{"id":19,"date":"2008-05-23T16:59:18","date_gmt":"2008-05-23T13:59:18","guid":{"rendered":"http:\/\/politeknik.org.tr\/\/?p=19"},"modified":"2015-11-06T16:30:54","modified_gmt":"2015-11-06T14:30:54","slug":"para-muehendislik-ve-qbizim-muehendislerimizq-ahmet-oencue","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/para-muehendislik-ve-qbizim-muehendislerimizq-ahmet-oencue\/","title":{"rendered":"Para, m\u00fchendislik ve &#8220;Bizim m\u00fchendislerimiz&#8221; &#8211; Ahmet \u00d6nc\u00fc"},"content":{"rendered":"<p>\u201c&#8230; \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nem m\u00fchendisler i\u00e7in Faust ve Mephisto aras\u0131nda bir se\u00e7im yapmay\u0131 zorlayacak gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu se\u00e7imi yaparken kendi \u00f6rg\u00fct ve eylem tarihlerinin onlara \u00e7ok de\u011ferli bilgi ve deneyim birikimi sunaca\u011f\u0131n\u0131 ve maddi hayat\u0131 zenginle\u015ftirmeye y\u00f6nelik yarat\u0131c\u0131 yeni projeler ve toplumsal eylem planlar\u0131 olu\u015fturabileceklerini unutmamal\u0131d\u0131rlar. Ve Faust\u2019u mutlaka bir kez daha okumal\u0131d\u0131rlar..\u201d<\/p>\n<p>Bir ay kadar \u00f6nce Makine M\u00fchendisleri Odas\u0131 benden &#8220;ge\u00e7mi\u015ften bu g\u00fcne m\u00fchendisler&#8221; konulu k\u0131sa bir yaz\u0131 istedi. Her zaman oldu\u011fu gibi yine \u00f6nemli bir yol ayr\u0131m\u0131nda oldu\u011fumuz bir tarihte bu yaz\u0131, T\u00fcrkiyeli m\u00fchendislere kendi tarihlerini an\u0131msatarak, gelece\u011fe y\u00f6nelik ad\u0131mlar\u0131n\u0131 atarken bir d\u00fc\u015f\u00fcnme f\u0131rsat\u0131 yaratacak ve bundan sonraki eylemlerine k\u00fc\u00e7\u00fck bir katk\u0131da bulunacakt\u0131. En az\u0131ndan \u2013yanl\u0131\u015f anlamad\u0131ysam\u2013 benden istenen buydu: m\u00fchendisli\u011fin ve m\u00fchendisin ne oldu\u011fu ba\u011flam\u0131nda \u00e7a\u011fda\u015f T\u00fcrkiye\u2019de m\u00fchendisli\u011fin ve m\u00fchendislerin g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ge\u00e7irdi\u011fi evrim ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerle ilgili panaromik k\u0131sa bir metin. Neden ben sorusunu soramayacak kadar bu konuda bir \u015feyler yazm\u0131\u015f ve &#8220;s\u00f6z&#8221; \u00fcretmi\u015f bir insan oldu\u011fum i\u00e7in ve T\u00fcrkiyeli m\u00fchendisleri ger\u00e7ekten \u00e7ok sevdi\u011fim i\u00e7in bu teklifi d\u00fc\u015f\u00fcnmeden kabul ettim.<\/p>\n<p>Sevgi tan\u0131yarak b\u00fcy\u00fcyor. T\u00fcrkiyeli m\u00fchendisleri 1970\u2019lerin ikinci yar\u0131s\u0131ndan bu yana tan\u0131maya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Ben bir m\u00fchendis de\u011filim. \u00d6nceleri iktisat\u00e7\u0131yd\u0131m; sonra sosyolog oldum; \u015fimdilerde ise ne oldu\u011fum soruldu\u011funda siyasal iktisat\u00e7\u0131y\u0131m diyorum. M\u00fchendislikle beni tan\u0131\u015ft\u0131ran ilk insan rahmetli babam Makine M\u00fchendisi Fikret \u00d6nc\u00fc\u2019d\u00fcr. Babam a\u015f\u0131r\u0131 duygusal bir insand\u0131. Ba\u015fka bir ba\u011flamda ondan bahsetmek durumunda olsayd\u0131m, &#8220;o bir a\u015fk ve m\u00fczik insan\u0131yd\u0131&#8221;, derdim san\u0131r\u0131m. Kendine has \u00fcslubuyla \u00e7ok g\u00fczel ud ve c\u00fcmb\u00fc\u015f \u00e7alard\u0131. \u00c7o\u011fu zaman onu yorgun bir mesaiden sonra mutlu bir insan olarak geldi\u011fi evinde masa ba\u015f\u0131nda yar\u0131m otuz be\u015fli\u011fi ve uduyla hat\u0131rl\u0131yorum. Onunla ilgili hat\u0131rlad\u0131\u011f\u0131m bir ba\u015fka \u015fey ise her g\u00fcn a\u011fz\u0131ndan bir \u00e7ok kere \u00e7\u0131kan iki s\u00f6zc\u00fckt\u00fcr. &#8220;Ak\u0131lc\u0131l\u0131k&#8221; ve &#8220;nesnellik&#8221;. San\u0131r\u0131m bu sihirli s\u00f6zc\u00fcklerle bize anlatmak istedi\u011fi insan\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 her zaman daha da iyile\u015ftirebilecek bir yetenek ve imkana sahip oldu\u011fuydu. \u0130nsan hep iyiye y\u00f6nelir ve bu y\u00f6neli\u015fin kar\u015f\u0131s\u0131na her zaman bir engel \u00e7\u0131kar. Engel nesnelerin kurgusundad\u0131r ve ak\u0131l bu engelin ne oldu\u011funu nesneleri olduklar\u0131 gibi inceleyerek tan\u0131mlayabilir ve rahats\u0131z edici mevcut durumu iyile\u015ftirebilecek \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc bulabilir. \u00c7\u00f6z\u00fcm bir kere bulunduktan sonra i\u015f \u00e7al\u0131\u015fmaya yani eyleme kal\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fmak \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc bulmak kadar ciddi bir i\u015ftir ve \u00f6zenle d\u00fczenlenmi\u015f olmas\u0131 gerekir. Geli\u015fi g\u00fczel \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaz. \u00c7al\u0131\u015fmak y\u00f6ntem i\u015fidir ve y\u00f6ntem her durumda ak\u0131lc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve nesnelli\u011fi \u00f6ng\u00f6r\u00fcr. On ya\u015f\u0131nda futbol hastas\u0131 bir \u00e7ocu\u011fun top oynamak i\u00e7in bir an evvel soka\u011fa f\u0131rlamak \u00fczereyken, beklenmedik bir \u015fekilde babas\u0131 taraf\u0131ndan kap\u0131 \u00f6n\u00fcnde tutsak al\u0131narak bu t\u00fcrden bir &#8220;muhabbete&#8221; maruz b\u0131rak\u0131lmas\u0131n\u0131n &#8220;insan haklar\u0131&#8221; ihlali olarak de\u011ferlendirilebilece\u011fini bu g\u00fcn i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp, \u015fikayet\u00e7i olunabilecek bir merci bulunabilirse de, o g\u00fcnlerin &#8220;anti-demokratik&#8221; ortam\u0131nda yapacak fazla bir \u015fey yoktu. Daha da k\u00f6t\u00fcs\u00fc i\u015f sadece muhabbetle de kalm\u0131yordu.