YTÜ Rektörlüğü planlama ilkelerini "siyaset" saydı

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Başkanlığı’na derslerde siyasi içerikli konuşmalar yapıldığı gerekçesiyle uyarı yazısı yolladı. Eğitim-Sen açıklama yaparak metni “skandal” olarak değerlendirdi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü 622.01-22 sayılı yazı ile Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Başkanlığı’na bildirdiği ve bölüm öğretim elemanlarına imza karşılığı elden dağıtılan uyarı yazısında şehir plancısı akademisyenlere “siyaset” yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Eğitim- Sen 6 No’lu Üniversiteler Şubesi akademisyenlere verilen yazıya tepki göstererek “Rektörlüğün bilmesi gereken bir konu var ki o da Şehir ve Bölge Planlama mesleğinin ne olduğu konusudur. Şehir ve Bölge Planlama mesleği çok disiplinli yapısı gereği, siyaset bilimini de içeren sosyal bilimler ve mühendislik bilimleri gibi alanlardan beslenen bir bilim ve meslek alanıdır.” dedi.

AKP’nin planlama ilkeleri: Yağma, talan, rant
Kentsel rantın baz alınarak ihalelerin yandaşlara dağıtıldığı bir dönemde planlama adına bilimin söyledikleri “siyaset” sayılmış oldu. Türkiye’nin dört bir tarafından ilerletilen kentlerin yağma ve talan politikalarının önünü açan AKP, temel planlama ilkelerine ve bilim insanlarına saldırıyor. AKP’nin atadığı rektörlerle üniversitelerde yarattığı baskı, bilimsel yaklaşımlara tahammül edemeyen yönetim biçimleri halinde ilerliyor.

Eğitim- Sen 6 No’lu Üniversiteler Şubesi açıklama metni şöyle;

Türkiye’de yüksek öğretimi idare edenler sağ olsunlar herhalde bu aralar Türkiye’de bilim insanlarının morallerinin yerlerde süründüğünün farkındalar ki sürekli bizleri güldürecek uygulamalara imza atıyorlar. Bunlardan bir tanesi Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 25.04.2014 tarih ve 622.01-22 sayılı yazı ile Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Başkanlığı’na bildirilen ve bölüm öğretim elemanlarına imza karşılığı elden dağıtılan bir yazı. İddiaya göre YTÜ rektörlüğü Şehir ve Bölge planlama derslerinde ders dışı siyasi içerikli konuşmalar yapıldığını konusunda şikayet dilekçeleri almış ve şikâyetin doğruluğunu araştırma gereği bile duymadan hemen uyarı yazısını yollamış bölüme. Şehir ve Bölge Planlama bölümündeki öğretim elemanları nasıl etmişlerse öğrencilere, hangi siyasi fikirleri zerk ediyormuş belli değil. Sokakta, kahvede, dolmuşta sıklıkla duyabileceğiniz “siyaset yapma kardeşim” ifadesinin rektörlük eliyle resmi yazı şekline sokulmuş halini de bu sayede duymuş ve görmüş olduk.

Rektörlüğün bilmesi gereken bir konu var ki o da Şehir ve Bölge Planlama mesleğinin ne olduğu konusudur. Şehir ve Bölge Planlama mesleği çok disiplinli yapısı gereği, siyaset bilimini de içeren sosyal bilimler ve mühendislik bilimleri gibi alanlardan beslenen bir bilim ve meslek alanıdır. Bir diğer bilinmesi gereken konu da özgür, sorgulayıcı ve yaratıcı akademik eğitimin koşullarının ne olduğudur. Meslek eğitiminin bir zorunluluğu olarak mekânsal planlamayla ilgili her türlü uygulamanın hem sosyal hem siyasal hem de teknik yönleriyle ele alınması, teorisinin olduğu kadar pratiğinin de aktarılması ve tartışılması planlama eğitiminin doğası gereğidir. Sonuç olarak; ülke, bölge ve kentleri ilgilendiren her tür görüşün, uygulamanın eleştirel yaklaşımlarla ele alınabileceği böylesi bir eğitim alanında, derslerde ders dışı siyasi içerikli konuşma yapılıyor iddiası en hafif tabirle gülünçtür.

Bu gülünç metnin imzacıları da aslında siyaset yapıyor. Hükümetin ekonomi politikasının temeli kentsel rantı ulufe olarak yandaşlara dağıtmak olduğu için şehir planlama konusuna bilimsel yaklaşımlara tahammül edemiyorlar. İstekleri, Şehir ve Bölge Planlama kürsülerinin rektörlük eliyle siyasi iktidarın güdümüne girmesidir.

Böyle bir yazının rektörlük tarafından yazılabiliyor olması, üniversitelerimizde akademik özgürlüklerin nasıl tahrip edildiğinin ve kürsüde ders anlatmanın ne kadar ucuzlatıldığının ne yazık ki günümüzde artık sıradanlaşan göstergelerinden bir yenisi olmuştur. Yükseköğretime karşı bu niteliksizleştirme hamlesinin mimarları bizzat akademinin içinden çıkan, ülkedeki siyasi iktidarın mutemet adamları ve kadınları olarak bilindiklerinden yönetici görevlere getirilen sözüm ona bilim insanlarıdır. Bu kimselerin nitelikli yükseköğretimden anladıkları, kendi akademik geleneklerimiz içinde geliştirilmeyen bazı uygulamaları kısmen deforme ederek ithal etmek, süslü binalar inşa edip kürsüleri ticarethaneye çevirmektir.

Eğitim-Sen olarak bu uygulamalara gülmekle yetinmeyeceğimizi, bunlara karşı bilim emekçilerinin yanında mücadele edeceğimizi ve kamuoyunu konuyla ilgili gelişmelerden haberdar etmeye devam edeceğimizi bildiririz.

politeknik.org.tr