00fclasyonlar\u0131, b\u00fct\u00fcn bu uluslar aras\u0131 giri\u015fimlerin ve BM\u2019nin insanl\u0131\u011f\u0131n adalet \u00f6zlemi kar\u015f\u0131s\u0131nda i\u00e7i bo\u015f umutlar vermek d\u0131\u015f\u0131nda bir i\u015flevi kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n da tarihi oldu. Ama Johannnesburg, Seattle, Bali ve Belem sokaklar\u0131ndaki k\u00fcreselle\u015fme kar\u015f\u0131t\u0131 g\u00f6steriler, d\u00fcnyan\u0131n ezilenleri i\u00e7in adalet umudunu diri tutan \u201cba\u015fka t\u00fcrl\u00fc\u201d bir tarihin kap\u0131s\u0131n\u0131n araland\u0131\u011f\u0131n\u0131 da g\u00f6sterdi. Bir kez daha emek\u00e7ilerin kurtulu\u015funun kendi m\u00fccadelelerinin eseri olaca\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fini hat\u0131rlatt\u0131.<\/p>\n<p>Neoliberal politikalarla sosyal devletin tasfiyesi, kurakl\u0131k, a\u00e7l\u0131k, g\u0131da g\u00fcvenli\u011fi, kas\u0131rgalar, enerji sava\u015flar\u0131, g\u00f6\u00e7 ve salg\u0131n hastal\u0131klar d\u00fcnyan\u0131n \u00f6ncelikle ve en fazla yoksullar\u0131n\u0131 vururken ekonomik ve ekolojik kriz kar\u015f\u0131s\u0131nda adalet sorunu da yeni i\u00e7eriklere kavu\u015fuyor. \u00dccretlerin geri \u00e7ekilmesi ve \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fcle\u015fmesi ile i\u00e7 i\u00e7e olmak \u00fczere bug\u00fcn d\u00fcnyada bir iklim adaletsizli\u011finden, su adaletsizli\u011finden, g\u0131da adaletsizli\u011finden bahsediliyor. Ya\u015fanan ekonomik krizlerin bedelini yoksullar, zannedildi\u011finden daha a\u011f\u0131r \u00f6d\u00fcyor. Yoksul \u00fclkeler, artan d\u0131\u015f bor\u00e7 y\u00fckleri kar\u015f\u0131s\u0131nda emperyalist \u00fclke ve kurumlar\u0131n kredilerine ve bor\u00e7lar\u0131 ertelemelerine kar\u015f\u0131l\u0131k, \u00f6zelle\u015ftirmelere, sular\u0131n\u0131n ve ormanlar\u0131n\u0131n sermayenin hizmetine sokulmas\u0131na, do\u011fal varl\u0131klar\u0131n\u0131n ya\u011fmalamas\u0131 i\u00e7in \u015firketlerin \u00f6n\u00fcndeki engellerin kald\u0131r\u0131lmas\u0131na olanak sa\u011flayan yasalar yapmaya zorlanmaktalar. <\/p>\n<p>S\u00f6m\u00fcrgecilik ve emperyalist ya\u011fman\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 topyekun yoksul g\u00fcneyin do\u011fal varl\u0131klar\u0131n\u0131n telafi edilemez \u015fekilde ya\u011fmalanmas\u0131n\u0131 gerektiriyor. \u00c7evre ile ilgili uluslararas\u0131 toplant\u0131larda \u00f6zellikle \u00c7in, Hindistan, Endonezya, Tayvan, Filipinler, Brezilya ve T\u00fcrkiye gibi sanayile\u015fme \u00e7abas\u0131 i\u00e7inde olan \u00fclkeler geleneksel kalk\u0131nmac\u0131 siyasetlerini s\u00fcrd\u00fcrmek ile do\u011fal kaynaklar\u0131n\u0131 yok etmek ikilemi i\u00e7inde her ge\u00e7en g\u00fcn ikincisi lehine tavizlerde bulunuyorlar. Yap\u0131sal uyum programlar\u0131 sanayile\u015fmi\u015f Bat\u0131\u2019n\u0131n kirli teknolojilerin \u00e7evrenin daha az korundu\u011fu \u00fclkelere kayd\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6n g\u00f6r\u00fcyor. \u00c7\u00f6p teknolojilerin yoksul \u00fclkelere transferinden emperyalist \u00fclkeler b\u00fcy\u00fck karlar elde ediyor.\u00a0 \u0130\u015fbirlik\u00e7i h\u00fck\u00fcmetler ise her t\u00fcrl\u00fc \u00e7evreci tepkiyi \u00fclkenin kalk\u0131nmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmakla bir tutuyor. \u00d6rnek olarak g\u00f6sterilen \u00c7in\u2019in yakalad\u0131\u011f\u0131 sanayile\u015fme h\u0131z\u0131 sonucunda \u015fu anda \u00fclkede susuzluk, \u00e7\u00f6lle\u015fme, yakla\u015fan enerji krizi had safhalara geldi. \u00d6zellikle \u00c7in\u2019de \u00e7evre yasalar\u0131n\u0131n gev\u015fek uygulanmas\u0131 nedeniyle Bat\u0131l\u0131 \u015firketler kirli yat\u0131r\u0131mlar\u0131n\u0131 bu \u00fclkeye kayd\u0131rd\u0131lar ve ortaya \u00e7\u0131kan ekolojik krizde \u00f6nemli bir pay sahibi oldular. B\u00fcy\u00fck baraj projeleri, n\u00fckleer santraller, \u00e7imento fabrikalar\u0131, madencilik faaliyetleri v.b. \u00e7evre sorunlar\u0131 nedeniyle yoksul \u00fclkelerde kalk\u0131nman\u0131n tek se\u00e7ene\u011fi ekolojik ya\u011fmadan ge\u00e7iyor. Bu \u00fclkelerde \u00f6zellikle tar\u0131m\u0131n \u00e7ok uluslu tar\u0131m tekelleri lehine d\u00fczenlenmesi \u00fclkelerin ekolojik y\u0131k\u0131ma do\u011fru ba\u015f a\u015fa\u011f\u0131 gitmelerine yol a\u00e7\u0131yor. Son 15 y\u0131lda 100\u2019\u00fcn \u00fczerinde \u00fclkede yabanc\u0131 \u015firketlerin madencilik faaliyetleri konusundaki ulusal denetimleri azaltan maden yasas\u0131 de\u011fi\u015fiklikleri yap\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>HER YER BERGAMA<\/strong><\/p>\n<p>T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u2019nin neden antikapitalist bir yolda y\u00fcr\u00fcmesi gerekti\u011fine dair kapitalizmin tarihi i\u00e7inden yukar\u0131da \u00f6zetlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z gerek\u00e7elerden sonra tekrar hareketin prati\u011finden edindi\u011fimiz notlar\u0131m\u0131za d\u00f6nebiliriz. Hareketin antikapitalist olmak d\u0131\u015f\u0131nda kendi prati\u011fi i\u00e7inden son y\u0131llarda daha net bi\u00e7imde ortaya koydu\u011fu ikinci \u00f6nemli nokta; eme\u011fin m\u00fccadelesi ile \u00e7evre m\u00fccadelesinin birle\u015ftirilmesidir. <\/p>\n<p>T\u00fcrkiye de ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ekonomik krizlerden yabanc\u0131 sermayeyi \u00e7ekme ve kalk\u0131nma ad\u0131na d\u00fcnyan\u0131n di\u011fer geri b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f \u00fclkeleri ile yar\u0131\u015fa girmi\u015f \u00fclkeler aras\u0131nda. Ayn\u0131 yap\u0131sal uyum program\u0131 ile T\u00fcrkiye tar\u0131m\u0131 \u00e7\u00f6kertilirken b\u00fct\u00fcn kirli yat\u0131r\u0131mlar \u00fclkeye gelmeye ba\u015flad\u0131. Alt\u0131n madencili\u011fi, n\u00fckleer, HES, termik, \u00c7imento, GDO lar, suyun ticarile\u015ftirilmesi, hangi ba\u015fl\u0131k ele al\u0131n\u0131rsa al\u0131ns\u0131n, b\u00fct\u00fcn bu ba\u015fl\u0131klarda T\u00fcrkiye\u2019nin giderek daha fazla emperyalist merkezlere ba\u011f\u0131ml\u0131 hale geldi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. H\u00fck\u00fcmet, kendisini iktidarda tutan sermaye gruplar\u0131na kar\u015f\u0131 diyetini \u00fclke topraklar\u0131n\u0131 kirletme hakk\u0131 tan\u0131yarak \u00f6d\u00fcyor. \u00d6zelle\u015ftirmeler