<\/p>\n<p>Babam a\u011fabeyim ve beni teoriyle prati\u011fi birle\u015ftirelim diye herkesin sinemaya gitti\u011fi hafta sonlar\u0131nda her zaman bir problemi oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc 1956 model Opel arabas\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcr, kaportay\u0131 a\u00e7ar, sanki daha \u00f6nce hi\u00e7 anlatmam\u0131\u015fcas\u0131na b\u00fct\u00fcn par\u00e7alar\u0131 tek tek tan\u0131t\u0131r ve &#8220;bug\u00fcn karb\u00fcrat\u00f6r\u00fc elden ge\u00e7irece\u011fiz&#8221; derdi. &#8220;Pratik&#8221; bilgi birikimime dayanarak i\u00e7imden karb\u00fcrat\u00f6r i\u015finin kolay oldu\u011funu ve mesainin \u00e7abuk bitece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve sevinirdim. Ne m\u00fcmk\u00fcn! Hi\u00e7 i\u015f biter mi? \u0130\u015f sonunda araban\u0131n elektrik sistemine gelip dayan\u0131r ve saatlerce s\u00fcrecek olan problem tan\u0131mlama ve \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc bulma girdab\u0131n\u0131n i\u00e7ine d\u00fc\u015f\u00fcl\u00fcrd\u00fc. Sonunda babam mesainin bitti\u011fini bildirdi\u011finde herkes ya ma\u00e7tan ya da sinemadan d\u00f6n\u00fcyor olurdu. Biz ise neden tamir edildi\u011fini bir t\u00fcrl\u00fc anlayamad\u0131\u011f\u0131m (\u00e7\u00fcnk\u00fc bana g\u00f6re Opel\u2019in hi\u00e7 bir sorunu yoktu ve saat gibi \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu) arabam\u0131z\u0131 toparlay\u0131p, Tarabya\u2019ya gider Veli\u2019nin dondurmas\u0131n\u0131 yerdik. Babam burada b\u00fct\u00fcn g\u00fcn\u00fcn bir muhasebesini yapar ve bundan sonraki mesailerde neler yapaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 anlat\u0131rd\u0131!<\/p>\n<p>Bu g\u00fcnlerden on y\u0131l kadar sonra a\u011fabeyim makine m\u00fchendisli\u011fi okumak \u00fczere Bo\u011fazi\u00e7i \u00dcniversitesine ba\u015flad\u0131. Bir y\u0131l sonra ben de mutlu bir insan olarak iktisat okumak \u00fczere ODT\u00dc\u2019ye gittim. \u0130lk iktisat dersimizde hocam\u0131z, insan\u0131n &#8220;ak\u0131lc\u0131&#8221; oldu\u011funu ve iktisad\u0131n, ak\u0131lc\u0131 bireyin davran\u0131\u015flar\u0131yla ilgilendi\u011fini s\u00f6yledi\u011finde bunun bir \u015faka oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcm. Galiba &#8220;ak\u0131lc\u0131l\u0131ktan&#8221; kurtulamayacakt\u0131m.<\/p>\n<p>Kurtulamad\u0131m da. Bu tarihten on be\u015f y\u0131l sonra T\u00fcrkiyeli m\u00fchendisler \u00fczerine doktora tezime ba\u015flarken babam\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi ak\u0131lc\u0131l\u0131kla iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n insanlara atfetti\u011fi ak\u0131lc\u0131l\u0131\u011f\u0131n sadece ayn\u0131 \u015feyler olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 de\u011fil ayn\u0131 zamanda bunlar\u0131n tamamen birbirinin kar\u015f\u0131t\u0131 oldu\u011funu biliyordum[1]. Asl\u0131nda tezi birazda bu meseleyi dile getirmek i\u00e7in yazmaya karar vermi\u015ftim. T\u00fcrkiyeli m\u00fchendislerin tarihi m\u00fchendisli\u011fin ak\u0131lc\u0131l\u0131\u011f\u0131yla iktisad\u0131n ak\u0131lc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n birbirlerinden \u00e7ok farkl\u0131 \u015feyler oldu\u011funu anlatmak i\u00e7in m\u00fckemmel bir f\u0131rsat sunuyordu. Tezde bu konuya yeterince a\u00e7\u0131kl\u0131k getiremedim \u00e7\u00fcnk\u00fc T\u00fcrkiyeli m\u00fchendislerin tarihi, devlet ve toplum ili\u015fkisi ve bu ba\u011flamda politik sosyolojinin temel eksenini olu\u015fturan toplumsal s\u0131n\u0131flar ve toplumsal de\u011fi\u015fim a\u00e7\u0131s\u0131ndan da \u00e7ok \u00f6nemli ve \u00f6zg\u00fcn bir \u00f6rnek olarak kar\u015f\u0131mda duruyordu. Sonunda tezin oda\u011f\u0131 birinci meseleden (bilgi sosyolojisinden) ikinci meseleye (politik sosyolojiye) kayd\u0131 ve birincisiyle ilgili ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir sav ileri s\u00fcremedim.<\/p>\n<p>Tezi savunduktan yakla\u015f\u0131k d\u00f6rt sene sonra, 2000 y\u0131l\u0131nda, kadim dostum Ahmet Ha\u015fim K\u00f6se ile birlikte kaleme ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z, TMMOB taraf\u0131ndan yay\u0131nlanan, T\u00fcrkiye\u2019de M\u00fchendisler &#8211; Mimarlar: Kapitalizm, \u0130nsanl\u0131k ve M\u00fchendislik kitab\u0131nda m\u00fchendisli\u011fin ak\u0131lc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n iktisadi ak\u0131lc\u0131l\u0131kla aras\u0131ndaki ili\u015fkiye ve bunlar aras\u0131ndaki temel farkl\u0131l\u0131\u011fa geri d\u00f6nme imkan\u0131 do\u011fdu. Bu g\u00fcne kadar i\u015f ile oyunun, \u00f6\u011frenme ile e\u011flencenin b\u00f6ylesine birbirine kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fma i\u00e7inde yer almad\u0131m. Bazen Ahmet \u0130stanbul\u2019a geldi; bazen ben Ankara\u2019ya gittim. Bir y\u0131l s\u00fcren okuma, konu\u015fma ve g\u00fclme dolu seanslar sonucunda Frederik W. Taylor\u2019un me\u015fhur kitab\u0131 Bilimsel Y\u00f6netimin \u0130lkeleri\u2019nde anlatmak istedi\u011fimizin ne oldu\u011funu ke\u015ffettik. Bildi\u011fimiz hem de \u00e7ok iyi bildi\u011fimiz bir \u015feyi Taylor, m\u00fchendislik ve m\u00fchendisler \u00fczerinden bize s\u00f6ylemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu.<\/p>\n<p>\u00c7ok kaba bir dille yaz\u0131lm\u0131\u015f olan bu kitab\u0131n ana iddias\u0131n\u0131 biraz daha kabala\u015ft\u0131rarak ifade edecek olursam, Taylor\u2019a g\u00f6re, m\u00fchendislik herkese herkesin \u00e7ok istedi\u011fi &#8220;paray\u0131&#8221; verecek t\u0131ls\u0131ml\u0131 bir g\u00fcce sahiptir. Taylor \u015f\u00f6yle diyordu: &#8220;Ey i\u015fverenler ve de ey i\u015f\u00e7iler! Biliyorum hepiniz paray\u0131 \u00e7ok seviyor ve istiyorsunuz. O halde, beni dinleyin ve m\u00fchendisli\u011fi ciddiye al\u0131n. Benim s\u00f6ylediklerimi yaparsan\u0131z hepinizin \u00e7ok paras\u0131 olur.&#8221; Bu iddia asl\u0131nda m\u00fchendisli\u011fi, Bat\u0131 Avrupa tarihinde devrimci bir kahraman olarak ortaya \u00e7\u0131kan ve eski d\u00fcnyay\u0131 t\u00fcyler \u00fcrpertici bir \u015fekilde y\u0131karak insanl\u0131\u011f\u0131 tek bir pazarda daha fazla para biriktirmek i\u00e7in b\u00fct\u00fcnle\u015ftiren Burjuvazinin ak\u0131l\u0131na (iktisadi akla) g\u00f6re tan\u0131mlamaktan \u00f6te hi\u00e7bir orijinallik ta\u015f\u0131m\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu konuyu Kapitalizm, \u0130nsanl\u0131k ve M\u00fchendislik\u2019te yeterince irdelemi\u015f oldu\u011fumuzdan burada daha fazla ayr\u0131nt\u0131ya girmek istemiyorum. Sadece Marx ve Engels\u2019in Manifesto\u2019daki me\u015fhur s\u00f6zlerini burada bir kere daha zikrederek yolu a\u00e7maya devam edece\u011fim. Burjuvazinin bu iki amans\u0131z ele\u015ftirmeni \u015f\u00f6yle diyorlard\u0131: Burjuvazi tarihte tam anlam\u0131yla devrimci bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ktidar\u0131 ele ald\u0131\u011f\u0131 her yerde burjuvazi, feodal, ataerkil, duygusal ili\u015fki olarak her ne varsa hepsine son verdi. \u0130nsan\u0131 &#8220;do\u011fal efendileri&#8221;ne tutsak eden karma\u015f\u0131k feodal ba\u011flar\u0131 hi\u00e7 ac\u0131madan kopard\u0131 ve insanla insan aras\u0131nda \u00e7\u0131plak \u00f6z-\u00e7\u0131kar ve kat\u0131 &#8220;pe\u015fin \u00f6deme&#8221;den (paradan) ba\u015fka bir ba\u011f b\u0131rakmad\u0131 (Marx ve Engels, 1997 (1848): 45).<\/p>\n<p>Paray\u0131 burjuvazi icat etmedi ama para-merkezli ya\u015fam burjuvazinin alameti farikas\u0131 olarak insanl\u0131k tarihinde derin izler b\u0131rakacak \u015fekilde on be\u015finci y\u00fczy\u0131ldan bu yana Avrupa\u2019dan di\u011fer b\u00f6lgelere do\u011fru yay\u0131larak d\u00fcnyan\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc istila etti ve sonunda &#8220;k\u00fcreselle\u015fme&#8221; kisvesi alt\u0131nda insana ait hemen her \u015feyi ele ge\u00e7irdi (K\u00f6se ve \u00d6nc\u00fc, 2003). Bu uzun tarih i\u00e7erisinde Taylor para-merkezli akl\u0131n m\u00fchendisli\u011fi ele ge\u00e7iri\u015finin s\u00f6zc\u00fcs\u00fc oldu. Kitab\u0131n\u0131n en can al\u0131c\u0131 k\u0131s\u0131mlar\u0131ndan birini olu\u015fturan i\u015f\u00e7i Schmitd ile s\u00f6yle\u015fisinde Taylor ona, &#8220;sen de herkes gibi daha \u00e7ok para kazanmak istersin. Bundan sonra sadece m\u00fchendisli\u011fin senden istediklerini yap, yani kendin olma, o zaman daha \u00e7ok \u00fcreteceksin ve patronun da sana daha \u00e7ok &#8220;pe\u015fin \u00f6deme&#8221; yapabilecek&#8221; diyordu. K\u0131sacas\u0131 Taylor\u2019a g\u00f6re m\u00fchendislik bir para makinesiydi. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz, Taylor para-merkezli ekonominin krizlerinin fark\u0131ndayd\u0131 ve i\u015fletme \u00f6l\u00e7e\u011findeki \u00fcretkenlik art\u0131\u015f\u0131n\u0131n makro ekonomik d\u00fczeyde baltalanabilece\u011fini g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, toplam talepteki daralmalar\u0131 yani me\u015fhur periyodik ekonomik krizleri biliyordu.<\/p>\n<p>Buna kar\u015f\u0131n kafas\u0131ndaki iktisat teorisinin naif bir Say Yasas\u0131 yorumu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Say Yasas\u0131 &#8220;her arz kendi talebini yarat\u0131r&#8221; iddias\u0131yla as\u0131l meselenin \u00fcretim oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyor ve bu anlamda paran\u0131n ekonomideki i\u015flevini de\u011fi\u015fim arac\u0131 olmaya indirgiyordu. Oysa para-merkezli toplumda para her \u015feydi, ya\u015fam\u0131n kendisiydi, sermayeydi, iktidard\u0131, h\u0131rst\u0131, h\u0131zd\u0131, hayaldi, tutkuydu. Ku\u015fkusuz bu kadar \u00e7ok \u015fey olabilen bir \u015fey sadece domates, patates, mikro dalga f\u0131r\u0131n ve Schmitd sat\u0131n almak i\u00e7in istenmeyecekti. Nitekim para-merkezli medeniyet yayg\u0131nla\u015ft\u0131k\u00e7a paray\u0131 sadece para oldu\u011fu i\u00e7in arzulayan, isteyen, biriktiren ve kullanan insanlar\u0131n say\u0131s\u0131 artacak ve bunlar &#8220;k\u00fcresel&#8221; iktidar\u0131n efendileri olacaklard\u0131.<\/p>\n<p>Bu efendilerin Schmitd yerine tahvil, hisse senedi ve giderek swap, option gibi di\u011fer para t\u00fcrleri aras\u0131nda paralar\u0131n\u0131 dola\u015ft\u0131rarak paralar\u0131n\u0131n miktar\u0131n\u0131 art\u0131rma ser\u00fcvenleri onlar\u0131 daha g\u00fc\u00e7l\u00fc, canl\u0131, kanl\u0131 k\u0131larken, Schmitdleri i\u015fsiz b\u0131rakacak ve maddi ya\u015fam\u0131 yani insan\u0131n kendi olma alan\u0131n\u0131 c\u0131l\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131p, fakirle\u015ftirecekti. Marshall Berman\u2019\u0131n Goethe\u2019nin muazzam yap\u0131t\u0131 Faust\u2019una odaklan\u0131p, Dr. Faust ve Mephisto ili\u015fkisini modern d\u00fcnyan\u0131n hakikat\u0131n\u0131 anlamak ve anlatmak \u00fczere inceledi\u011fi Kat\u0131 Olan Her \u015eey Buharla\u015f\u0131yor adl\u0131 harika kitab\u0131nda para ile ilgili s\u00f6ylediklerini hat\u0131rlaman\u0131n \u015fimdi tam zaman\u0131d\u0131r san\u0131r\u0131m. Modern zamanlarda Para hayati bir ara\u00e7 olarak i\u015f g\u00f6recektir. Lukacs\u2019\u0131n dedi\u011fi gibi &#8220;insan\u0131n bir uzant\u0131s\u0131 olarak, insanlar ve ko\u015fullar \u00fczerindeki g\u00fcc\u00fc olarak&#8221;; &#8220;insan eyleminin \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fcl\u00fc bir bi\u00e7imde geni\u015flemesinin arac\u0131 &#8220;olarak. . . . (Berman, 1999:76).<\/p>\n<p>Paray\u0131 Faust\u2019a Mephisto sa\u011flar. Mephisto yani insan\u0131n i\u00e7indeki \u015feytan Burjuvaziyi temsil etmektedir. Faust ise \u015feytan\u0131n verdi\u011fi parayla beden ve ruhunu azami bir gelir amac\u0131yla kullanmaya y\u00f6nelerek maddi ya\u015fam\u0131 \u2013insan\u0131n kendi olma alan\u0131n\u0131- zenginle\u015ftirmeyi arzulayan tarihteki yeni bir insan t\u00fcr\u00fcn\u00fc temsil eder. Faust\u2019un hedefi &#8220;parasal gelir de\u011fil ama deneyim, yo\u011funluk, hayat\u0131n hissedilmesi, eylem, yarat\u0131c\u0131l\u0131k&#8221;t\u0131r (Berman, 1999:77). A\u015fa\u011f\u0131da k\u0131saca de\u011finece\u011fimiz &#8220;bizim m\u00fchendislerimiz&#8221; de biraz Fausttur. Taylor ise Mephisto\u2019ya t\u00fcm\u00fcyle teslim olmu\u015f, ruhunu ona satm\u0131\u015f, ara\u00e7la amac\u0131 birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015f modern insan\u0131n en tipik \u00f6rne\u011fidir. Faust\u2019un tam kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc Faust [maddi ya\u015fam\u0131n zenginle\u015ftirilmesinin bir \u00e7ok farkl\u0131 ama\u00e7lar\u0131na] ula\u015fmak i\u00e7in paray\u0131 seve seve kullanacakt\u0131r (Mephisto\u2019nun sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 paray\u0131). Ama para birikimi kendi ba\u015f\u0131na bu ama\u00e7lardan biri de\u011fildir. Bir t\u00fcr simgesel kapitalist olacakt\u0131r o, ama durmaks\u0131z\u0131n tedav\u00fcle soktu\u011fu ve habire artt\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 . . . kendisidir. B\u00f6ylece, ama\u00e7lar\u0131 hi\u00e7bir \u015fekilde kapitalizmin (para-merkezli toplumun) s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde akmayan bir karma\u015f\u0131kl\u0131k ve mu\u011flakl\u0131k kazanmaktad\u0131r (Berman, 1999:77). Faust modern bilimin ve m\u00fchendisli\u011fin bir ba\u015fka a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 sunar bize. S\u0131n\u0131rs\u0131z bir merakla durmadan nesnelerin kurgusunda bulunan s\u0131rr\u0131 \u00e7\u00f6zmek ve her \u00e7\u00f6zd\u00fc\u011f\u00fc s\u0131rla b\u00fcy\u00fcmek ve daha derin, daha zor bilmecelerle y\u00fcz y\u00fcze gelmek y\u00fcreklili\u011fi.