ile sermayeye pe\u015fke\u015f \u00e7ekilen kamu kaynaklar\u0131ndan sonra kamusal varl\u0131klar olan toprak, hava, su da \u00f6zelle\u015ftiriliyor ve sermayeye pe\u015fke\u015f \u00e7ekiliyor. T\u00fcrkiye de bir orta ku\u015fak \u00fclkesi olarak Asya, Afrika ve Latin Amerika\u2019n\u0131n yoksul \u00fclkeleri gibi iklim de\u011fi\u015fikli\u011finden ilk etkilenen \u00fclkeler aras\u0131nda yer al\u0131yor. K\u00fcresel \u0131s\u0131nman\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sorunlar\u0131 \u00e7ok daha do\u011frudan ve y\u0131k\u0131c\u0131 bir \u015fekilde ya\u015famak zorunda kalacak bir \u00fclkede ya\u015f\u0131yoruz. D\u00fcnya\u2019da sera gaz\u0131 emisyonlar\u0131 1990\u2019dan bu yana en h\u0131zl\u0131 artan \u00fclke olan T\u00fcrkiye,\u00a0 \u201conlar kirletti, biz niye kirletmeyelim\u201d mant\u0131\u011f\u0131yla Cumhuriyet tarihi boyunca kurulan kapasitenin be\u015f kat\u0131 \u00e7imento fabrikas\u0131 ve k\u00f6m\u00fcrl\u00fc termik santrali son \u00fc\u00e7 y\u0131lda kurmaya ba\u015flad\u0131.\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>Sermayenin bu sald\u0131r\u0131lar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda d\u00fcnyada yeni d\u00f6nem \u00e7evre hareketlerinde g\u00f6r\u00fcnen geli\u015fmeye paralel bir geli\u015fmeyle, T\u00fcrkiye\u2019deki \u00e7evreci halk hareketleri, birer kampanya faaliyeti olmaktan ziyade, kal\u0131c\u0131 ve kurumsal formlarda kendilerini kurmaya, uzun erimli bir m\u00fccadeleye soyunmaya ba\u015flad\u0131lar. T\u00fcrkiye\u2019nin toplumsal m\u00fccadele gelene\u011fi i\u00e7erisinde \u00e7evre hareketlerinin de i\u00e7inde oldu\u011fu yeni bir sayfa a\u00e7\u0131l\u0131yor. Bergama K\u00f6yl\u00fcleri ile ba\u015flayan E\u015fme, Artvin, \u0130da Da\u011flar\u0131, Sinop, F\u0131rt\u0131na Deresi, F\u0131nd\u0131kl\u0131, \u0130kizdere, Munzur, Hasankeyf, Silopi, Pazarc\u0131k, \u00c7alda\u011f\u0131, Efem\u00e7ukuru, Kur\u015funlu K\u00f6yl\u00fcleri, Osmaniye, Akkuyu, Amasra, Ergene Havzas\u0131, G\u00f6nen, Karasu derken art\u0131k saymakla bitmeyen T\u00fcrkiye\u2019nin hemen hemen her ilinde yerel ve kendi yerel yurtta\u015f inisiyatiflerini olu\u015fturmu\u015f, genelde yoksul k\u00f6yl\u00fc tabanl\u0131, sadece a\u00e7\u0131lan davalara hasredilmemi\u015f, toplumsal talepleri de olan, antikapitalist direni\u015f odaklar\u0131 kendini g\u00f6steriyor. <\/p>\n<p>Ekolojik kriz ile ekonomik krizin birlikte yaratt\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lara kar\u015f\u0131 do\u011falgaz, su, elektrik zamlar\u0131 ve bunlardan al\u0131nan dolayl\u0131 vergilerle \u00fccretlerinden kesinti yap\u0131lan, a\u00e7l\u0131\u011fa, kirli havaya, so\u011fu\u011fa, evsizli\u011fe, i\u015fsizli\u011fe ve onursuzlu\u011fa terk edilen i\u015f\u00e7ilerin m\u00fccadelesini \u00e7evre hareketiyle birle\u015ftirmek gerekiyor. \u00c7evre m\u00fccadelelerini ezilenlerin m\u00fccadelesi ile birle\u015ftirmek, \u00e7evrecilere m\u00fcttefik kazand\u0131rman\u0131n yan\u0131nda geleneksel s\u0131n\u0131f hareketinin m\u00fccadele birikim ve deneyiminin de \u00e7evre hareketine kazand\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacakt\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019de \u00e7evreci m\u00fccadelenin 1980\u2019lerden sonra bir toplumsal muhalefet dinami\u011fi olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 sistem i\u00e7i \u00e7evrecili\u011fin sahip oldu\u011fu ideolojik bir yan\u0131lsamad\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n \u00e7evreci olmas\u0131 i\u00e7in mutlaka AB\u2019den fonlanan STK\u2019lardan sertifika almalar\u0131 gerekmiyor. Ekolojinin ad\u0131n\u0131 bile duymam\u0131\u015f \u00c7alda\u011f\u0131 K\u00f6yl\u00fcleri\u2019nin ekoloji m\u00fccadelesi vermediklerini kim iddia edebilir? \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc d\u00fcnya \u00fclkesi yar\u0131 ayd\u0131n bak\u0131\u015f\u0131yla T\u00fcrkiye\u2019de \u00e7evre bilinci yok diyerek \u00e7evre m\u00fccadelesi uzmanlar\u0131n i\u015fi olmaktan kurtar\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Politik Program<\/strong><\/p>\n<p>T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u2019nin \u00fczerinde konu\u015ftu\u011fumuz olgunla\u015fma e\u015fi\u011finde yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc saptama; \u00e7evre hareketlerinin ortak bir program zemininin tarif edilmesinin acil bir ihtiya\u00e7 olarak ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi toplumsalla\u015ft\u0131k\u00e7a bir dizi yeni meselenin muhatab\u0131 ve akt\u00f6r\u00fc haline gelmi\u015ftir. \u015e\u00fcphesiz bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda; sermayenin ecel terleri d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc ve ayakta kalmak i\u00e7in en fazla g\u00f6z\u00fcn\u00fc dikti\u011fi do\u011fal varl\u0131klar\u0131n talan\u0131 konusunda, \u00e7evre m\u00fccadeleleri, a\u00e7\u0131k\u00e7a sermayenin \u00e7ark\u0131na \u00e7omak sokmaktad\u0131r. Toplumsal muhalefetin di\u011fer kesimlerine nazaran devletin bak\u0131s\u0131na daha az maruz kalma ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131na sahip olmaya al\u0131\u015fm\u0131\u015f \u00e7evreciler, bu ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131n yava\u015f yava\u015f sonuna yakla\u015f\u0131yor. T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u2019nin, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve ifade \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, \u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve di\u011fer demokratik talepler konusunda do\u011frudan taraf olaca\u011f\u0131 ve bedel \u00f6demeyi g\u00f6ze almak zorunda kalaca\u011f\u0131 bir d\u00f6neme giriyoruz. <\/p>\n<p>\u00c7evrecilerin muhatab\u0131 ve akt\u00f6r\u00fc oldu\u011fu toplumsal konularla ilgili tespitimizi derinle\u015ftirmek i\u00e7in; T\u00fcrkiye\u2019deki \u00e7evre m\u00fccadelesi ile \u015fimdiye kadar ilgili g\u00f6r\u00fclmeyen Siyasal \u0130slam ve K\u00fcrt Sorunu konular\u0131na bu g\u00f6zle yeniden bakmakta fayda var.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Siyasal \u0130slam<\/strong><\/p>\n<p>Ekolojik krize kar\u015f\u0131 m\u00fccadele, entelekt\u00fcel ve bilimsel a\u00e7\u0131dan da yeni d\u00fc\u015f\u00fcnsel geli\u015fmelere sahne olacakt\u0131r. Darwin\u2019in teorisi, kendi d\u00f6neminde insan merkezci do\u011fa ve tarih anlay\u0131\u015f\u0131na nas\u0131l darbe indirdiyse; bug\u00fcn de ekolojik kriz, insan\u0131n t\u00fcrsel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n di\u011fer canl\u0131lar\u0131n t\u00fcrsel varl\u0131\u011f\u0131 ile ko\u015fut oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r. Anderson\u2019un jeoloji ile ilgili on dokuzuncu y\u00fczy\u0131ldaki bilimsel bulgular\u0131 da jeolojinin madenlerin t\u00fcrlerini s\u0131n\u0131fland\u0131ran bir bilim de\u011fil, yerkabu\u011funun milyonlarca y\u0131llardaki evrimini ortaya koyarak yarat\u0131l\u0131\u015f kuram\u0131na b\u00fcy\u00fck bir darbe indirmi\u015fti. Ekolojik kriz kar\u015f\u0131s\u0131ndaki m\u00fccadeleler, insanl\u0131\u011fa kendi tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan da \u00f6nceki d\u00f6nemlerde k\u0131smet olmayan kadar geni\u015f ve b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bakma kapasitesi kazand\u0131rmaktad\u0131r. Art\u0131k geri d\u00f6nebilece\u011fimiz saf bir do\u011fa yok. \u0130nsan-do\u011fa ili\u015fkisi ile ilgili yarat\u0131lan d\u00fc\u015f\u00fcnsel a\u00e7\u0131l\u0131mlar, \u00e7evre hareketlerini ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 her yerde yeni t\u00fcr bir ayd\u0131nlanma hareketi potansiyeline kavu\u015fturmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Ekolojik krizin en temel nedenlerinden olan kent-k\u0131r \u00e7eli\u015fkisinin T\u00fcrkiye toplumsal formasyonunda ikincil bir izd\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc daha var. Tarihsel olarak tepeden modernle\u015fme gelene\u011finin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan ve bir t\u00fcrl\u00fc on dokuzuncu y\u00fczy\u0131l\u0131n dogmatik pozitivizmini a\u015famayan yerle\u015fik laiklik anlay\u0131\u015f\u0131 ile hesapla\u015fmak \u00e7evrecilerin \u00f6n\u00fcne koymas\u0131 gereken g\u00f6revler aras\u0131ndad\u0131r. Pozitivist Ayd\u0131nlanma\u2019n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnsel temelinde, ilerlemeci tarih kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir pay\u0131 vard\u0131r. \u0130lerlemeci bak\u0131\u015f, teknolojinin tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 varsay\u0131m\u0131ndan hareket eden end\u00fcstriyalist kalk\u0131nmac\u0131 bir anlay\u0131\u015fla insanl\u0131\u011f\u0131n tarihsel olarak do\u011frusal bir ilerleme i\u00e7inde oldu\u011funu savunur. Ekolojik kriz ve gezegen d\u00fczeyinde bir yok olu\u015f tehlikesi bu ilerlemeci mant\u0131\u011fa b\u00fcy\u00fck bir darbe indirdi. Verili laiklik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bat\u0131c\u0131 ayd\u0131nlanma gelene\u011finden devir ald\u0131\u011f\u0131 laiklik anlay\u0131\u015f\u0131 sonucunda bu topraklar\u0131n sahip oldu\u011fu tarihsel k\u00fclt\u00fcrel miras hi\u00e7le\u015ftirildi. K\u00f6yl\u00fcler, ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 ve e\u011fitilmesi gereken kitleler olarak g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Bu \u015fekildeki bir laiklik anlay\u0131\u015f\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak kentli elitlerle s\u0131n\u0131rl\u0131 kald\u0131. T\u00fcrkiye\u2019de \u201ck\u0131rsal kesim\u201d tan\u0131mlamas\u0131 her zaman k\u00fclt\u00fcrel bir gerili\u011fi de imleyen pejoratif bir tonda kullan\u0131ld\u0131. 12 Eyl\u00fcl karanl\u0131\u011f\u0131 ile T\u00fcrkiye k\u0131rlar\u0131 ve k\u0131rlardan gelenlerin olu\u015fturdu\u011fu varo\u015flar da Siyasal \u0130slam\u2019\u0131n insaf\u0131na terk edildi. <\/p>\n<p>K\u00fcreselle\u015fme sald\u0131r\u0131s\u0131 ile gelen ekolojik y\u0131k\u0131m\u0131n do\u011frudan hedefi olan varo\u015flar ve k\u0131rlar\u0131n binlerce y\u0131ll\u0131k sahibi k\u00f6yl\u00fcler, bir yandan madenlerin, barajlar\u0131n, termik santrallerin, \u00e7imento fabrikalar\u0131n\u0131n bilimsel-teknik boyutunu ya\u015fam haklar\u0131 ekseninde \u00f6\u011freniyor. Di\u011fer yandan ya\u015fam haklar\u0131na yap\u0131lan bu sald\u0131r\u0131y\u0131 k\u00fcresel d\u00fczeyde sorgulayan bir bilince kavu\u015fuyor. Yeni d\u00f6nem k\u00f6yl\u00fc hareketinin en temel karakterinden biri, bu k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekteki m\u00fccadele bilincidir. Di\u011fer toplumsal muhalefet dinamikleri ile bulu\u015fmaya yatk\u0131n olmayan k\u00f6yl\u00fcler, ulusal ve uluslar aras\u0131 \u00f6l\u00e7ekte \u00f6nemli \u00f6rg\u00fctsel zeminler kurdular. 30-40 y\u0131l \u00f6nce k\u00f6ylerine yap\u0131lacak fabrikalar\u0131 davul zurnayla kar\u015f\u0131layacak k\u00f6yl\u00fcler, \u015fimdi; \u201cderemizi, ovam\u0131z\u0131 bize b\u0131rak\u0131n gerekirse elektriksiz ve i\u015fsiz ya\u015famaya raz\u0131y\u0131z.\u201d \u201cTemiz havam\u0131z, suyumuz, ba\u011f\u0131m\u0131z, bah\u00e7emiz bizim en b\u00fcy\u00fck zenginliklerimiz\u201d diye durduk yerde kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131yor. Bo\u015funa, kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kanlar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu o y\u00f6relerde ya\u015fayan en yoksul insanlar de\u011fil. <\/p>\n<p>\u00c7evreciler bu dogmatik pozitivist anlay\u0131\u015fla hesapla\u015ft\u0131klar\u0131nda, Anadolu\u2019nun kadim halklar\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcrlerinde, insan-do\u011fa ili\u015fkisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan nas\u0131l bir hazine oldu\u011funu g\u00f6receklerdir. Baba \u0130shak ayaklanmas\u0131n\u0131n \u201ctoprakta tohumda hak\u00e7a\u201d ya\u015famak i\u00e7in ba\u015flat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, topra\u011f\u0131n bilgeli\u011fini, \u015eeyh Betrettin\u2019i, Pir Sultan\u2019\u0131 kendi tarihi olarak g\u00f6receklerdir. D\u00fcnyada da neo-liberal sald\u0131r\u0131n\u0131n yo\u011fun oldu\u011fu t\u00fcm \u00fclkelerde yerel halklar\u0131n k\u00fclt\u00fcrel bir i\u00e7e kapanma refleksi g\u00f6sterdikleri g\u00f6zleniyor. Ekolojik kriz kar\u015f\u0131s\u0131nda Latin Amerika\u2019daki halk\u00e7\u0131 iktidarlar\u0131n kendi \u00f6zg\u00fcn tarihsel ve k\u00fclt\u00fcrel miraslar\u0131na at\u0131f yapmalar\u0131 tesad\u00fcf