<\/p>\n<p>Bir yerde &#8220;En y\u00fcksekte ve en derinde ne varsa kavramak istiyorum tinimle&#8221;, der; bir ba\u015fka yerde<br \/>\n&#8220;Beni \u00fcz\u00fcnt\u00fclerle kemiren budur i\u015fte:<br \/>\n\u0130nsana boyun e\u011fmeyen elementlerin ama\u00e7s\u0131z g\u00fcc\u00fc!<br \/>\nO zaman d\u00fc\u015f\u00fcn ve dostum kendi \u00fcst\u00fcnde y\u00fckselmek iste, kanatlar\u0131n\u0131 a\u00e7!<br \/>\nBen orada d\u00f6v\u00fc\u015fmek ve yenmek isterdim&#8221;, der (Berman, 1999: 77 ve 93).<\/p>\n<p>\u0130nsana boyun e\u011fmeyen her \u015fey modern bilim ve m\u00fchendislik i\u00e7in bir &#8220;\u00fcz\u00fcnt\u00fc&#8221; ama ayn\u0131 zamanda bir sava\u015f alan\u0131 olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Sava\u015f\u0131 kazanana kadar m\u00fccadeleye devam edilecektir. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz, insana boyun e\u011fmeyen sadece &#8220;elementlerin ama\u00e7s\u0131z g\u00fcc\u00fc&#8221; de\u011fildir. Para da giderek insanlardan kopmakta, kendisi i\u00e7in bir amaca d\u00f6n\u00fc\u015fmekte ve bir t\u00fcrl\u00fc insana boyun e\u011fmemektedir. Daha da k\u00f6t\u00fcs\u00fc insana boyun e\u011fdirmektedir. O halde, paran\u0131n iktidar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda modern bilim ve m\u00fchendisli\u011fin \u00fcz\u00fcnt\u00fclere gark olabilece\u011fini ve nihayetinde ona cepheden sava\u015f a\u00e7abilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek i\u00e7in elde yeterli felsefi ve tarihsel bir temel mevcuttur. Nitekim bu iddia Taylor\u2019dan olduk\u00e7a farkl\u0131 bir bilim ve m\u00fchendislik alg\u0131lamas\u0131 sunan Thorstein Veblen\u2019nin gizemli yaz\u0131lar\u0131nda dile getirilir. Veblen M\u00fchendisler ve Fiyat Sistemi adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 Goethe\u2019nin Faust\u2019una devamla yazm\u0131\u015f gibidir. Veblen (1921) sabotaj terimini kullanarak, modern toplumun temel \u00e7eli\u015fkisini belirlemeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Veblen\u2019e g\u00f6re para-merkezli (kapitalist) toplumun organik bir \u00f6\u011fesi olan sabotaj, sanayi \u00fcretiminin art\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n para tacirleri taraf\u0131ndan engellenmesi ve bu nedenle ekonomik kaynaklar\u0131n at\u0131l kullan\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelmektedir.<\/p>\n<p>Galbraith\u2019in \u00f6zl\u00fc ifadesiyle, Veblen, &#8220;Modern toplumda sanayi ve i\u015f d\u00fcnyas\u0131, yani yetenekleriyle mal \u00fcretimine kat\u0131lanlarla as\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcncesi para yapmak olanlar aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fkinin mevcut oldu\u011funu&#8221; ileri s\u00fcrmektedir. &#8220;Servet pe\u015finde olanlar (u\u011fra\u015fs\u0131z s\u0131n\u0131f) karlar\u0131n\u0131 art\u0131rmak amac\u0131yla gerekli g\u00f6rd\u00fcklerinde \u00fcretimi k\u0131s\u0131tlamakta, . . . , yani \u00fcreticilerin yetene\u011fini sabote etmektedirler&#8221; (Galbraith 1980:62). Daha \u00f6nce modern d\u00fcnyan\u0131n egemen ak\u0131lc\u0131l\u0131k formu olarak belirtti\u011fimiz iktisadi ak\u0131lc\u0131l\u0131k, servet sahiplerinin davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fc olu\u015fturmakta ve bu g\u00fcd\u00fcyle uyumlu olarak servet sahipleri maddi ya\u015fam\u0131n zenginle\u015fmesini ve geli\u015fmesini sadece parasal birikim ama\u00e7lar\u0131n\u0131n ara\u00e7lar\u0131ndan birisi olarak g\u00f6rmektedirler. Veblen\u2019e (1921:34) g\u00f6re Amerikan kapitalizminin tarihinde para tacirleri zaman i\u00e7inde iktisadi ak\u0131lc\u0131l\u0131\u011fa uygun olarak dikkatlerini, \u00fcretimden elde edecekleri karlardan uzakla\u015ft\u0131rarak, yaln\u0131zca parasal yollardan elde edebilecekleri kazan\u00e7lar \u00fczerine yo\u011funla\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Bu yap\u0131da, hisse sahibinden ba\u015fka bir \u015fey olmayan &#8220;yat\u0131r\u0131mc\u0131&#8221; i\u00e7in \u00fcretimin kendisinden \u00e7ok, onun parasal getirisi \u00f6nem kazanmakta ve b\u00f6ylelikle &#8220;yat\u0131r\u0131mc\u0131lar\u0131n&#8221; kararlar\u0131nda finansal y\u00f6netimin etkinli\u011fi \u00f6ne \u00e7\u0131kmakta, \u00fcretim y\u00f6netiminin ve bu fonksiyondan sorumlu olan teknik kadrolar\u0131n \u00f6nemi ise azalmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu noktada yan\u0131tlanmas\u0131 gereken soru, toplumun maddi refah\u0131n\u0131 olu\u015fturan \u00fcretime kay\u0131ts\u0131z kalabilen yat\u0131r\u0131mc\u0131lar\u0131n, sanayinin y\u00f6netiminde parasal g\u00fc\u00e7leri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kurdu\u011fu denetime, ya\u015famlar\u0131n\u0131 bu \u00fcretimle s\u00fcrd\u00fcren geni\u015f halk kitlelerinin neden r\u0131za g\u00f6sterdikleridir. Veblen bu durumun nedenini, toplumda u\u011fra\u015fs\u0131zl\u0131k (\u00e7al\u0131\u015fmadan paradan para kazanma) ideolojisinin egemen olmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra sabotaja ra\u011fmen Amerikan toplumunun, maddi refah\u0131n\u0131 s\u00fcrekli art\u0131rabilmi\u015f olmas\u0131yla a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. \u0130lgin\u00e7 bir tesad\u00fcfle sabotaj\u0131n toplumu ger\u00e7ek yoksulla\u015fmaya s\u00fcr\u00fckleyebilecek sonu\u00e7lar\u0131, Veblen\u2019in \u00f6l\u00fcm y\u0131l\u0131 olan 1929\u2019da, \u2018B\u00fcy\u00fck Bunal\u0131m\u2019 da ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Oysa ki, M\u00fchendisler ve Fiyat Sistemi\u2019nin sat\u0131rlar\u0131 aras\u0131nda, bu kitab\u0131n yay\u0131nlanmas\u0131ndan yakla\u015f\u0131k on y\u0131l sonra ortaya \u00e7\u0131kan bu bunal\u0131m\u0131n uzak g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fcl\u00fck olarak nitelendirilebilecek bir tahminini okumak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>Veblen\u2019e (1921:41) g\u00f6re herhangi bir ekonomik kriz durumunda kapitalist i\u015fletmeler para tacirlerinin karlar\u0131n\u0131 korumalar\u0131 i\u00e7in iki temel politika se\u00e7ene\u011fine sahiptirler: ya \u00fcretim miktarlar\u0131n\u0131 azaltacaklar ya da \u00fcretim maliyetlerini d\u00fc\u015f\u00fcrerek \u00fcretim miktarlar\u0131n\u0131 art\u0131racaklard\u0131r. Bu iki se\u00e7enekten ilkinin, \u00fcretim s\u00fcre\u00e7leriyle ilgili olmad\u0131\u011f\u0131 yani sorunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc mevcut \u00fcretimin yap\u0131s\u0131nda herhangi bir de\u011fi\u015fikli\u011fe gidilmeksizin mali\/fiyatlama i\u015flemleriyle a\u015fma bekleyi\u015finde oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130kincisinin ise, \u00fcretim y\u00f6netiminin sorumluluk alan\u0131na dahil oldu\u011fu ve \u00fcretim teknolojisinin iyile\u015ftirilmesi do\u011frultusunda teknik kadrolara (m\u00fchendislere) \u00e7a\u011fr\u0131da bulundu\u011fu belirgindir. Ancak kapitalist i\u015fletmelerdeki parasal y\u00f6netim egemenli\u011fi, kararlar\u0131n genellikle ilk se\u00e7ene\u011fe uygun olarak al\u0131nmas\u0131na neden olmaktad\u0131r. Bu durum, &#8220;yat\u0131r\u0131mc\u0131lar\u0131n&#8221; tercihlerine uygun olarak \u00fcretim teknolojisi se\u00e7imini mali y\u00f6netim kararlar\u0131na ba\u011flamakta, teknik kadrolar \u00fczerinde bu kararlara uymay\u0131 zorlayan bir bask\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. Sonu\u00e7 olarak, kriz ko\u015fullar\u0131nda sanayiden b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde ve fiilen kopmu\u015f olan para tacirlerinin beklentilerini kar\u015f\u0131lamak amac\u0131yla, d\u00fc\u015fen fiyatlar kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00fcretimi daralt\u0131l\u0131p fiyatlar\u0131 kontrol etme tercihi, \u00fcretim maliyetlerini d\u00fc\u015f\u00fcrerek \u00fcretime devam etme aray\u0131\u015f\u0131na ye\u011flenmektedir. Bu nedenle kriz an\u0131, toplumun maddi ya\u015fam\u0131n\u0131n baltalanmas\u0131n\u0131n ya da sabote edilmesinin en a\u00e7\u0131k izlenebildi\u011fi ve b\u00f6ylece kapitalist ideolojisinin me\u015frulu\u011fu hakk\u0131nda \u015f\u00fcphelerin berrakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 and\u0131r.<\/p>\n<p>Veblen\u2019in betimledi\u011fi d\u00fcnyay\u0131 ideoloji kavram\u0131 etraf\u0131nda yeniden de\u011ferlendirdi\u011fimiz de bu d\u00fcnyan\u0131n, birbiriyle uyu\u015fmaz iki temel ideoloji etraf\u0131nda \u015fekillendi\u011fi g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Bunlardan ilki paradan para kazanarak \u00e7al\u0131\u015fmadan ya\u015famay\u0131 temsil eden u\u011fra\u015fs\u0131zl\u0131k ideolojisi, di\u011feri ise \u00fcretim ve maddi refah\u0131 ama\u00e7layan m\u00fchendislik ideolojisidir. Kapitalist toplumsal ili\u015fkilerin toplumsal yap\u0131n\u0131n hakim \u00f6\u011fesi olmas\u0131 nedeniyle ilk ideolojik konumlan\u0131\u015f yani u\u011fra\u015fs\u0131zl\u0131k ideolojisi, toplumda egemen olan ideolojidir. \u0130deoloji toplumsal ili\u015fkilerin yans\u0131mas\u0131 de\u011fil bu ili\u015fkileri kuran bir g\u00fc\u00e7t\u00fcr. G\u00fcnl\u00fck ya\u015fam\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r o. Bu anlamda insanlar\u0131n ya\u015fam ko\u015fullar\u0131yla olan ili\u015fkilerinin an be an imgesel bir temsilidir. \u0130deoloji bu \u00f6zelli\u011finden dolay\u0131 insanlara nas\u0131l ya\u015fan\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi hakk\u0131nda bir \u00e7a\u011fr\u0131da bulunarak, ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131n anlam\u0131n\u0131 tan\u0131mlamaktad\u0131r. K\u0131sacas\u0131 ideoloji, ya\u015fam\u0131 anlaml\u0131 k\u0131lan bilin\u00e7tir. Buna ra\u011fmen o ya\u015fam\u0131n ta kendisi de de\u011fildir ku\u015fkusuz. \u0130deolojiler ya\u015famdan g\u00f6rece \u00f6zerk olarak ya\u015fam\u0131n i\u00e7erisinde bulunurlar. Oysa ya\u015fam, her an beklenmedik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlere a\u00e7\u0131kt\u0131r; ve bu nedenle her an, yeni anlamlar\u0131n olu\u015fmas\u0131na yani yeni ideolojik \u00f6\u011felerin yarat\u0131lmas\u0131na ya da bunlar mevcut ise ke\u015ffedilmelerine olanak tan\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00e7er\u00e7eveden bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Veblen a\u00e7\u0131s\u0131ndan m\u00fchendislik ideolojisi, u\u011fra\u015fs\u0131zl\u0131k ideolojisinden g\u00f6rece ba\u011f\u0131ms\u0131z olup, di\u011fer ideolojiler gibi toplumsal ya\u015fam\u0131n bir \u00f6gesi olarak insanlara \u00e7a\u011fr\u0131da bulunmaktad\u0131r. Bir insan olarak m\u00fchendis, birbiriyle \u00e7eli\u015fik iki ideolojik \u00e7a\u011fr\u0131ya maruz kalmaktad\u0131r. \u0130lk olarak o, bulundu\u011fu toplumdaki her insan gibi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak ya\u015fam\u0131n\u0131n anlam\u0131n\u0131 egemen ideolojinin \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131nda bulmakta ve u\u011fra\u015fs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 (paradan para kazanma sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131) kabul edilebilecek bir ya\u015fam tarz\u0131 olarak g\u00f6rebilmektedir. Ancak m\u00fchendis, mesleki benli\u011finde u\u011fra\u015fs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 yads\u0131yan, \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 ve \u00fcretmeyi ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131 olarak kuran bir ideolojiyi de ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu noktada &#8220;Bizim M\u00fchendislerimiz&#8221;in tarihine d\u00f6necek olursak ger\u00e7ekten de &#8220;\u00fcretmeyi ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131 olarak kuran&#8221; bir m\u00fchendislik ideolojisinin T\u00fcrkiye\u2019de yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu ve bunun T\u00fcrkiye\u2019deki m\u00fchendislik mesle\u011finin kimlik olu\u015fumunda \u00f6nemli bir \u00f6\u011fe olarak etkisi bulundu\u011funu an\u0131msayabiliriz. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, T\u00fcrkiyeli M\u00fchendisler Veblen\u2019in y\u00fcz\u00fcn\u00fc kara \u00e7\u0131kartmam\u0131\u015flar ve para tacirlerinin k\u00fcresel iktidar\u0131na kar\u015f\u0131 insan\u0131n varolma alan\u0131n\u0131 yani maddi ya\u015fam\u0131 savunmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Bizim M\u00fchendislerimiz&#8221; T\u00fcrkiye\u2019de toplumsal bir akt\u00f6r olarak m\u00fchendisin tarihi T\u00fcrkiye\u2019nin ekonomik ve siyasal yak\u0131n tarihi ile ili\u015fkilendirilerek \u00fc\u00e7 ana d\u00f6nemde incelenebilir. Kabaca bu d\u00f6nemleri 1960-70, 1970-80 ve 1980 sonras\u0131 olarak s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131labiliriz. Bir \u00e7evre \u00fclkesi olmas\u0131 nedeniyle, T\u00fcrkiye\u2019deki m\u00fchendislik prati\u011fi ve ideolojileri merkez \u00fclkelerdeki \u00f6rneklerinden farkl\u0131d\u0131r (K\u00f6se ve \u00d6nc\u00fc, 2000: 95-111). Bu durumu yaratan en belirleyici etken T\u00fcrkiye\u2019nin kamu giri\u015fimcili\u011fi \u00f6nderli\u011finde ya\u015fam\u0131\u015f oldu\u011fu planl\u0131 sanayile\u015fme deneyimidir. T\u00fcrkiye\u2019de sanayile\u015fme aray\u0131\u015f\u0131n\u0131n planl\u0131 kalk\u0131nma hedefine d\u00f6n\u00fc\u015fmesi ve kurumsalla\u015fmas\u0131 1960\u2019l\u0131 y\u0131llarda \u015fekillenmi\u015ftir (G\u00fclalp, 1983; Boratav ve T\u00fcrkcan, 1993). Bu s\u00fcre\u00e7te kalk\u0131nma, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde, ekonomik ve toplumsal ya\u015fam\u0131 niteledi\u011fi varsay\u0131lan belirli g\u00f6stergelerde niceliksel bir b\u00fcy\u00fcme olarak alg\u0131lanm\u0131\u015f ve sorun basit bi\u00e7imiyle ulusal kaynaklar\u0131n tan\u0131mlanan hedefler etraf\u0131nda rasyonel kullan\u0131m\u0131na indirgenmi\u015ftir. Bu haliyle kalk\u0131nma prati\u011fi toplumun dinamiklerinden g\u00f6reli olarak ba\u011f\u0131ms\u0131z bir t\u00fcr programlama \u015feklinde teknik d\u00fczeyde tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, d\u00f6nemin iktisat politikalar\u0131n\u0131n olu\u015fumuna damgas\u0131n\u0131 vuran ideoloji m\u00fchendislik i\u015flevinin teknik\/ara\u00e7sal akl\u0131yla yak\u0131n benzerlikler ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r (G\u00f6le, 1986). Kalk\u0131nma prati\u011fi ile teknik ak\u0131l aras\u0131ndaki bu t\u00fcrden bir uyumla\u015fma T\u00fcrkiye\u2019deki m\u00fchendisin mesleki olu\u015fumuna ba\u015flang\u0131\u00e7ta elitist bir nitelik kazand\u0131rarak, ona kalk\u0131nman\u0131n ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 akt\u00f6r\u00fc olma misyonunu y\u00fcklemi\u015ftir (\u00d6nc\u00fc, 1996, 2003a, 2003b; Tan\u0131k 1991).<\/p>\n<p>Bu nedenle T\u00fcrkiye\u2019de1960\u2019l\u0131 y\u0131llarda m\u00fchendis, merkez \u00fclkelerdeki \u00f6rnekleriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, yaln\u0131zca \u00fcretim ve etkinlik sorunlar\u0131na mikro i\u015fletme d\u00fczeyinde \u00e7\u00f6z\u00fcm arayan bir teknisyen olarak kalmam\u0131\u015f, ayn\u0131 zamanda da toplumsal refah\u0131n art\u0131r\u0131lmas\u0131ndan do\u011frudan sorumlu simgesel bir akt\u00f6re d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu tarihlerde m\u00fchendisin toplumsal i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcndeki konumuna bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ya b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu kamu kurumlar\u0131nda teknokrat\/b\u00fcrokrat olarak \u00e7al\u0131\u015fan \u00fccretli eme\u011fin \u00fcst katman\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu ya da yeni kurulup geli\u015fmekte olan sanayii olu\u015fumuna k\u00fc\u00e7\u00fck giri\u015fimci olarak kat\u0131lan sermaye s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bir \u00fcyesi oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>D\u00fcnya ekonomisindeki uzun d\u00f6nemli kriz e\u011filiminin ba\u015flang\u0131\u00e7 y\u0131llar\u0131 olan 1970\u2019lerin ilk yar\u0131s\u0131 T\u00fcrkiye\u2019de ithal ikameci sanayile\u015fme s\u00fcrecinin \u00fcst a\u015famalar\u0131na ge\u00e7i\u015f y\u0131llar\u0131d\u0131r. Bu y\u0131llar b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli kamu i\u015fletmelerinin yan\u0131 s\u0131ra \u00f6zel giri\u015fimcili\u011fin g\u00fc\u00e7 kazand\u0131\u011f\u0131 ve \u00fccretli emek ile sermaye kesimlerinin s\u0131n\u0131fsal \u00f6rg\u00fctlenmelerini kurumsalla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemdir (Margulies ve Y\u0131ld\u0131zo\u011flu, 1984). 1970\u2019li y\u0131llar boyunca d\u00fcnya ekonomisindeki krizin de etkisiyle ya\u015fanan periyodik iktisadi krizler bu iki s\u0131n\u0131f aras\u0131ndaki uzla\u015fmay\u0131 tehdit ederek, T\u00fcrkiye toplumundaki s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerini derinle\u015ftirip, siyasala\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r (Berbero\u011flu, 1982; Savran, 1992, \u00d6nc\u00fc,2003c).<\/p>\n<p>Say\u0131lar\u0131 artan \u00fcniversitelerle birlikte m\u00fchendislerin kitleselle\u015fmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 bu d\u00f6nemde, bir yandan m\u00fchendislerin ekonomik anlamda i\u015f\u00e7ile\u015fmelerine, di\u011fer yandan da bir meslek olarak m\u00fchendisli\u011fin elitist niteli\u011fi erozyona u\u011fray\u0131p, ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 mesleki ve siyasal ideolojilerin farkl\u0131la\u015fmas\u0131na tan\u0131k olunmu\u015ftur (Kunar, 1991; \u00d6nc\u00fc, 2003a). Bu durumun d\u00f6neme \u00f6zg\u00fcn olan \u015fekilleni\u015fi, \u00f6nemli bir m\u00fchendis kitlesinin kimli\u011fini toplumdaki iki temel s\u0131n\u0131f\u0131n aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiye referansla tan\u0131mlamalar\u0131 ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131ndan yana a\u00e7\u0131k bir siyasal tutum sergilemeleridir. Ba\u015fka bir ifadeyle kendilerini i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir s\u0131n\u0131f olarak alg\u0131lamak yerine, giderek i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n organik bir par\u00e7as\u0131 \u015feklinde konumland\u0131rmaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm m\u00fchendisler aras\u0131nda toplumsal geli\u015fme ve kalk\u0131nma s\u00fcre\u00e7lerinin s\u0131n\u0131fsal bir yorum etraf\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesini yayg\u0131nla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f