de\u011fil. <\/p>\n<p>T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi, T\u00fcrkiye k\u0131rlar\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir ayd\u0131nlanma potansiyeli a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ekten \u00f6zerk dinamikleri olan bir muhalefet hareketi olarak \u00e7evre hareketleri -\u015fu anda \u00f6rne\u011fi olmasa da- mutlaka geleneksel muhafazakar se\u00e7men kitlelerinin oldu\u011fu yerellerden de anti kapitalist \u00e7evreci halk hareketleri \u00e7\u0131karacakt\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Toplumsal Bar\u0131\u015f<\/strong><\/p>\n<p>Petrol, enerji, su sava\u015flar\u0131, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc d\u00fcnya sava\u015f\u0131 olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00fcndeme getirmeye ba\u015flad\u0131. Tek tek \u00fclkeler d\u00fczeyinde de enerji ve petrol tekellerinin k\u00f6r\u00fckledi\u011fi etnik bo\u011fazla\u015fmalar ya\u015fan\u0131yor. Bu \u015firketlerin \u00e7o\u011fu zaman b\u00f6lgelerindeki silah ve uyu\u015fturucu trafi\u011fin de rol oynad\u0131klar\u0131 da biliniyor. Ekolojik kriz sava\u015flar\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ekolojik tahribat d\u0131\u015f\u0131nda d\u00fcnyan\u0131n ve tek tek \u00fclkelerin toplumsal bar\u0131\u015f\u0131n\u0131 da tehdit ediyor. Kirli yat\u0131r\u0131mlar\u0131n sahibi \u015firketler, olu\u015fmaya ba\u015flayan \u00e7evreci tepkilerin \u00f6n\u00fcn\u00fc almak i\u00e7in yat\u0131r\u0131m kalemlerin \u00f6nemlice bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131kacak bu \u201chalkla ili\u015fkiler sorununu\u201d engellemeye ay\u0131r\u0131yorlar. Kamusal denetimin gittik\u00e7e zay\u0131flamas\u0131 nedeniyle yat\u0131r\u0131m\u0131n bulundu\u011fu y\u00f6rede ya\u015fayan insanlar, \u015firket taraftarlar\u0131 ve \u00e7evreciler olarak kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geliyor. Y\u0131llard\u0131r kendi i\u00e7 dengesinde ya\u015fayan toplumlar b\u00fcy\u00fck yat\u0131r\u0131mlar kar\u015f\u0131s\u0131nda istikrars\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi Halkla\u015f\u0131yor bildirisinde \u00e7evre m\u00fccadelelerinin \u00fclkemiz insan\u0131n karde\u015fle\u015fmesine ve di\u011fer muhalefet dinamiklerine g\u00f6re birlikte ortak m\u00fccadele zeminlerini kurma noktas\u0131nda avantajlara sahip oldu\u011funun alt\u0131 \u00e7izilmi\u015fti. \u00c7evre hareketinin kentli iyi orta s\u0131n\u0131flar\u0131n tekelinden \u00e7\u0131k\u0131p halkla\u015fmas\u0131 ve emek\u00e7i karakteri kazanmas\u0131n\u0131n \u00e7evrecileri de \u201c\u00fclkenin do\u011fusuna gittiklerinde kolonyalist kompleksler ya\u015famaktan kurtaraca\u011f\u0131\u201d tespiti yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. \u00c7evre hareketi halkla\u015ft\u0131k\u00e7a, \u00e7evrecilerin \u00fclkenin do\u011fusu s\u00f6z konusu oldu\u011funda \u00e7ifte standart i\u00e7erisindeki tutumlar\u0131n\u0131n k\u0131r\u0131lmaya ba\u015fland\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Y\u0131llard\u0131r \u201cter\u00f6rle m\u00fccadele kapsam\u0131nda\u201d yak\u0131lan ormanlara kar\u015f\u0131 sessiz kalan \u00e7evrecilerin bu al\u0131\u015f\u0131lageldik tutumu terk etmeleri \u00f6nemlidir. Yine T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi i\u00e7indeki yerel \u00e7evreci halk hareketleri i\u00e7erisinde Munzur, Hasankeyf, Pazarc\u0131k ve \u015e\u0131rnak yerellerindeki \u00e7evreci hareketler, t\u00fcm T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u2019nin g\u00fc\u00e7l\u00fc halkalar\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131rlar. Bu yerellerin tamam\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019deki deneyim ve birikim konusunda bir ortakl\u0131k zemini var.<\/p>\n<p>\u00d6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde K\u00fcrt sorunu iki noktada \u00e7evre hareketi i\u00e7in kritik \u00f6nemini korumaya devam edecektir. Birincisi, T\u00fcrkiye\u2019de sermaye kendi h\u00fck\u00fcmetleri eliyle topyekun bir ekolojik y\u0131k\u0131m program\u0131n\u0131 emperyalist tekellerin \u00e7\u0131kar\u0131 do\u011frultusunda uygulamaktad\u0131r. Bu noktada K\u00fcrt sorunu konusunda verilen emperyalist \u00f6d\u00fcnler, uluslararas\u0131 sermayenin T\u00fcrkiye\u2019nin do\u011fusu bat\u0131s\u0131 ay\u0131rmadan do\u011fal kaynaklar\u0131n\u0131n ya\u011fmalamas\u0131 konusunda \u00f6nemli bir paya sahiptir. \u0130kincisi K\u00fcrt sorununun geldi\u011fi a\u015famadaki \u00e7\u00f6z\u00fcm aray\u0131\u015flar\u0131, sorunun muhataplar\u0131nca yerinden y\u00f6netim ve k\u00fclt\u00fcrel \u00f6zerklik odakl\u0131 bir y\u00f6nelim i\u00e7erisinde seyretmektedir. Bu y\u00f6nelim ekolojik bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla uyumludur. Bu, K\u00fcrt sorununda ekolojik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclenden daha fazla karde\u015fle\u015fme imkan\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. T\u00fcrkiyeli \u00e7evreciler K\u00fcrd\u00fcyle ve T\u00fcrk\u00fcyle bunu g\u00f6r\u00fcp \u00fclkemizin tarihinin, k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn, derelerinin, ovalar\u0131n\u0131n karde\u015fli\u011fine sadece Gediz\u2019i, Ergene\u2019yi \u0130da Da\u011flar\u0131\u2019n\u0131 de\u011fil, F\u0131rat\u2019\u0131, Dicle\u2019yi, Harran\u2019\u0131, Hasankeyf\u2019i de katmay\u0131 ba\u015farmal\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Ezilenlerin \u0130ttifak\u0131<\/strong><\/p>\n<p>\u00c7evre hareketinin bilince \u00e7\u0131kartmas\u0131 gereken d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc husus, toplumsal muhalefetin di\u011fer alanlar\u0131nda ya\u015fanan siyasal sorunlardan \u00e7evre hareketinin azade olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi, yeni d\u00f6nem s\u0131n\u0131f hareketinin bir par\u00e7as\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131karken ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak T\u00fcrkiye\u2019de \u00e7evrecilerin \u015fimdiye kadar \u00fczerinde durmad\u0131klar\u0131 yeni politik sorunlarla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Ekolojik kriz kar\u015f\u0131s\u0131nda geli\u015ftirilecek m\u00fccadeleler, ekolojinin b\u00fct\u00fcnleyici i\u015flevi nedeniyle t\u00fcm bilimin ve toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin b\u00fct\u00fcn tezah\u00fcr bi\u00e7imlerinin b\u00fct\u00fcnsel olarak ele al\u0131nmas\u0131n\u0131 zorunlu k\u0131l\u0131yor. Geli\u015ftirilecek m\u00fccadele stratejilerinin ba\u015far\u0131s\u0131; felsefi, siyasal, iktisadi, sosyal t\u00fcm d\u00fczeyleri kapsayan bir b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011fe sahip olmas\u0131na ba\u011fl\u0131. Ekoloji kriz kar\u015f\u0131s\u0131ndaki taleplerin siyasal olmad\u0131\u011f\u0131 sav\u0131, ya\u015fananlar kar\u015f\u0131s\u0131nda hi\u00e7 bu kadar s\u0131r\u0131tmam\u0131\u015ft\u0131. Ekolojik kriz kar\u015f\u0131s\u0131nda verilecek m\u00fccadele al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015f sistem i\u00e7i \u00e7evrecili\u011fin yinelemeden b\u0131kmad\u0131\u011f\u0131 apolitizme ra\u011fmen \u00e7evrecileri siyasal m\u00fccadele alan\u0131na davet ediyor. <\/p>\n<p>\u00c7evre sorunlar\u0131n\u0131n tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 platformlarda teknik ve hukuki konularda kendini d\u0131\u015fa vursa da, bug\u00fcn \u00e7evre hareketin ihtiyac\u0131 olan s\u0131n\u0131fsal bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n yarat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in toplumsal muhalefete musallat olan k\u00fcreselle\u015fmeci ve ulusalc\u0131 siyasal e\u011filimlerle hesapla\u015fmak gerekmektedir. \u00d6rne\u011fin; Kyoto\u2019yu \u0130mzala Kampanyas\u0131\u2019n\u0131n, Kyoto Protokol\u00fc\u2019n\u00fcn neoliberal ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u00f6ne \u00e7\u0131karmamas\u0131 nedeniyle h\u00fck\u00fcmet, Protokol\u2019\u00fc kabul ettikten sonra \u00e7evrecilerden \u201chakl\u0131\u201d bir te\u015fekk\u00fcr beklentisine girdi.\u00a0 Ayn\u0131 \u015fekilde, GDO kar\u015f\u0131t\u0131 m\u00fccadele salt g\u00fcvenli g\u0131da sorununa indirgendi\u011finde ve s\u00f6zle\u015fmeli tar\u0131mla proleterle\u015fen k\u00f6yl\u00fcler bu m\u00fccadelenin \u00f6znesi olmad\u0131k\u00e7a, organik tar\u0131m \u015firketlerine can\u0131n\u0131 herkesinkinden \u00e7ok seven orta s\u0131n\u0131flardan yeni bir pazar yarat\u0131yor. \u00c7evreci tepkilerin oldu\u011fu k\u00f6ylerde bile ya\u015fanan \u00e7evre sorunu ile yoksul k\u00f6yl\u00fclerin talepleri gerekti\u011fi gibi ortakla\u015ft\u0131r\u0131lam\u0131yor. T\u00fcrkiye tar\u0131m\u0131n\u0131n IMF ve DT\u00d6 politikalar\u0131yla tasfiyesi T\u00fcrkiye\u2019de ya\u015fanan en b\u00fcy\u00fck ekolojik y\u0131k\u0131md\u0131r. \u00c7evre hareketinin kapitalizm ile ekolojik kriz aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi ideolojik d\u00fczeyde yeterince a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karamamas\u0131n\u0131n sonucu, T\u00fcrkiye tar\u0131m\u0131nda ya\u015fanan \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f, hen\u00fcz bir ekolojik sorun olarak ele al\u0131nam\u0131yor. \u00c7evre sorunlar\u0131 ile tar\u0131mda ya\u015fananlar, ancak tar\u0131m alanlar\u0131n\u0131n kirlenmesi, Biyo\u00e7e\u015fitlilik ya da GDO\u2019lar gibi ba\u015fl\u0131klarda \u00e7evrecilerin g\u00fcndemine girebiliyor. <\/p>\n<p>Ulusal g\u00fcvenlik bahanesiyle n\u00fckleeri savunmak, n\u00fckleere kar\u015f\u0131 \u201culusal kaynak\u201d diye k\u00f6m\u00fcr\u00fc savunmak, iklim de\u011fi\u015fikli\u011fine kar\u015f\u0131 \u201cr\u00fczgar, g\u00fcne\u015f bize yeter\u201d demek, AB uyum s\u00fcrecindeki mevzuat de\u011fi\u015fikliklerinden medet ummak v.b.. Hep ayn\u0131 ulusalc\u0131 ve k\u00fcreselle\u015fmeci ak\u0131l tutulmas\u0131n\u0131n \u00f6rnekleridir. Kyoto kampanyas\u0131, Ba\u015fbakan\u2019\u0131 \u201c\u00e7evrecilerin daniskas\u0131\u201d yapt\u0131. \u0130klim de\u011fi\u015fikli\u011fine kar\u015f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc r\u00fczgar ve g\u00fcne\u015f enerjisine s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmak ta; \u00c7evre Bakan\u0131\u2019na \u201cbunlar gaz lobisi\u201d dedirtti.\u00a0 \u00c7evre hareketi, sermeyenin ve onun emrindeki h\u00fck\u00fcmetlerin \u015fu ya da bu e\u011filimine yedeklenmeden, ekolojik krizin do\u011frudan ve dolayl\u0131 olarak ma\u011fdur etti\u011fi milyonlarca emek\u00e7inin g\u00fcc\u00fcne dayanmal\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Kapitalistlerin ekolojik kriz kar\u015f\u0131s\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnebilecekleri tek \u015fey, krizden nas\u0131l daha fazla kar elde edebilecekleridir. Bu y\u00fczden ekolojik krize kar\u015f\u0131 m\u00fccadele kapitalist sistem ortadan kald\u0131r\u0131lmad\u0131k\u00e7a ba\u015far\u0131ya ula\u015famayacakt\u0131r. Yine \u00e7evreci gibi g\u00f6r\u00fcnmesine ra\u011fmen, son derece liberal bir talep olan \u015firketlerden ekolojik maliyet talepleri sadece kapitalizmin kal\u0131c\u0131la\u015fmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yor. Do\u011fay\u0131 fiyatland\u0131rmak insani-do\u011fal varl\u0131klar\u0131n bir para kazanma arac\u0131 haline getirilmesini me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131yor. Petrol ve bal\u0131k konusundaki arz sorunu, olsa olsa sermayenin i\u015ftah\u0131n\u0131 kabart\u0131yor ve fiyatlar\u0131 daha da art\u0131yor. <\/p>\n<p>Kapitalizmin krizlerinin yeni bir ve\u00e7hesi olan ekolojik krizin, kapitalistleri kendili\u011finden sistem i\u00e7inde reform yapmaya, krizi d\u00fczenlemeye d\u00f6n\u00fck bir tak\u0131m geri ad\u0131mlar atmaya y\u00f6neltece\u011fi bo\u015f bir beklentidir. \u00c7evre hareketleri i\u00e7inde ekolojik vergiler \u015feklinde taleplerle ekolojik krizin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilece\u011fi y\u00f6n\u00fcndeki talepler, aksine kapitalizmin me\u015frula\u015fmas\u0131na ve kal\u0131c\u0131la\u015fmas\u0131na krizin daha \u00f6l\u00fcmc\u00fcl hale gelmesine yol a\u00e7acakt\u0131r. Kapitalizm kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek i\u00e7in do\u011fal varl\u0131klar\u0131 son zerresine kadar ya\u011fmalamaktan ba\u015fka \u00e7aresi yok. Krizin yaratt\u0131\u011f\u0131 ek maliyetler ve azalan enerji ve hammadde kaynaklar\u0131 nedeniyle sermayenin azalan kar marjlar\u0131n\u0131 emek\u00e7ilerin s\u0131rt\u0131na y\u00fckleyece\u011finden de ku\u015fku duyulmamal\u0131d\u0131r. \u00d6zellikle \u00e7evre vergileri yoluyla bunu sa\u011flama e\u011filimi gittik\u00e7e g\u00fc\u00e7lenmektedir. Ekolojik vergilendirme talepleri, kapitalizmin b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131 tehdit eden y\u00fcz\u00fc yerine s\u0131n\u0131f fark\u0131 g\u00f6zetmeksizin ve s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerini gizleyerek herkese e\u015fit sorumluluk y\u00fckler. \u015eirketlere kamusal yurtta\u015flar olarak hak etmedikleri ve hi\u00e7bir zaman \u00fcstlenmeyecekleri sorumluluklar y\u00fckler. Ne n\u00fcfusun dura\u011fan hale gelmesi, ne de fosil yak\u0131tlara t\u00fcketicilerin daha az ra\u011fbet etmesi ekolojik krizi, a\u00e7l\u0131k ve yoksullu\u011fu ortadan kald\u0131rmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n kurtulu\u015fu i\u00e7in eme\u011fin \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesi ile ekolojik y\u0131k\u0131m\u0131n \u00f6nlenmesi bir ve ayn\u0131 program etraf\u0131nda savunulmal\u0131d\u0131r. Fabrika \u00f6l\u00e7e\u011findeki \u00f6zy\u00f6netim talebinin ekolojik d\u00fczeyde s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin yeni ve\u00e7heleri ve \u00f6rg\u00fctlenme ara\u00e7lar\u0131 ile ekolojik d\u00fczeyde bir \u00f6zy\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131na uyarlanabilir. Ya\u015fam hakk\u0131 sadece \u00fccretli k\u00f6lelik d\u00fczeninde asgari insan ihtiya\u00e7lar\u0131 i\u00e7in talep edilen \u00fccret talebi de\u011fil, ba\u015fta bar\u0131nma hakk\u0131 olmak \u00fczere ya\u015fam ko\u015fullar\u0131 ve \u00e7evre \u00fczerindeki karar s\u00fcre\u00e7lerinde etkin kat\u0131l\u0131m, s\u00f6z ve karar talebi ile savunulmal\u0131d\u0131r. Geleneksel sendikalar\u0131n i\u015f g\u00fcvenli\u011fi ve i\u015f\u00e7i sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda \u00f6zellikle i\u015fsizler hareketini ve enformel sekt\u00f6rde \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131 \u00f6rg\u00fctlenmesi \u00f6nem kazan\u0131yor. Emek\u00e7iler, \u00fcretimin ve toplumun denetiminde daha fazla s\u00f6z hakk\u0131 talep ederek ekolojik krizi \u00f6nleyici denetim mevzileri elde edebilirler. Tek ba\u015f\u0131na \u00fcretim \u00f6l\u00e7e\u011findeki art\u0131\u015f\u0131n insanlara daha fazla refah ve sosyal adalet yaratmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 art\u0131k biliyoruz. Teknik ilerlemenin \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc, daha az mesai ve daha fazla bo\u015f zaman olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>\u00d6rg\u00fctlenme<\/strong><\/p>\n<p>T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi ile ilgili son tespitimiz, hareketin art\u0131k lokal ve tematik bir yap\u0131daki yerel hareketler toplam\u0131ndan \u00e7\u0131kmaya ba\u015flamas\u0131d\u0131r. Hareketin ortak bir politik eksene ve \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011fe sahip olmamas\u0131 b\u00fcy\u00fck resmin g\u00f6r\u00fclmesini zorla\u015ft\u0131rmakla birlikte, yerel hareketler aras\u0131nda son y\u0131llarda az\u0131msanmayacak bir deneyim aktar\u0131m\u0131 ve eylem birlikteli\u011fi sa\u011flanmaya ba\u015flad\u0131. Ege\u00e7ep, Do\u011fu Akdeniz \u00c7evre Platformu, Derelerin Karde\u015fli\u011fi Platformu, \u0130da Da\u011flar\u0131\u2019n\u0131 kurtarmak i\u00e7in kurulan platformlar, Hasankeyf ve Allinoi\u2019nin birlikte kurtar\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gibi \u00e7abalar, yerel hareketlerdeki daha geni\u015f zeminlerde bir araya gelme e\u011filimlerinin somut g\u00f6stergeleridir. Sorunun kayna\u011f\u0131 ortak oldu\u011fu i\u00e7in m\u00fccadelede ister istemez ortakla\u015fmaktad\u0131r. Vezirk\u00f6pr\u00fc\u2019deki \u00e7imento fabrikas\u0131 i\u00e7in \u00c7anakkale\u2019ye termik santral yap\u0131l\u0131yor. \u015eav\u015fat\u2019taki HES\u2019e kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmamalar\u0131 i\u00e7in Ankaral\u0131lar\u0131n do\u011fal gaz zamlar\u0131na boyun e\u011fmeleri isteniyor. \u0130nsanlar \u0130zmir de arsenikli su i\u00e7erken Efem\u00e7ukuru\u2019na siyan\u00fcrl\u00fc maden kuruluyor, tar\u0131m \u00e7\u00f6kertilirken \u0130nayl\u0131lar\u2019\u0131n suyu maden \u015firketine ak\u0131yor. Madencilik, \u00e7imento, termik, su, enerji, n\u00fckleer alan\u0131nda faaliyet g\u00f6steren sermaye gruplar\u0131 g\u00fc\u00e7lerini birle\u015ftirirken bunlara kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fct\u00fclen m\u00fccadelenin de birle\u015fmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u00c7evreci yerel hareketler bilimsel d\u00fczeyde mant\u0131kl\u0131 kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015flar ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in tematik alanlara hapsolmamal\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019de ya\u015fanan \u00e7evre sorunlar\u0131n\u0131n hepsini kesecek ortak paydalar vard\u0131r. Amasra\u2019daki termik santralden kurtulman\u0131n tek \u00e7aresi, Sinop ve Akkuyu\u2019ya n\u00fckleer santral yap\u0131lmas\u0131 de\u011fildir. Sistem bu oyunu daha a\u00e7\u0131k oynayacakt\u0131r. Birlikte m\u00fccadele zorunludur. Sinop\u2019ta n\u00fckleer santral kurulsa da memleketin her kar\u0131\u015f\u0131na alt\u0131n madeni kurulsa da emek\u00e7i halk kitleleri daha y\u00fcksek elektrik faturalar\u0131 \u00f6deyecektir. N\u00fckleer santraller, HES\u2019ler, termik santraller, r\u00fczgar ve g\u00fcne\u015f santralleri, sermayenin enerji ihtiyac\u0131n\u0131 azaltmayacak sadece kapitalistlerin bu alandan daha fazla kar elde etmesini sa\u011flayacakt\u0131r. Do\u011fal kaynaklar t\u00fcketildik\u00e7e de sermayenin kar\u0131 ile orant\u0131l\u0131 yoksullar\u0131n karanl\u0131kta kalmas\u0131 artacak. <\/p>\n<p>Yeni d\u00f6nemdeki \u00fclke sath\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015f bir \u00e7evre hareketinin kendisi yeni bir deneyim alan\u0131d\u0131r. Bu nedenle tek bir yerel hareketin yeni s\u00fcreci karakterize etme imkan\u0131 yoktur. Daha a\u00e7\u0131k s\u00f6ylemek gerekirse, sembolik ve pop\u00fcler bir ifade olarak kendisini bu \u015fekilde tan\u0131mlayan yerel \u00e7evreci halk hareketleri ortaya \u00e7\u0131ksa da; T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u2019nde ikinci bir Bergama olmayacak. Hatta m\u00fccadelenin halen devam etti\u011fi