ve siyasal iktidarlar\u0131n halen sahip \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131flar-\u00fcst\u00fc teknokratik kalk\u0131nmac\u0131 ideoloji ile m\u00fchendislerin bir \u00f6nceki d\u00f6nemde kurdu\u011fu mesleki ideolojik ve siyasal yak\u0131nla\u015fman\u0131n bozulmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bu geli\u015fimi yans\u0131tan en a\u00e7\u0131k g\u00f6zlem T\u00fcrkiye\u2019deki m\u00fchendis ve mimarlar\u0131n \u00f6rg\u00fct\u00fc olan T\u00fcrk M\u00fchendis ve Mimar Odalar\u0131 Birli\u011fi\u2019nin (TMMOB) giderek keskinle\u015fen toplumsal m\u00fccadelede kendisini i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fc par\u00e7as\u0131 olarak konumland\u0131r\u0131\u015f\u0131d\u0131r (\u00d6nc\u00fc, 1996, 2003a, 2003b). Bu \u00f6zelli\u011fiyle TMMOB, merkez \u00fclkelerdeki m\u00fchendis \u00f6rg\u00fctlenmelerinden farkl\u0131 olarak yaln\u0131zca bir meslek \u00f6rg\u00fct\u00fc olarak kalmam\u0131\u015f, ayn\u0131 zamanda toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc hedefleyen bir olu\u015fuma d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>1980\u2019de ya\u015fanan askeri darbe ile ekonomik ve toplumsal yap\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcyle yeni bir \u00f6rg\u00fctlenme tarz\u0131nda d\u00fczenlenmesi s\u00fcrecine girilmi\u015ftir (Boratav, 1991; Savran, 1992). Ekonomi alan\u0131nda ya\u015fanan d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm planl\u0131 ithal ikameci kalk\u0131nma stratejisinin terk edilerek piyasa g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde d\u0131\u015fa a\u00e7\u0131k b\u00fcy\u00fcme stratejisine ge\u00e7i\u015f olarak ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir (\u015eenses 1989). D\u00f6neme damgas\u0131n\u0131 vuran siyasal resterasyon ise \u00f6nceki d\u00f6nemin kurumsal yap\u0131lar\u0131n\u0131 temsil eden muhalif sendika, meslek ve sivil toplum \u00f6rg\u00fctlenmelerinin yasaklanmas\u0131 ya da faaliyetlerinin bask\u0131 rejiminin hukuksal \u00e7er\u00e7evesine uygun olarak daralt\u0131lmas\u0131 \u015feklinde bi\u00e7imlenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctlenme kapasitesinde ger\u00e7ekle\u015ftirilen yasal s\u0131n\u0131rlamalar \u00fccretli \u00e7al\u0131\u015fanlar aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131f bilincinin gerilemesine yol a\u00e7arak, siyasal alan\u0131n s\u0131n\u0131f-d\u0131\u015f\u0131 bir s\u00f6ylemin hegemonyas\u0131na girmesine olanak tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. M\u00fchendisler a\u00e7\u0131s\u0131ndan d\u00f6nemin niteli\u011fini tan\u0131mlayan geli\u015fme bir yandan Anadolu kentlerinde a\u00e7\u0131lmaya ba\u015flanan \u00e7ok say\u0131da \u00fcniversiteye ba\u011fl\u0131 olarak say\u0131lar\u0131n\u0131n h\u0131zla daha da artarak ekonomik olarak de\u011fersizle\u015fmeye ba\u015flamalar\u0131, di\u011fer yandan \u00f6rg\u00fctsel yap\u0131lar\u0131ndaki ele\u015ftirel siyasal s\u00f6ylemin yerini egemen &#8220;piyasac\u0131&#8221; e\u011filimin al\u0131\u015f\u0131d\u0131r (K\u00f6se ve \u00d6nc\u00fc, 2001).<\/p>\n<p>1980\u2019li y\u0131llar\u0131n sonuna gelindi\u011finde \u00fccretli emek \u00fczerindeki fiili tahakk\u00fcm artan siyasal muhalefetle birlikte s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez bir duruma ula\u015farak, ekonomik ve toplumsal alanda yeni bir uzla\u015fma ve b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm bi\u00e7imini zorunlu k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r (K\u00f6se ve Yeldan, 1998). G\u00f6rece demokratik bir ortam\u0131n do\u011fmas\u0131na yol a\u00e7an geli\u015fmelerle birlikte, sendikal m\u00fccadele yeni bir ivme kazan\u0131rken, siyasal yelpazedeki \u00e7e\u015fitlenme ve talepler sonucunda bir grup meslek ve sivil toplum \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fcn egemen s\u00f6ylemden uzakla\u015fmaya ba\u015flayarak siyasalla\u015fmas\u0131 h\u0131zlanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte bu d\u00f6nemde TMMOB\u2019nin s\u0131n\u0131f temelli bir s\u00f6ylemle harekete ge\u00e7erek, siyasal m\u00fccadelelere kat\u0131lma y\u00f6n\u00fcnde bir e\u011filim sergiledi\u011fi g\u00f6zlenmi\u015ftir. Bu geli\u015fmeler TMMOB\u2019nin de i\u00e7inde yer ald\u0131\u011f\u0131 geni\u015f bir emek cephesinin demokratik ve ekonomik taleplerini siyasal alana ta\u015f\u0131yarak iktidarlar \u00fczerinde toplumsal bask\u0131 \u00fcretebilmelerini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan gerek k\u00fcreselle\u015fme ideolojisinin d\u00fcnyada ve T\u00fcrkiye\u2019de kurdu\u011fu hegemonya sonucunda gerekse de 1990\u2019lar\u0131n ilk \u00e7eyre\u011finden itibaren derinle\u015fmeye ba\u015flayan ekonomik kriz e\u011filiminin etkisiyle birlikte siyasal iktidarlar\u0131n toplumsal talepler kar\u015f\u0131s\u0131nda duyars\u0131z kalarak, k\u00fcresel sermayenin \u00e7\u0131karlar\u0131na yak\u0131n bir politik tutum sergiledikleri g\u00f6zlenmi\u015ftir. 2000\u2019lere girilirken kriz giderek siyasal ve toplumsal bir nitelik kazanm\u0131\u015f ve geleneksel emek sermaye \u00e7eli\u015fkisi ve b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm sorununu a\u015farak b\u00fct\u00fcn toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131n kendi i\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerinin derinle\u015fmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan sermaye s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n k\u00fcreselle\u015fme yanl\u0131s\u0131 ve k\u00fcreselle\u015fme kar\u015f\u0131t\u0131 ekseninde ger\u00e7ekle\u015fen s\u0131n\u0131f i\u00e7i kutupla\u015fmas\u0131 s\u00f6z konusu geli\u015fmenin en a\u00e7\u0131k \u00f6rne\u011fini olu\u015fturmaktad\u0131r. \u0130\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu durumun devlet toplum ili\u015fkisine yans\u0131mas\u0131ysa siyasal iktidarlar\u0131n y\u00f6netememe krizi ve bu anlamda bir iktidar bo\u015flu\u011fu \u015feklinde kendisini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu geli\u015fmeler iktisadi a\u00e7\u0131dan de\u011ferlendirildi\u011finde, ya\u015fanan ger\u00e7e\u011fin tam anlam\u0131yla bir de\u011fersizle\u015fme