Bergama\u2019da da bundan sonra bir \u201cBergama\u201d olmayacak. Bergama K\u00f6yl\u00fcleri, T\u00fcrkiye\u2019de \u00e7evre m\u00fccadelelerinin halkla\u015fmas\u0131n\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 aralamakla kalmam\u0131\u015f, T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi a\u00e7\u0131s\u0131ndan halen en b\u00fcy\u00fck deneyim bar\u0131nd\u0131ran ve en fazla ders \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131 gereken bir prati\u011fi de kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Eylem tecr\u00fcbesi, elde edilen bilimsel ve hukuksal kazan\u0131mlar, E\u015fme\u2019de \u0130da Da\u011flar\u0131\u2019nda, Munzur\u2019da, Artvin-Cerattepe\u2019de, G\u00fcm\u00fc\u015fhane\u2019de siyan\u00fcrl\u00fc alt\u0131n madencili\u011fine kar\u015f\u0131 verilen m\u00fccadelelerle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmaks\u0131z\u0131n T\u00fcrkiye\u2019nin d\u00f6rt bir taraf\u0131ndaki yerel \u00e7evre hareketlerine katk\u0131 sunmaya devam etmektedir. Halen Bergama\u2019da sermayenin oynad\u0131\u011f\u0131 oyunlar ve buna kar\u015f\u0131 verilen m\u00fccadele, T\u00fcrkiye\u2019nin di\u011fer yerellerindeki m\u00fccadelelerin de kaderi \u00fczerinde tayin edici bir role sahiptir.\u00a0\u00a0 <\/p>\n<p>Ancak Bergama\u2019daki halk hareketinin sosyal hukuk devletini geri \u00e7a\u011f\u0131rmaya d\u00f6n\u00fck, mahkemelerden \u00e7\u0131kacak kararlara odaklanm\u0131\u015f m\u00fccadele prati\u011fi, yarg\u0131 kararlar\u0131n\u0131n uygulanmamas\u0131 ile yerini verili hukuksal me\u015fruiyet zeminlerin \u00f6tesine ge\u00e7en bir politik tutuma b\u0131rakmay\u0131 ba\u015faramam\u0131\u015ft\u0131r. Bergama\u2019dan sonra yerel her \u00e7evre hareketinin dava a\u00e7arken elde edilecek mahkeme karar\u0131n\u0131n uygulanmama ihtimalini g\u00f6zeterek i\u015fe ba\u015flamas\u0131 gerekirken, T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u2019nde m\u00fccadeleyi a\u00e7\u0131lan davalardan ibaret sayma e\u011filimi g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde devam etmektedir. Oysa h\u00fck\u00fcmetin tavr\u0131 ve son on y\u0131ldaki yasal de\u011fi\u015fiklikler, Bergama\u2019n\u0131n ilk b\u00fcy\u00fck davalar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnlere g\u00f6re \u00e7ok daha az ya\u015fam hakk\u0131n\u0131 ve \u00e7evreyi korumaktad\u0131r. H\u00fck\u00fcmetler, Cargill, T\u00fcpra\u015f, Pektim, Seydi\u015fehir, Karadeniz Sahil Yolu, zorunlu din dersleri v.b. davalarda yarg\u0131 kararlar\u0131n\u0131 uygulamamay\u0131 ve kararlar\u0131n arkas\u0131ndan dolanmay\u0131 adeta bir h\u00fck\u00fcmet politikas\u0131 haline getirmi\u015ftir. Bunun yan\u0131nda artan ekolojik sald\u0131r\u0131n\u0131n boyutlar\u0131, tek tek davalarla ba\u015f edilemeyecek kadar artm\u0131\u015ft\u0131r. E\u015fme\u2019de i\u015fletmeci firma kaybetti\u011fi davay\u0131 bile kazanm\u0131\u015f gibi g\u00f6stererek \u00c7evre ve Orman Bakanl\u0131\u011f\u0131\u2019ndan yeniden faaliyete ba\u015flamak i\u00e7in olur alabilmi\u015ftir. Sadece Artvin \u0130li\u2019nde yap\u0131lacak hidroelektrik santrali say\u0131s\u0131 150\u2019yi ge\u00e7mi\u015ftir. Bergama\u2019da \u015fu ana kadar y\u00fcze yak\u0131n dava kazan\u0131lmas\u0131na ra\u011fmen alt\u0131n madeninin halen \u00e7al\u0131\u015fmaya devam etti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, b\u0131rak\u0131n dava a\u00e7may\u0131 ve dava har\u00e7lar\u0131n\u0131 bulmay\u0131, Artvin\u2019e onlarca yeni mahkeme kurulmas\u0131 gerekmektedir. \u00c7evre yasalar\u0131 \u00e7evreyi korumaktan ziyade kirlili\u011fi d\u00fczenlemeye d\u00f6n\u00fck uygulamalar getiriyor. Hukuksal alandaki as\u0131l tehlikeli y\u00f6nelim, kapitalist zihniyetin her alandaki sonucu gibi hukuk sisteminin de gittik\u00e7e atomize olmas\u0131d\u0131r. Ba\u011f\u0131ms\u0131z idari otoriteler ve \u00f6zel yasalarla idari ve adli s\u00fcre\u00e7ler sermaye a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6zerk bir yap\u0131ya kavu\u015fturuluyor. Petrol Yasas\u0131, Maden Yasas\u0131, N\u00fckleer \u0130hale Yasas\u0131 ve enerji mevzuat\u0131, bu sekt\u00f6rlerdeki \u015firketlerin elini kolayla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in \u00f6zerk birer cumhuriyet yarat\u0131yor. Sosyal devlet tasfiye edilirken hukuk ta sermayenin \u00e7\u0131kar\u0131na hizmet ederek \u00f6zelle\u015ftiriliyor. Hukuk sistemi, uygulanmayan yarg\u0131 kararlardan daha fazla bu atomizasyonla kirletiliyor. <\/p>\n<p>\u00c7evreci yerel halk hareketlerinin m\u00fccadele ve dayan\u0131\u015fma zeminlerinin \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde \u00fclke \u00e7ap\u0131nda bir \u00f6rg\u00fctl\u00fc zeminde tarif edilmesi yo\u011funla\u015fan ekolojik y\u0131k\u0131mlara kar\u015f\u0131 birlikte g\u00f6\u011f\u00fcs gerilmesi i\u00e7in a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir ihtiya\u00e7t\u0131r. Bu sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 takdirde \u00e7evre hareketinin bir araya gelmesi gereken emek hareketiyle ortak m\u00fccadeleler \u00f6rg\u00fctleme imkan\u0131 daha da artacakt\u0131r. Ba\u015fta k\u00f6yl\u00fc sendikalar\u0131 olmak \u00fczere \u00e7evre hareketinin emek hareketiyle bulu\u015fmas\u0131, \u00e7evre hareketinin bu topraklar\u0131n m\u00fccadele gelene\u011fiyle bulu\u015fmas\u0131n\u0131 ve daha tutarl\u0131 bir antikapitalist politik hatta y\u00fcr\u00fcmesini sa\u011flayacakt\u0131r. GAP\u2019\u0131n nas\u0131l hem toplumsal e\u015fitsizlikleri ve hem de topra\u011f\u0131n \u00e7orakla\u015fmas\u0131n\u0131 artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve kent yoksular\u0131n\u0131n sorunlar\u0131n\u0131n temelinde tar\u0131m\u0131n yok edilmesi ger\u00e7e\u011finin yatt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u0130\u015fbirli\u011fi yerine rekabeti, uzla\u015fma yerine tahakk\u00fcm\u00fc savunan kapitalizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadele i\u00e7in her d\u00fczeyde dayan\u0131\u015fma zorunludur.