s\u00fcreci oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Toplumun her katman\u0131n\u0131 etkisi alt\u0131na alan iktisadi kriz yaln\u0131zca niteliksiz eme\u011fi de\u011fil, ayn\u0131 zamanda nitelikli eme\u011fi de tehdit etmektedir. T\u00fcrkiye\u2019deki nitelikli eme\u011fin en \u00f6nemli par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturan m\u00fchendislerin de bu s\u00fcre\u00e7ten do\u011frudan etkilenece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan izleyen d\u00f6nemin m\u00fchendisler i\u00e7in mevcut i\u015f\u00e7ile\u015fme e\u011filiminin derinle\u015fmesinden daha \u00e7ok, yayg\u0131n bir i\u015fsizle\u015fme\/de\u011fersizle\u015fme s\u00fcreci \u015feklinde ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini tahmin etmek bir abart\u0131 olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Devletin s\u0131n\u0131flarla ve s\u0131n\u0131flar\u0131nda kendi alt katmanlar\u0131yla kurmu\u015f oldu\u011fu ittifaklar\u0131n bozuldu\u011fu bu tarihsel kesit de\u011fersizle\u015fme e\u011filimiyle birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, m\u00fchendislerin s\u0131n\u0131fsal bile\u015fimleriyle mesleki ve siyasal ideolojileri aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin giderek daha karma\u015f\u0131k bir yap\u0131ya evrilece\u011fini \u00f6ng\u00f6rmek b\u00fcy\u00fck bir kehanet say\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nem m\u00fchendisler i\u00e7in Faust ve Mephisto aras\u0131nda bir se\u00e7im yapmay\u0131 zorlayacak gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu se\u00e7imi yaparken kendi \u00f6rg\u00fct ve eylem tarihlerinin onlara \u00e7ok de\u011ferli bilgi ve deneyim birikimi sunaca\u011f\u0131n\u0131 ve maddi hayat\u0131 zenginle\u015ftirmeye y\u00f6nelik yarat\u0131c\u0131 yeni projeler ve toplumsal eylem planlar\u0131 olu\u015fturabileceklerini unutmamal\u0131d\u0131rlar. Ve Faust\u2019u mutlaka bir kez daha okumal\u0131d\u0131rlar:<\/p>\n<p>Evet, ben kendimi bu d\u00fc\u015f\u00fcme adad\u0131m temelli,<br \/>\ngere\u011fi bu akl\u0131n ve ileri g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn.<br \/>\nYa\u015fama oldu\u011fu gibi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe de lay\u0131kt\u0131r<br \/>\nancak onu her g\u00fcn bir kez daha fethetmek zorunda olanlar . . .<\/p>\n<p><strong>Kaynaklar<\/strong><br \/>\nBerbero\u011flu, B. (1982) Turkey in Crisis, London: Zed Press.<br \/>\nBerman, M. (1999) Kat\u0131 Olan Her \u015eey Buharla\u015f\u0131yor, \u0130leti\u015fim: \u0130stanbul .<br \/>\nBoratav, K. (1991) 1980\u2019li Y\u0131llarda T\u00fcrkiye\u2019de Sosyal S\u0131n\u0131flar ve B\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm, \u0130stanbul: Ger\u00e7ek Yay\u0131nevi.<br \/>\nBoratav, K. and T\u00fcrkcan, E. (1993) T\u00fcrkiye\u2019de Sanayile\u015fmenin Yeni Boyutlar\u0131 ve K\u0130T\u2019ler, \u0130stanbul: Tarih Vakf\u0131.<br \/>\nGalbraith, J.K., (1980) Ku\u015fku \u00c7a\u011f\u0131, Alt\u0131n Kitaplar yay\u0131nevi: \u0130stanbul.<br \/>\nG\u00f6le, N. (1986) M\u00fchendisler ve \u0130deoloji: \u00d6nc\u00fc Devrimcilerden&#8230;.<\/p>\n<p><em>[1] Doktora tezimi, The State and Engineers:A Historical Examination of the Union of the Chambers of Turkish Engineers and Architects, 1996 y\u0131l\u0131nda savundum. Bu tez bu y\u0131l A Sociological Inquiry into the History of the Union of Turkish Chambers of Engineers and Architects: Engineers and the State ba\u015fl\u0131\u011f\u0131yla yay\u0131nland\u0131. Kaynaklara bak\u0131n\u0131z.<\/em><\/p>\n<p><strong>* TMMOB \u0130KK taraf\u0131ndan yap\u0131lan \u201cM\u00fchendislik ve \u0130\u015fsizlik\u201d konulu panele Do\u00e7. Dr. Ahmet \u00d6nc\u00fc (Sabanc\u0131 \u00dcniversitesi) taraf\u0131ndan sunulan tebli\u011f. MMO \u0130stanbul \u015eubesi Aral\u0131k 2003 tarihli b\u00fclteninden al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"Bir ay kadar \u00f6nce Makine M\u00fchendisleri Odas\u0131 benden &#8220;ge\u00e7mi\u015ften bu g\u00fcne m\u00fchendisler&#8221; konulu k\u0131sa bir yaz\u0131 istedi. Her zaman oldu\u011fu gibi yine \u00f6nemli bir yol ayr\u0131m\u0131nda oldu\u011fumuz bir tarihte bu yaz\u0131, T\u00fcrkiyeli m\u00fchendislere kendi tarihlerini an\u0131msatarak, gelece\u011fe y\u00f6nelik ad\u0131mlar\u0131n\u0131 atarken bir d\u00fc\u015f\u00fcnme f\u0131rsat\u0131 yaratacak ve bundan sonraki eylemlerine k\u00fc\u00e7\u00fck bir katk\u0131da bulunacakt\u0131. En az\u0131ndan \u2013yanl\u0131\u015f anlamad\u0131ysam\u2013 benden istenen buydu: m\u00fchendisli\u011fin ve m\u00fchendisin ne oldu\u011fu ba\u011flam\u0131nda \u00e7a\u011fda\u015f T\u00fcrkiye\u2019de m\u00fchendisli\u011fin ve m\u00fchendislerin g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ge\u00e7irdi\u011fi evrim ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerle ilgili panaromik k\u0131sa bir metin. Neden ben sorusunu soramayacak kadar bu konuda bir \u015feyler yazm\u0131\u015f ve &#8220;s\u00f6z&#8221; \u00fcretmi\u015f bir insan oldu\u011fum i\u00e7in ve T\u00fcrkiyeli m\u00fchendisleri ger\u00e7ekten \u00e7ok sevdi\u011fim i\u00e7in bu teklifi d\u00fc\u015f\u00fcnmeden kabul ettim. \u00a0\n\n","protected":false},"author":5,"featured_media":40571,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"inline_featured_image":false,"footnotes":""},"categories":[2000,2073],"tags":[219],"class_list":{"0":"post-19","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","5":"has-post-thumbnail","7":"category-dosya","8":"category-tmmob-ucretli-issiz-muhendis-mimar-ve-sehir-plancilari-kurultayi","9":"tag-ahmet-oncu"},"acf":[],"amp_enabled":true,"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/19","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/users\/5"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=19"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/19\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/media\/40571"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=19"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=19"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/eonmeet.com\/pol\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=19"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}