\u00a0 <\/p>\n<p>Tarihimizde emek\u00e7iler nas\u0131l f\u0131nd\u0131\u011f\u0131na, \u00e7ay\u0131na, tarlas\u0131na, fabrikas\u0131na sahip \u00e7\u0131karken patronlara, a\u011faya, tefeciye kar\u015f\u0131 m\u00fccadele etmi\u015flerse bug\u00fcn de ayn\u0131 antikapitalist m\u00fccadele stratejilerine ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Toprak ve fabrika i\u015fgalleri, Tari\u015f direni\u015fi, K\u00f6y-Koop, \u201cBo\u011faza De\u011fil Zap\u2019a K\u00f6pr\u00fc Kampanyas\u0131\u201d, Orman Kanunu ile ilgili kampanyalar ve benzeri deneyimler \u00e7evreciler taraf\u0131ndan hat\u0131rlanmal\u0131d\u0131r. Siyan\u00fcrl\u00fc alt\u0131n madencili\u011fine kar\u015f\u0131 m\u00fccadele ederken Yeralt\u0131-Maden-\u0130\u015f\u2019in deneyim hazinesine ba\u015fvurmak hi\u00e7 de zor olmayacakt\u0131r. <\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>SONU\u00c7 YER\u0130NE\u2026<\/strong><\/p>\n<p>Kapitalizmde en ba\u015f\u0131ndan beri, do\u011fan\u0131n elementleri ile insani var olu\u015fun maddi ko\u015fullar\u0131, birlikte ekonominin alan\u0131 i\u00e7ine sokuldu. \u0130\u00e7inde bulundu\u011fumuz d\u00f6nemi kapitalizmin \u00f6nceki d\u00f6nemlerinden ay\u0131ran temel konular\u0131n ba\u015f\u0131nda insanl\u0131\u011f\u0131n gezegen d\u00fczeyinde bir ekolojik yok olu\u015f riski ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya olmas\u0131 ger\u00e7e\u011fi yat\u0131yor. Ezilenlerin b\u00fct\u00fcn kazan\u0131mlar\u0131 yok edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131rken do\u011fal varl\u0131klar\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesi konusunda kapitalizm, kendi bindi\u011fi dal\u0131 kesecek kadar g\u00f6z\u00fc d\u00f6nm\u00fc\u015f bir ya\u011fma ve talan sistemine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n sorumlusu, kapitalizmin \u00fcretmek i\u00e7in \u00fcretmek ve t\u00fcketmek i\u00e7in t\u00fcketmek ideolojisi. <\/p>\n<p>Gelece\u011fimizi korumak i\u00e7in do\u011fal varl\u0131klar \u00fczerindeki m\u00fclkiyet yerine gelecek ku\u015faklara aynen ya da daha iyi ko\u015fullarda bir do\u011fa b\u0131rakmak ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir bir insan-do\u011fa ili\u015fkisinin maddi ko\u015fullar\u0131n\u0131 yaratmak gerekiyor.\u00a0 D\u00fcnya, ancak kaynaklar\u0131n\u0131n kapitalist kar h\u0131rs\u0131yla de\u011fil, toplumsal ve k\u00fcresel bir adaletle payla\u015f\u0131m\u0131 ve planlanmas\u0131 fikriyle yakla\u015fan ekolojik felaketten kurtar\u0131labilir. <\/p>\n<p>T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi\u2019nin kendi ideolojik ve \u00f6rg\u00fctsel zeminlerinin n\u00fcvelerinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, gazeteci g\u00f6zleminin \u00f6tesine ta\u015fan, kendi m\u00fccadele gelene\u011fini yaratmaya ba\u015flayan ve toplumsal muhalefetin di\u011fer kesimleri ile ortak bir politik ve \u00f6rg\u00fctsel zemininin tarif edilmesini zorunlu k\u0131l\u0131yor. \u00c7evreciler kendi g\u00fcc\u00fcne g\u00fcvenmelidir. Bundan sonra \u00fczerine konu\u015fulacak ve yaz\u0131lacak konu; s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve talana kar\u015f\u0131, e\u015fitlikten, emekten, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckten, bar\u0131\u015f ve karde\u015flikten yana \u00e7evrecilerin nas\u0131l bir araya gelece\u011fidir. \u00c7ok zaman\u0131m\u0131z\u0131n kald\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenemez. <\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019nin B\u00fct\u00fcn \u00c7evrecileri Birle\u015fin!<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Av. Mehmet HORU\u015e<\/p>\n<p>Metalurji M\u00fchendisleri Odas\u0131 Metaturji Dergisi &#8211; Nisan 2009<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"T\u00dcRK\u0130YE \u00c7EVRE HAREKET\u0130 HALKLA\u015eIRKEN\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 TMMOB\u2019a ba\u011fl\u0131 odalar, KESK ve D\u0130SK\u2019e ba\u011fl\u0131 sendikalar, \u00e7evreci kurumlar, demokratik kitle \u00f6rg\u00fctleri ve bireylerden olu\u015fan Beyazad\u0131mlar Platformu taraf\u0131ndan TMMOB \u00c7evre Sempozyumu\u2019na sunulan \u201cT\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi Halkla\u015f\u0131yor\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 bildirinin \u00fczerinden iki y\u0131l ge\u00e7ti. Bildirideki tespitlere hareketin ge\u00e7mi\u015f iki y\u0131ll\u0131k prati\u011fi ile yeniden bakmak ve \u00e7evre hareketinin ileriki y\u0131llarda g\u00fcndemine alaca\u011f\u0131 muhtemel politik eksenine katk\u0131 sunaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen belli konu ba\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131 \u00f6nermek bu yaz\u0131n\u0131n as\u0131l hedefini olu\u015fturuyor.\u00a0 En az\u0131ndan \u00e7evre hareketi i\u00e7inde fikri takip yapman\u0131n kendi gelene\u011fini yaratmas\u0131nda \u00f6nemli bir i\u015flev g\u00f6rece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. A\u015fa\u011f\u0131da yaz\u0131lanlar, T\u00fcrkiye \u00c7evre Hareketi Halkla\u015f\u0131yor bildirisinin devam\u0131 olarak anla\u015f\u0131labilir. \u0130lk metinde hareketin mevcut sorunlar\u0131n\u0131 a\u015fmas\u0131nda yard\u0131mc\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 varsayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00f6nerileri, aradan ge\u00e7en s\u00fcrede yine hareketin kendi deneyimi i\u00e7erisinde k\u0131smen s\u0131nama \u015fans\u0131 oldu. \u00d6nceki metinle bu metin aras\u0131nda tekrarlar\u0131n bulunmas\u0131n\u0131n nedeni, eylem i\u00e7inde kar\u015f\u0131l\u0131k bulan bu \u00f6nerilerin bir kez daha alt\u0131n\u0131 \u00e7izmektir.\u00a0 \n","protected":false},"author":5,"featured_media":40571,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"inline_featured_image":false,"footnotes":""},"categories":[4689],"tags":[],"class_list":{"0":"post-1139","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","5":"has-post-thumbnail","7":"category-secki"},"acf":[],"amp_enabled":true,"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1139","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/users\/5"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1139"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1139\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/media\/40571"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1139"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1139"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1139"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}